|
Gülünç Yücenin Sanatı
David Lynch'in Kayıp Otobanı Üzerine

Slavoj Zizek
Çeviren: Savaş Kılıç
Om Yayınevi, İstanbul
ISBN NO: 975-6827-66-1
80 sayfa, 2001
Mulholland Çıkmazı ile tekrar gündeme gelen David Lynch üzerine daha önce
yayımlanmış ilginç bir inceleme Gülünç Yücenin Sanatı. Son yıllarda çeşitli
popüler kültür öğelerine Lacan'ı temel alarak yaptığı açımlamalar üzerinden
adına sık sık rastladığımız Sloven düşünür Slavoj Zizek, tahmin edebileceğimiz
gibi, çok kesitli, çok boyutlu Lynch filmlerine dokunmadan edememiş. Lynch'in,
kişi ve olmayı arzu ettiği kimliğine el attığı Kayıp Otoban, Zizek'in kısa ama
öz açımlamasının ana ekseni. Ancak düşünür, Lynch anlatısının labirenti üzerine
gitmek için yönetmenin öbür filmleriyle de pek çok karşılaştırma yapmayı ihmal
etmemiş.
Yüce gerçekliği anlamak için yapıbozuma uğrattığımız öğelerin, içinde
oynadığımız bu gerçekliğin bölünmüşlüğünü, kendini doğrulamak için kullandığı
şeylerle kendi çürümüşlüğünü nasıl ele verdiğini Lynch, bu filmiyle bize bir
kere daha hatırlatır. Zizek'in okuması Lynch'i tanımak isteyenlerin şimdilik
uzak durması, Lynch hayranlarının da Kayıp Otoban'ı bir kez daha, Zizek'le
birlikte düşünmek için mutlaka edinmesi gereken bir kitap...
"Adeta Lynch hayatınız aslında bundan ibarettir demektedir bize; gerçekliği
sahte bir haleyle bürüyen fantazmatik perdeyi aşarsanız, seçim kötüyle daha kötü
arasında, toplumsal gerçekliğin aseptik, iktidarsız yavanlığıyla kendini yok
eden şiddetin fantazmatik Gerçek'i arasındadır."
(Arka Kapak)
"Belki güvenilmemesi gereken, pek çok eleştirmenin, Kayıp Otoban'ın gerçekliği
deli sanrısından ayıran çizgi bulanık olduğu için ('olay örgüsü kimin umurunda -
asıl önemli olan hayal gücü ve ses efektleri" tutumu) insanın boşuna tutarlı bir
anlatı çizgisi aradığı aşırı karmaşık, çılgınca bir film olduğu iddiasıdır. İlk
elden mutlaka (iktidarsız kocaya dair) gerçek bir hikayeyle uğraştığımızda ısrar
etmek gerek, bir noktada (Renee'nin öldürüldüğü nokta) kahramanın kendisini
güçlü kılan, Ödipal üçgenin parametrelerini yeniden kurduğu psikotik bir sanrıya
dönüşür hikaye-psikotik sanrısının alanı içinde, tam ilişkinin olanaksızlığı
kendini yeniden duyurduğunda, sarışın Patricia Arquette (Alice) genç sevgilisine
'Bana asla sahip olamayacaksın' dediğinde, anlamlı bir şekilde Pete Fred'e geri
dönüşür, yani gerçekliğe geri döneriz."
(İç Kapak)
|
|
|

|