Afişlerle Türk Sineması



Agah Özgüç, Ağakay Görsel
Yayınevi : Sanatlar Evi Yayınları (Mimeray Ofset)
Yıl : İstanbul, 2002
168 sayfa

Türk Sinemasının en üretken yazarlarından ve arşivci Agah Özgüç'ün kendi alanında ilk olma özelliği taşıyan Afişlerle Türk Sineması kitabı Ağustos 2002'de yayımlanmış olmasına karşın bugüne kadar okurlarla yeterince buluşamayan kitaplardan biri olma şanssızlığını yaşıyor. Uzun bir serüven sonucu basılabilme imkânı bulan çalışmanın başlangıçta Yapı Kredi Yayınları tarafından basılması gündeme gelmiş. Ancak bazı anlaşmazlıklar sonucu gerçekleştirilememiş. Bir süre sonra dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın konuyla ilgisi ve bakanlığın desteğiyle sinema sektörüne uzun yıllardır hizmet eden Mimeray Ofset katkılarıyla yayımlanmış.

Çalışma "Türk Film Afişçiliğinin Dünü ve Bugünü" başlıklı yazıyla açılıyor ve Özgüç'ün arşivinden seçtiği yaklaşık bin afiş, belirli konulara ve temalara göre sıralanıyor. Ayrıca, kitabın basımını gerçekleştiren Mimeray Ofset'in kurucusu Mithat Ağakay'ın çalışmaları ve ondan oğluna geçen afişçilik mesleğinin incelikleri de kitapta yer alıyor. Zaten çalışma Mimeray'ın kurucusu Mithat Ağakay'a adanmış... L.V.

Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ocak 2003 sayısının Ev Keyfi/Kitap bölümünden alınmıştır.




Afişler seni söyler sinemam!

Agâh Özgüç’ün Türk sineması tarihine önemli bir kaynak oluşturacak "Afişlerle Türk Sineması" adlı araştırma kitabı yayımlandı.

Ela ÖLÇER

Agâh Özgüç, "Afişlerle Türk Sineması"nda, Fransız gazeteci Gilles de Bude’un afişleri niteliklerine göre dört ana bölümde topladığını söylüyor: Reklama yönelik olanlar, kültürel, toplumsal ve dekoratif afişler. Özgüç’e göre sinemamızda dekoratif kabul edilebilecek tek uygun tasarım, Muhsin Ertuğrul’un 1931 tarihli "İstanbul Sokakları"ndası için Vedat Ar’ın yaptığı siyah beyaz film afişi. Tasarım açısından ilginç bir başka örnek olarak da Bedri Koraman’ın imzasız çalıştığı Kemal Sunal filmleri için yaptığı alaycı yorumları veriyor. İngiliz grafiker Brian Grimwood, Koraman’ın tarzını ‘karikatür afiş’ olarak tanımlamış.

Özgüç, modern afişçiliğin babası olarak Rouchon’u gösteriyor. Fransız grafik ustası Jules Cheret (1836 - 1932), özgün renk kullanımıyla tiyatro, bale ve opera afişlerinin dünya çapında öncülerinden biri olarak ilk sanatsal örnekleri veriyor. Bizde afiş sanatı yurt dışında grafik sanatlar eğitimi alan İhap Hulusi’nin 1925’de Türkiye’ye dönmesiyle başlıyor ancak 1954’ten sonra atılım yapabiliyor. Agâh Özgüç’ün çalışmasından yola çıkarak söyleyecek olursak, akla gelen ilk afişçiler, 1934’te işin eğitimini alarak yurda dönen Kenan Temizan, Erkal Yavi, Yurdaer Altıntaş, Mesut Manioğlu, Namık Bayık, Selçuk Önal, Leyla Uçansu ve Ayhan Akalp.

Yerli film afişi illüstrasyonları zaman zaman Batılı örneklerin etkisi altında kalsa da, hatta birebir kopyası bile olsa, çoğu zaman çarçabuk çalışılan işler arasında ilginç örneklere rastlamak da mümkün. Grafiker ve çizerlerin film afişi hazırlarken yeterince özgür olduklarını söylemek olanaksız. Yapımcının, yönetmenin, yıldız oyuncuların isimlerinin puntosu, yeri bile daha önceden belirlenebiliyor. Abartılar, efektler kullanırken üzerinde çalıştıkları afişin ait olduğu filmi görmedikleri durumlarla bile karşılaşıyoruz. Afişçilik, çabuk icra edilen rutin bir iş olarak algılanabiliyor. En azından geçmişte böyleydi. Zira 1980’li yılların sonuna doğru çizgi afiş devrinin kapanıp fotoğrafın temel malzeme olarak kullanıldığı bilgisayar ve dijital teknolojinin düğmesine basıldığı görülüyor.

Yüzyılın başında yapılan ilk Türk filmlerinin afişlerine ulaşılamıyor. 3 Kasım 1928’de yürürlüğe giren Türk harflerine geçiş döneminden sonraki günlerde çekilen Muhsin Ertuğrul filmlerine ait afişler ise Ankara Milli Kütüphane ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde korunuyor. Beyazıt Kütüphanesi’nde korunan 1932 tarihli "Karım Beni Aldatırsa", koruma altındaki en eski film afişi olarak biliniyor. Özgüç, bugün artık müzayadelik değer kazanan eski film afişleri, afişetler, el ilanları, broşürler ve katalogların yıllar önce bilinçsiz ellerde heba olduğunu söylüyor. Bir çoğu kesekâğıdı, paket kâğıdı olarak harcanıp gitmiş. Aynı bir zamanlar film şeritlerinin kilo ile satılıp, eritilerek gümüşünün çıkarılması ve ayakkabı bağcıklarının ucuna film şeritlerinin takılması gibi!

Agâh Özgüç’ün hazırladığı ve 150 gr. mat kuşe kağıda basılan "Afişlerle Türk Sineması", türlere göre ayrılan film afişlerinden çok sayıda örneği kapsıyor. Haliyle küçük küçük, ama olsun! Ayrıca Özgüç’ün grafik ve afiş tarihine yönelik makaleleri de bu çalışmada yer alıyor. Son on yılın afişlerinden seçmeler, film afişi tasarımcı ve çizerleri gibi ek bölümlerin ardından afiş, oyuncu afişleri, tasarımcı ve illüstratör dizini de verilmiş.