|
Sinema Modern Mitoloji
 
Ömer Tecimer
Plan B Yayınevi
431 sayfa, Ciltli
1. Baskı Temmuz 2005
2. Baskı Temmuz 2006
ISBN: 9758723111
Sinemanın mitolojik kökenlerine inen bu kitapta, senaryolarda sık sık görülen
inisiyasyon olgusu ve kahramanın yolculuğu şablonu inceleniyor, bu kavramların
ışığında film çözümlemeleri yapılıyor. Sinema tarihinin önemli filmlerinin yanı
sıra, günümüzün post-modern filmleri de ele alınıyor: Matrix, Amelie, Gözleri
Tamamen Kapalı, Umut, Dövüş Kulübü, Müfreze, Full Metal Jacket, Kıyamet, Ağrı
Dağı Efsanesi, Mavi Kadife, Şeytan Çıkmazı, Siyah Örfe, Mavi, Gizli Yüz, Amadeus,
Azınlık Raporu.
"Günümüzde sinema salonlarında film izleme deneyimi, kabile ateşinin etrafında
toplanarak anlatıcıyı dinleme ritüelinin yerini almıştır. Sinema izleyicisi,
karanlık salonda oturur ve projeksiyonun yansıttığı imgelerin titrek ışığına
bakar; tıpkı ateşin çevresinde oturup oynaşan alevleri izlerken kendilerini
yansıtan, tanımlayan, belirleyen ve böylece yeniden yaratan öyküleri
birbirlerine anlatan uzak atalarımız gibi."
Modern Tapınağımız Sinema
Sinema, kabile ateşinin etrafında toplanarak anlatıcıyı dinleme ritüelinin
yerini aldı. Ömer Tecimer kitabında, toplam kırk altı filmi ve bu filmlerin
kahramanlarını analiz ediyor...
İzlenme rekorları kıran filmler, sinema salonlarını, insanların mitolojik
öyküleri, masalları, çeşitli klasik anlatıları öğrendikleri modern çağ
tapınakları haline getirdi. Kültürel mirası mitoslar biçiminde aktarmak artık,
Şaman'ın ya da kabile ihtiyarlarının görevi değil. Bu görev şimdilerde film
yönetmenleri, yeni mitos yaratıcıları ve öykü anlatıcılarının oldu.
Sinema, tarihsel olarak dramanın bir devamıdır. Drama kendine özgü klasik
temellere sahiptir. Aslında yazınsal bir türdür. Bu yüzden de mitoslardaki
tematik yapı, dramanın perdeye yansımış biçimi olan filmlerde de ortaya çıkar.
Sinema, yalnız mitoloji olmakla kalmaz, kendi kökenini de mitolojide bulur.
Ömer Tecimer'in kaleme aldığı Sinema Modern Mitoloji kitabının 'Başlarken'
bölümünde yer alan şu benzetme, insanı önce çarpıyor sonra da kalıcı bir etki
bırakıyor: "Öyle görünüyor ki günümüzde sinema salonlarında film izleme
deneyimi, kabile ateşinin etrafında toplanarak anlatıcıyı dinleme ritüelinin
yerini almıştır. Sinema izleyicisi, karanlık salonda oturur ve projeksiyonun
yansıttığı imgelerin titrek ışığına bakar; tıpkı ateşin çevresinde oturup
oynaşan alevleri izlerken kendilerini yansıtan, tanımlayan, belirleyen ve
böylece yeniden yaratan öyküleri birbirlerine anlatan atalarımız gibi."
Mitostan Sinemaya
Sinemanın mitolojik kökenlerine inen Sinema Modern Mitoloji hem ünlü
yönetmenlere hem de filmlere bambaşka bir bakış açısı getiriyor. Sinema
izleyicisi, gündelik hayatın tüm tanıdık taraflarını arkasında bırakarak
karanlık bir ortama girer. Karanlıkta perdeye yansıyan görüntülerden oluşan
farklı bir dünyayı paylaşır. Bundan dolayıdır ki filmler, yaratıcısının kişisel
etkisini farklı zihne taşıyan kolektif toplumsal ürünlerdir.
Yazar, bu nedenle kitabının ilk bölümünde, modern mitoloji olarak
değerlendirdiği ve sinemaya kaynaklık eden kavramları inceliyor. Tecimer, bu
bilgilerin ışığında sinemaya farklı bakmamızı sağlayacak mitos, ritus, monomitos,
inisiyasyon, drama gibi kavramları açıklıyor öncelikle. Bu kavramların sinemanın
oluşumundaki etkilerini irdeliyor kitabının ilk bölümünde. İkinci bölümdeyse;
sinema tarihinden seçilen filmler, kahramanının filmdeki yolculuğu ile ulaşıyor
bize.
Kitabın ilk bölümünde, simgesel anlatılar olan mitoslar, efsaneler ya da destan
niteliği taşıyan inançsal bağlantılar da içeren, olağanüstü durum ve olaylara
karışan tanrılara ya da insanüstü varlıklara dair öyküler olarak tanımlanıyor.
Tecimer, ritus içinse şöyle bir tanımlama kullanıyor: "Kutsalla ilgili simgesel
ve önceden oluşturulmuş anlamlar taşıyan, geleneksel eylem ve uygulamalara ritus
denir." İnisiyasyonsa; günümüzde bireye bir bilim, bir sanat ya da bir mesleğe
ait bilgileri aktarma anlamını içeriyor.
Kitabın ikinci bölümündeyse; toplam kırk altı film irdeleniyor. Bu bölümün ana
başlığıysa; 'Kahramanın Yolculuğu'. Tecimer, film çözümlemelerinin yer aldığı
kitabın ikinci bölümünde Lynch, Kieslowski, Kubrick gibi sıra dışı yönetmenleri
de analiz ediyor. Kahramanlarından yola çıkarak film hakkında bilgi verilirken,
filmin tarihçesi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Günümüzde büyük gişe
başarıları gösteren, Matrix, Amélie, Gözü Tamamen Kapalı, Şeytan Çıkmazı,
Amadeus, Dövüş Kulübü, Kıyamet, Siyah Orfe, Mavi Gizli Yüz, Azınlık Raporu gibi
filmlerin yanı sıra Vietnam savaş filmleri konusunda da yine kahramanlarından
yola çıkılarak film konusunda geniş analizler yapılıyor.
Filmleri Okumak
Yabancı sinemadan Matrix, Dövüş Kulübü gibi filmler Tecimer'in kendine özgü
yöntemiyle analiz ediliyor. Filmlerde rastlanan mitolojik ya da dinsel
göstergeler ve ritüellerin bu filmlerdeki yansımaları ele alınıyor ve kahramanın
ortak noktaları ve farklı maceralarda izlenen ortak yolculuklar gözler önüne
seriliyor. Kitaptaki filmlerden Bleu (Mavi) Conteau'nun Orphee'sinden şiirle,
Camus'nün Siyah Orfe'sinde müzikle bütünleşen Orfeus, sanatsal yaratıcılığın
simgesi olarak değerlendirilir.
"Zaman ne tuhaf? Çocukken çok yavaştır; ama bir bakarsın elli yaşına gelmişsin
ve tüm çocukluğun bir teneke kutuya sığıvermiş." Bu sözler Bretodeau'ye ait.
Yazar tarafından Amélie filminin tanıtımına başlarken konulmuş. Amélie; "kendi
uydurduğu bir dünyaya sığınmış, içedönük ama güçlü sezgilere sahip bir genç
kadın olan Amélie'nin, gençlik krizini alt etmek üzere geçirdiği psikolojik
dönüşüm süreci" olarak anlatırlır Tecimer'in kitabında. Tabii ki filmle ilgili
önemli saptamalarla birlikte. Tecimer'in kitabında yer alan film analizlerini
okumak gerekiyor. Başka bir gözün gördüğü ile sizin gördükleriniz birleştiğinde
çok keyifli sonuçlar da çıkabiliyor.
Kitapta analiz edilen filmler arasında Ağrı Dağı Efsanesi, Umut, Gizli Yüz'den
oluşan üç Türk filmi de yer alıyor. Yazarın Umut filmiyle ilgili saptamaları
ilgi çekici. "Yılmaz Güney'in yönettiği Umut, Türk sinemasının başarılı
yapıtlarından biri olarak kabul edilir. İtalyan Yeni Gerçekçilik'inin izlerini
taşıdığı ileri sürülen bu film yönetmenin ününü ülke sınırlarının ötesine
taşıyarak, sinemamız için bir dönüm noktası olmuştur. Keskin bir toplamsal yapı
çözümlemesi ve eleştirisini içeren Umut, Yılmaz Güney'in çocukluk ve gençlik
yıllarını yansıtır."
Tasavvuf kaynaklarından beslenen, Halk edebiyatı
geleneğinden yararlanan Gizli Yüz ise kitaba girmiş diğer Türk filmlerinden
biri. Bu film tam olarak bir arayış ve yolculuk filmi olarak tanımlanır.
Ömer Tecimer'e göre, "Mitosların hem yapısal hem de psikolojik işleyişlerini
açıklayan kuramlardan yola çıkarak sinemayı 'modern mitoloji' olarak
değerlendirmek mümkündür."
|
|
|

|