2008



Kısa Film Senaryosu
Sergei Mihailoviç Eisenstein
Türkçesi: Osman Akınhay
96 sayfa, 1. Basım, Haziran 2008
ISBN: 978-605-103-006-7

Sinemanın gelmiş geçmiş en büyük ustalarından Sergei Eisenstein'ın burada okura bir kitap şeklinde sunulan "Kısa Film Senaryosu" metninin kaynağı, 2. Dünya Savaşı başladığında kısa filmler hazırlamanın Sovyet sinemasının karşısına bir görev olarak dikilmesinin sonucudur. Kendi saptamasıyla "Sovyet sinemasının önüne daha önce gelmemiş bulunan bu 'kısa film repertuarı hazırlama' görevi" karşısında Eisenstein, genç öğrencilere düzenli dersler vermekte olduğu Devlet Sinematografi Enstitüsü'nde 'büyük bir savaş sırasında' kısa film çekmenin temel özelliklerinin neler olması gerektiğine kafa yorar ve bu çabalarını öğrencileriyle paylaşmaya özen gösterir. Elinizdeki bu kitap da, Eisenstein'ın Nazilerin 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ni işgal etmelerinden sonraki aylarda verdiği iki derste yaptığı konuşmaların ve somut örneklerin analizi üzerinden öğrencileriyle yaptığı tartışmaların metnidir.



Sinema Sanatına Giriş
Nijat Özön
323 sayfa, 1. Basım, Mayıs 2008
ISBN: 978-605-006-023-2

Sinema tarihçisi Nijat Özön, sinema sanatının dinamiklerini bir araya getiren temel bir kitap hazırladı. Sinema meraklıları ve öğrencileri için yararlı ve kullanışlı olmasına özen gösterilen Sinema Sanatına Giriş, yüzyıllık tarihi boyunca sinemasal deneyimleri kategorize ediyor ve bir sanat olarak temel öğelerine ayrıştırıyor. Sinemanın tarihi, dili, gereçleri, teknik olanakları, görüntü ve öğeleri, yönetmen, oyuncu, sinema türleri, film okuma üzerine en rafine bilgileri yazan Özön, kitabın sonunda verdiği sinema sözlüğü ve tüm sinema kitapları kaynakçası ile de sinemasal yolculuğun önemli bir halkasını oluşturuyor. Kitap, bilinçli bir sinema izleyicisi yaratmanın yanı sıra yönetmen adaylarına diğer sanatlarla sıkı sıkıya bağlı bir mecraya hazırlıyor.



Mühürlenmiş Zaman
Andrey Tarkovski
Türkçesi: Füsun Ant
224 sayfa, 1. Basım, Ocak 2008
ISBN: 978-605-006-008-9

"Koca bir evreni içinde taşıyan insan: işte benim tek ilgi odağım. Zira hayat, her zaman hayal gücümüzden daha zengindir. Bu yüzden gerçek bir sanatçı, ancak kendisi açısından hayati bir zorunluluksa yaratma hakkına sahiptir. Ben de sinema sanatıyla seyirciye, hayatın gerçek akışını neredeyse hiç bozmadan aktarma yeteneğini taşımak istiyordum. Sinema sanatının gerçek 'şiirsel' özü burada yatar. Benim 'kurgu sineması'nı reddetmemin sebebi, seyircinin perdede gördüklerini kendi deneyimleriyle bağdaştırmasına imkân tanımamasıdır. Biz sanatçıların taşıdığı tek sorumluluk, kendi yapıtlarımızın düzeyini yükseltmektir. Nitekim ben de kendi filmlerimde hep, birlikte yaşadıkları insanlara bağlı olmalarına, yani özgür olmamalarına rağmen 'içlerindeki' özgürlüğü korumasını bilen insanları anlatmak istemişimdir."



Feminist Sinema ve Film Teorisi
Anneke Smelik
Türkçesi: Deniz Koç
256 sayfa, 1. Basım, Mart 2008
ISBN: 978-605-006-018-8

Anneke Smelik'in yazdığı bu kitap, çağdaş feminist sinemanın siyaseti ve beğenilerini ele alan bir çalışmadır. Feminist yönetmenlerin son derece üretken yollarla yarattıkları alternatif film biçimlerini takip eden yazar, feminist filmlerin temelini oluşturan sinemasal sorunlar(yaratıcı yönetmenlik, bakış açısı, metafor, montaj ve imgesel aşırılık)üzerinde durmanın yanı sıra, teori ile sinema arasındaki kesintisiz bir ayna oyunu misali, bu sinemasal tekniklerin dişil öznelliği olumlu biçimde nasıl temsil edegeldiğini de ortaya koymaktadır.

Feminist sinema görsel kültürü, bir toplumsal ve sembolik değişim motoru rolü oynayarak dönüştürmüştür. İşte, elinizdeki kitap da, eleştirmenlerin dikkatini fazla çekmemekle birlikte hepsi eşsiz birer eser olan filmler ("Bir Sessizlik Sorgusu", "Bağdat Kafe", "Barbar Düğünler", "Sweetie" ve "The Virgin Machine" gibi) üzerinden, ihtiyacı çok hissedilen kanonlaştırmaya önemli bir katkıda bulunmaktadır. Bu filmlerde feminist gündemin klasik konu başlıklarının bazıları (tecavüz, cinsel şiddet, aralıksız bir mücadele halini almış olan dişil faillik ve özerklik nosyonu ve lezbiyen arzuyu temsil etmenin güçlükleri, vb.) yeniden ele alınırken, feminizmin nasıl bir olumlayıcı farklılık yaratabileceğine ışık tutulmuştur...



Türk Sinemasının Kadınları
Agah Özgüç
224 sayfa, 1. Basım, Nisan 2008
ISBN: 978-605-006-020-1

Sinema tarihçisi Agâh Özgüç, bu kitabında Türk sinemasının ilk yıllarından günümüze kadın oyuncuları inceliyor; ilk dönemin tiyatrocu-oyuncu kadınlarını, Yeşilçam'ın yıldızlarını, 1980 sonrası Türk sinemasında değişen kadın imajını, günümüzün medya magazin çağı yıldızcılığını mercek altına alıyor. Türk sinemasının ilk yıldızı Cahide Sonku, İtalyan sinema yıldızı Anna Magnani'ye benzetilen Sezin Sezer, 'irim kıyım dişil yapısıyla sokaklardan bir kız' Neriman Köksal, 'halkın acılı yüzü' Muhterem Nur, küçük hanımefendi Belgin Doruk, 'femme fetale' Leyla Sayar, 'erkek fato' Fatma Girik, Yeşilçam'ın sultanı Türkan Şoray, kadının Batılı yüzü Filiz Akın, cinselliğini yaşayan özgür kadın imajı Müjde Ar ve 'dijital çağın starı' diye nitelendirdiği Hülya Avşar; hepsi Türk sinemasının ve değişen zaman-toplumun bir yüzünü simgeliyorlar. Agâh Özgüç'ün özgün fotoğraf arşivinin belge niteliği kazandırdığı kitap, Türk sinemasında ilk yıllardan bugüne kadın oyuncularla bir yolculuğa çıkarıyor.



Cadde-i Kebir'de Sinema
Giovanni Scognamillo
211 sayfa, 1. Basım, Mayıs 2008
ISBN: 9786050060225

"Bir tören idi sinema, herkesin katılmak istediği, paylaştığı bir tören. Giderek yapay bir inanca dönüştüğü de oluyordu, her türden insanı loş bir salonda, kocaman insan şekillerinin devleştirdiği beyaz bir perdenin ve o perdeden yansıyan ve yayılan duyguların, aşkların, nefret ve heyecanların, şaşkınlık ve mutlulukların girdaplarına çeken. Bir düş perdesi, bir hayal perdesi karşısında benzer ama başka ve başkalaşmış gerçeklerle burun buruna gelmekti; bir arada onları paylaşmaktı, sanki tek bir ağızdan çıkan bir kahkaha, tek bir gölden akan yaşlar gibi. Ve bu törenin, bu büyünün nabzı ve kalbi Beyoğlu idi; ama değişik, hep değişime uğrayan bir Beyoğlu'nun Grande Rue de Pera'sı, nam-ı diğer Cadde-i Kebir'i, nam-ı diğer İstiklal Caddesi."

Sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo, sinemanın doğuşundan itibaren önce Osmanlı devleti, ardından Türkiye Cumhuriyeti'ndeki mecrasını takip ediyor: Filmciler, dışalımcılar, yerli film yapımcıları, sinemayı büyük bir aşkla izleyen seyirciler; geçmişi bugüne getiren her adımın izini sürüp, karanlıkta olan sinema tarihe bir ışık yakıyor.



Sinematografik Kentler
Mehmet Öztürk
464 sayfa, 1. Basım, Haziran 2008
ISBN: 978-605-103-002-9

Berlin, Bombay, Kahire, Los Angeles, İstanbul, Paris, Prag gibi çekim yapılan ve incelenen kentler, kaynak teşkil eden stüdyo-mekânlardır. Sinemanın efsanevi kaynakları olan kentler (Lyon), bütünüyle sinemaya adanmış kentler (Los Angeles), hepimizin birer sakini olduğumuz sinema kentleri (hayali kentler: Metropolis, Alphaville, Brazil … az ya da çok yeniden yaratılmış olan gerçek kentler), sinemanın kente ait olduğu ya da kentin sinemaya ait olduğu mekânlar… Franfurt Okulu'nun habercisi olan Kracauer'in 'sine-kent' hakkındaki yazılarına da yer veren Mehmet Öztürk'ün derlediği bu kitap, beyazperdeden dünyanın kentlerine bakıyor. Bir film izlemenin, bir kent gezmekle eş olduğunu doğruluyor...



Bir Film Yapmak
Leyla ÖZALP
Hil Yayınları / Yayınevi Genel Dizisi
227 sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
ISBN : 9789757638322

SİNEMA YAPIMCILIĞI ALANINDA TÜRKİYE’DEKİ İLK VE TEK YAYIN

Türk sinemasının son otuz yılda ürettiği çok önemli filmlerde, çağımızın önde gelen yönetmenleriyle çalışmış Leyla Özalp’ten A’dan Z’ye film yapımı. Leyla Özalp, çeyrek yüzyılı aşan sinemacılık deneyimine 28 film sığdırmıştır. Şimdi bu deneyiminden hareketle, Türkçe sinema yazınındaki yeri hep boş kalmış yapımcılık alanını tüm yönleriyle okurlarına ve öğrencilerine aktarıyor.

"Film yapmanın temel ilkeleri aynı olsa da ülkelerin kendine özgü koşulları, farklı film yapım biçimleri doğuruyor. Bu yüzden kitapta Türkiye'deki pratiğe özgü uygulamalara özellikle değinmem gerektiğini düşündüm." Leyla Özalp

Hareketli görüntü teknolojileri tüm dünyada gelişir, yayılır ve gündelik hayatın olağan bir parçası haline gelirken, sinemada gittikçe artan sayıda insan için kendini ifade etmenin bir yolu ve birçok uzmanlık alanını barındıran bir sektör haline geliyor. Türkiye'de de yapımlara ayrılan bütçe ortalaması ve gişe gelirleri yükseldikçe, tüm sektörde ve bu arada yapımda görevli uzman unvanlarında ve sayısında artış görülüyor.



SİYAD: 40 Yılın Serüveni

SİYAD (Sinema Yazarları Derneği), 40 yılın filmleri, seçimleri ve en iyilerini tek bir kitapta topladı: "SİYAD: 40 Yılın Serüveni".

SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) 40. kuruluş yıldönümü nedeniyle "SİYAD: 40 Yılın Serüveni" adlı bir kitap hazırladı.

SİYAD'ın ilk kitap çalışması olan bu önemli eser, 1967'den bu yana yapılan "En İyi Yabancı Film" ve "En İyi Yerli Film" seçimlerinin sonuçlarını içerirken hem bu seçimlerin "en iyi film"lerini mercek altına alıyor, hem de SİYAD'ın 40 yıllık tarihinden satırbaşları sunuyor.

SİYAD ANILARI
Kitabın ilk bölümünde, Türkiye'de sinema yazarlığı mesleğinin duayenleri sayılan Sungu Çapan, Atilla Dorsay, Burçak Evren, Agah Özgüç, Giovanni Scognamillo ve Rekin Teksoy gibi usta yazarlar, geçmiş yıllara ilişkin izlenim ve anılarını dile getiriyorlar.

UNUTULMAYAN FİLMLER, YEPYENİ ELEŞTİRİLER
Sonraki sayfalarda ise her yıl ayrı ayrı değerlendiriliyor ve 1967'den bu yana yapılan tüm "En İyi Film" seçimlerinin tam listesi sunuluyor. Ayrıca her yılın "En İyi Film"i, bugünkü SİYAD üyelerinin kitap için özel olarak kaleme aldıkları eleştirilerle değerlendiriliyor. SİYAD üyesi toplam 58 film eleştirmeni, yazılarıyla "SİYAD: 40 Yılın Serüveni"nde yer alıyor. O yıl dünyada olup bitenlere dair küçük notlar ise okuma keyfini artırıyor.

40 yıl boyunca ülkemiz sinemalarında gösterime girmiş en önemli yerli ve yabancı filmleri gözden geçiren kitap, kuruluşundan bugüne SİYAD üyesi olmuş birçok sinema yazarını bir araya getirerek eşsiz bir kolektif çalışma örneği sunuyor.

Editörlüğünü SİYAD üyesi Okan Arpaç’ın, görsel tasarımını ise Osman Yeşil’in üstlendiği, yayım ve basımı yine SİYAD üyesi Rasih Yılmaz (Karakutu Yayınları) tarafından gerçekleştirilen “40 Yılın Serüveni”, her sinemaseverin kitaplığında bulunması gereken, değerli bir eser.

Saygılarımızla,
SİYAD Basınla İlişkiler Kurulu

Ayrıntılı bilgi için:
0 212 293 66 69 (Ozan Ağaç)
info@siyad.org
www.siyad.org

SADİ ÇİLİNGİR
http://www.sadibey.com
SİNEMACILIK VE FİLMCİLİK YARARINA BAĞIMSIZ İLETİŞİM PLATFORMU

Beyazperde Yazısı:
Sabırlı olmak gerek Josef; bir de neşemizi kaybetmemeliyiz. (Rosa Luxemburg,
Yön: Margarethe Von Trotta).

Sinemada Seyretmiştik:
14 Ekim 2005, Vaat Edilen Cennet (Paradise Now)/Medyavizyon,

İrtibat Adresi: 35 Milim Filmcilik,
İstiklal Cad, Erol Dernek Sok, No: 5, Erman
Han, K: 1, D: 4-A, Beyoğlu, 34433, İstanbul
İrtibat Tel: 0212 2514616
GSM: 0542 8930011



Sinema ve Psikoloji Dergisi: Psinema Sayı 1 (Ocak 2008, 80 sayfa) aşağıdaki adreste yayındadır:

http://www.psinema.org/dergi/dergi.htm

Dergi, yüksek ekran çözünürlüğünde (en az 1152x864) ve MS Internet Explorer kullanıldığında okunabilmektedir.

İçindekiler:

KAPAK: Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption, 1994)

KÜNYE
Doç Dr. Faruk Gencoz, ODTÜ Psikoloji Bolumu

İÇİNDEKİLER

EDİTÖR
Uzman Psikolog Sine Egeci, ODTÜ Psikoloji Bolumu

HABER - YORUM
Sosyal Bilimler Kongresi, Icgoru Sinema Çalışmaları, Sinema ve Psikanaliz Sempozyumu, Psikanaliz ve Sinema Günleri

PSİKOLOJİ: Uzak (Nuri Bilge Ceylan, 1994) Psikolog Bahar Köse, ODTÜ Psikoloji Bolumu

PSİKOLOJİ: Esaretin Bedeli- The Shawshank Redemption (Frank Darabont, 1994)
Uzman Psikolog Burcu Sevim, ODTÜ Psikoloji Bolumu

PSİKOLOJİ: Umudunu Kaybetme-The Pursuit of Happyness (Gabriele Muccino, 2006)
Psikolog Ali Bayramoglu, ODTÜ Psikoloji Bolumu

SINEMATERAPI: Filmlerin İyileştirici Etkisi
Dr. Birgit Wolz, ABD

PSIKANALITIK GÖRÜŞ: Psikanaliz ve Psikodrama
Prof. Dr. Neriman Samurcay

KİTAP TANITIMI: Sinema ve Varolusculuk
Eda Caca, ODTÜ Felsefe Bolumu

BİLİMSEL GÖRÜŞ: Yarından Sonra-The Day After Tomorrow (Roland Emmerich, 2004)
Dr. Altug Aksoy, Atmosferik Araştırma Ulusal Merkezi, ABD

RÖPORTAJ: Burak Tamdogan
Eda Caca, ODTÜ Felsefe Bolumu

RÖPORTAJ: ODTÜ Sinema Topluluğu
Uzman Psikolog Burcu Sevim

PSIKOPATOLOJI: Sinemada Psikoloji
Prof. Dr. Brooke J. Cannon, Marywood Universitesi, ABD

MİZAH - YORUM
Oğuz Gürel, www.karikaturokulu.com

FILM MUZIGI: The Shawshank Redemption
Uzman Psikolog Türküler Aka, ODTÜ Psikoloji Bolumu

psinema.org



Sinema ve Psikoloji Dergisi Psinema'nin ask temali 4. sayisina asagidaki adresten ulasabilirsiniz:

http://www.psinema.org/arsiv.htm


PSINEMA SAYI 4, 27 MAYIS 2008

KUNYE

IÇINDEKILER

EDITOR
Ask
Uzman Psikolog Sine Egeci

HABER-YORUM
Sinema Filmleriyle Psikolojik Degerlendirmeler
Uzman Psikolog Burcu Sevim

Psikanaliz ve Sinema Gunleri: Bes Vakit (2006)
Psikolog Nesli Zaglı

PSIKOLOJI
Sinemada Ask Baskadır
Uzman Psikolog Basak Turkuler Aka

FILM MUZIGI
Bastan Silerken Dinlenenler
Uzman Psikolog Burcu Sevim

PSIKOLOJI
Agrı Kesici Olarak Romantik Komedi: Super Baba
Psikolog Ali Bayramoglu

PSIKOLOJI
Selvi Boylum Al Yazmalim
Psikolog Bahar Kose

PSIKOLOJI
Groundhog Day
Uzman Psikolog Sine Egeci

BILIMSEL GORÜS
Avukat
Avukat Onur Kockar

KITAP TANITIMI
Askin Iki Yuzu
Eda Caca

SINEMATERAPI
Gunbatimindan Once
Dr. Birgit Wolz

MIZAHI GORUS
Yazisiz
Oguz Gurel

PSIKOPATOLOJI
Cilgincasina Asik Olmak: Filmlerde Erotomani
Prof. Brooke J. Cannon

PSIKANALITIK GORUS
Avrupa Psikanalitik Film Festivali Uzerine
Ender Herdurak



Cinedergi 4

Banu Bozdemir, Fırat Sayıcı ve Serdar Akbiyik'in hazırladığı cinedergi.com, Ağustos sayısı yayına verildi.

Cinedergi dördüncü sayısında Derviş Zaim'le son filmi Nokta ekseninde sinemanın zamansal ve mekansal oynak zeminini sayfaya yatırıyor. Ask Tutulması filminin setinde cirit atan Cinedergi'nin, filmin oyuncusu Fahriye Evcen ve Murat Şeker'le 'romantik komedi' tarzında yaptığı röportajı da bu sayıda Gora'dan sonra Arog nasıl olacak diye merak ediyorsanız, Arog'un set izlenimleri de Cinedergi'nin sayfaları arasında. Mumya: Ejder İmparatoru'nun Mezarı vesilesiyle, mumyalı filmlerde bu sayının konuları arasında yer alıyor. Star Wars'un animasyon versiyonuyla, bilimkurgu animasyonları da Cinederginin sayfaları arasında inceleme altında. Yeni çekilen filmler, sinema haberleri, vizyona giren filmler, yani çıkan DVD'ler, kitaplar, albümler bu sayının da değişmez köşeleri

cinedergi.com



Cinedergi 3

Sanal dünyanın en kapsamlı sinema dergisi cinedergi üç yayında! Cinedergi her ayın 25’inde yayında ve üstelik sadece bir tık ötenizde! Banu Bozdemir, Fırat Sayıcı ve Serdar Akbıyık’ın hazırladığı Cinedergi yine dopdolu bir içerikle ile karşınızda. Adana Altın Koza’da ‘En İyi Film’ ödülü kazanan ‘Sonbahar’ filminin yönetmeni Özcan Alper, kendisini bu filmi çekmeye iten duyguları ve süreci samimi bir biçimde bizimle paylaştı… Altın Koza’nın En İyi kadın Oyuncusu Selen Uçer de sayfalarımızda. Kara Şövalye’yi bir Batman dosyası olarak filmin kötü adamı Joker’e yani Heath Ledger’a adıyoruz. Mamma Mia filmiyle birlikte analı kızlı filmleri mercek altına alıyoruz… Adana dönüşü, festivallerin değişen yüzüne bakıyoruz. Salma Hayek ve Colin Fort’u yakın markaja alıyoruz. Sydney Pollack’ı en derinden bir saygıyla anıyoruz… Eleştiri, vizyon, pek yakında, yeni çıkan DVD’ler, albümler, kitaplar hepsi Cinedergi’nin yeni sayısında.



EYLÜL SİNEMA DERGİSİ CIKTI !
KİTAPEVLERİ VE BAYİLERDEYİZ!

Sinema bir eylemdir, düş kurmakla başlar ve düşlerin peşi sıra yol alır.!

Kızılderili yerli halkı haydut, Arapları terörist, siyahları esrarcı serseri, ve kendi beyaz efendilerini dünyanın özgürlük savaşçısı ve kurtarıcısı olarak sinema perdelerinde yansıtan Holywood sinemasına karşı;
Ses-Siz olun! Ses-Siz Kalmayın!

Sinemanın seyirci üzerindeki etkisi sorununa gerçekçi bir açıdan bakmak istiyorsak, ilkin iki noktayı açıklığa kavuşturmamız gerekiyor :
1- Hangi seyirci?
2- Ne gibi bir etki?

Dram sanatı, sinema salonlarında, sinema severlere, sigaranın tütün tiryakisine yaptığı etkiyi yapmaktadır. Nikotin filmler bu seyirciyi zehirlemiştir. Belgesel bir film ise, onları birazcık olsun, sarhoşluklarından ayıltır. Ama tatsal açıdan, yine de pek hoşa gitmeyen bir karşı zehir izlenimini uyandırır onlarda.

Sinemanın ulaşamadığı ve bu nedenle de, dram sanatının zehirleyemediği seyircinin durumu ise farklıdır. Bu kitlelerin beğeni ve kültürleri bizim onlara gösterdiğimiz filmlerle oluşmaktadır. Bu seyirciye bir dram filmi gösterdiğimizde tepkisi, hiç sigara içmemiş birinin ağır bir tütün karşısındaki tepkisi kadar sert olacaktır.

Yabancılar bizlere bolca tütün sağlamaktadırlar. Oysa, gerçekte halka sundukları sigaralardan çok izmaritlerdir. Sigara ? filmler büyük kentlerde gösterilmekte, izmaritler ise halka, kırsal bölgelere tahsis edilmektedir.

Uyutmak ve telkin etmek; dram filmlerinin belli başlı etkileme yöntemidir bu. Bu yöntemle, seyircinin bilinçsiz ve aşırı coşkun bir durumda tutulması sağlanmaktadır. Gerek müzik, gerek tiyatro, gerek sinema, seyirci ve dinleyicinin bilinçaltını etkilemekte, böylece başkaldırabilecek olan bilincini etkisiz bir hale getirmektedir...

Biz ilan ediyoruz ki, eski romanlaştırılmış, tiyatrolaştırılmış ve diğer filmler cüzzamlıdırlar.

-Onlara yaklaşmayınız!
-Gözlerinizle dokunmayınız!
-Ölüm tehlikesi vardır!
-Bulaşıcıdırlar!

Biz sesleniyoruz:

v romanın tatlı kucaklamasından,
v psikolojik romanların zehrinden,
v aşk tiyatrosunun sıkıcılığından,
v kaçın,
v müziğe sırt çevirin,

bize özgü bir ritim, bir ölçü, bir malzeme araştırılması ile, geniş
alanlar, dört boyutlu bir uzay (3+zaman) kazanalım."


http://www.eylulsinema.com
metamorfozz@gmail.com
Msn Messenger: intifada.maguis@gmail.com


İletişim:Adres Production
Sahrayicedit Atatürk Cad. Şehit İlhanlar Sok. No: 21/1
Erenköy/İstanbul

Ofis Tel: 0216 386 74 26
Ofis Fax: 0216 386 74 82
Gsm Tel: 0555 305 1 222
Mutlu Şahin [İstanbul]: +90 555 305 1 222
Faik Yunus Gürcan [Eskişehir]: +90 505 704 84 06
Berfin Hevin [Diyarbakır]: +90 506 722 18 03
Uğur Hüküm [Paris-Fransa]: 0033682829328
Moin Naim [Gazze-Filistin]: 00972599932397
Orhan Karaca [Avrupa]: 0033603880217
Bülent Özcan [Londra-İngiltere]: 00447733117993
Ömer Çakın [Bişkek-Orta Asya]: 00996555803200
Hukuk Danışmanı: Av. Remzi Kazmaz: +90 532 215 40 32

EYLÜL Alternatif Sinema Dergisi Kazakistan ve Rusya da [Rusça] YAYINLANDI.!!

Kazakistan da yayınlanan aylık ASİA NEWS dergisi ortaklığı ve işbirliği ile EYLÜL alternatif sinema dergisi artık Kazakistan ve Rusya da Rusça YAYINDA.!!

Yola çıkarken Holywood sinemasına karşı Emeğin ve Dünya ezilenlerinin Küresel Sesi olma şiarı ile yayın hayatına merhaba diyen EYLÜL alternatif sinema dergisi bunun ilk adımını Kazakistan ve Rusya da ASİA NEWS [Mega City] dergisi ortaklığı ve işbirliği ile attı...

Orta Asya ve Mezopotamya halklarının Newroz / Nevruz bayramını kapak ve özel dosya konusu yapan Eylül/Asia News [Mega City] Emeğin ve Ezilenlerin Küresel seslerini ve renklerini farklılıklarımıza rağmen yeryüzünde özgürce yaşamasını şiar edinerek yayın hayatına merhaba dedi...

Asia News / Eylül
Tel: 0772 30 82 03--0555 80 32 00-0555 90 80 73

Bişkek / Kazakistan
E-mail:megacity.bishkek@gmail.com



Genel yayın yönetmenliğini Tayfun Şahin'in yaptığı Cinemascope dergisinin Haziran sayısının ana dosyası "Sinemada Sanat Yönetimi". Şenay Tanrıvermiş tarafından hazırlanan Sinema da sanat yönetiminden beklenen senaryonun ruhunu hissederek, filmin atmosferine denk düşen tasarımlar hazırlamak ve uygun mekanlar organize etmek temasıyla başlayan dosyanın konukları Mustafa Ziya Ülkenciler ve Annie Geelmuyden Pertan.

"Sinemakoyu" köşesinin bu ayki konusu Doğu ve Batı kültüründe aşk üzerine zihinsel egzersizler. Yazar İdris Akın, okuyuculara oldukça ilginç bir deneyim olacak yazısında aşkın doğu ve batı perspektiflerini gözler önüne seriyor. Aşkı batıda transandantal bir kendinden geçme, bir başka insanı hissedebilme hali olarak yorumlarken, Doğuda aşkı bir vecd haliyle tanrıya ulaşmak olarak yorumluyor.

Derginin ilgiyle takip edilen köşelerinden "Meslek Olarak Sinema"ya ise bu ay beyazperdenin en tutarlı , objektif, akıcı ve net bir üsluba sahip, mizahi yönü de olan sinema eleştirmeni Mehmet Açar konuk oluyor. Murat Akçiçek, Bu ay Pelikült köşesinde ''Sinemayla bu bağımız neden?'' diye sorguluyor.

Lüle lüle, kıvrım kıvrım, samur saçlı,
Pamuk tenli, al yanaklı sarı papam,
Gel bakayım anam babam,
Gel bakayım yetimlikle maytap eden paşazadem,
Güzel âdem! Nazım Hikmet Ran

''Bir Film Bir Hayat''ta bu ay, Mavi Gözlü Dev ile Nazım Hikmet… Ve kadife sesli dev adam; bir bakışıyla içinizi eriten, bütün ruhuyla bakan gözler Yetkin Dikinciler. Tolga Yalur ''Öteki Sinema'' da, Zoltan Fabri, Istvan Szabo, Miklos Jancso ile Macaristan Sineması'nı anlatıyor. Uzman Psikolog Burcu Sevim tarafından hazırlanan ''Sinematerapi'' köşesinin konusu Sinemanın terapideki yeri ve terapötik Etkisi… Cinemascope'un her sayısında yer alan "Sinema Teknikleri ve Teknolojileri '' köşesinin bu ayki konusu Işık.

Fatemeh Eftekharınasr ile Uzun Filmin Kısasında Neil Jordan ve Breakfast on Pluto, Sümer Ezgü ile ''Son Balo Vals ve Zeybek'' hikayesi üzerine söyleşi, Beykent Üniversitesi Öğr.Gör. Nihan Gider Işıkman tarafından hazırlanmış Türk belgeselciliği'nin babası Suha Arın'dan bir belgesel dersi, ve Berk Hakman ile keyifli bir sohbet bu ay Cinemascope' taki diğer yazılar...



Genel Yayın Yönetmenliğini Tayfun Şahin'in yaptığı Cinemascope Nisan sayısında, İstanbul 27. Uluslararası Film Festivali'nin yeni başkanı Azize Tan'la yapılan, festivalin 'dün'ü 'bugün'ü üzerine bir söyleşi yer alıyor. Azize Tan, festivalin bu yılki programını, özel bölümlerini, film gösterimleri dışındaki etkinliklerini ayrıntılı olarak anlatıyor.

Sonraki sayfalarda, festival programında filmleri yer alan Reis Çelik, Ümit Ünal, Mehmet Güleryüz, Mehmet Eryılmaz'la; bağımsız sinema ve sinemacılar, karşılaştıkları zorluklar ve festivallerin yeni sinemacılar için işlevi ve festival programındaki filmleri üzerine sohbetler yer alıyor.

Festival programında öne çıkan filmlerden bir seçkiyle de, festival izleyicisinin seçimini kolaylaştıracak kısa tanıtım yazıları ve eleştirilere yer verilmiş.

Yanı sıra bu yıl Festival programında yer alan Milos Forman retrospektifini fırsat bilerek, Milos Forman ve delilik üzerine Burcu Sevim'in yazdığı deneme yazısı Sinematerapi köşesinde sizinle buluşuyor.

'68 kuşağının 40. yılı anısına festivalde '68 ve Mirası bölümünde yer alan belgesellerin yanı sıra NTV Belgesel Kuşağı'nın tanıtımının da yer aldığı Nihan Gider'in yazısı ayrıca 'Üçüncü Sinema'nın doğuşunu da ele alıyor.

Festivalde bu yıl Ekrem Bora ve Ediz Hun ile birlikte Onur Ödülü alacak olan sinema emektarı İzzet Günay'la yapılan, müzikten tiyatroya, koleksiyonculuktan Yeşilçam'a dopdolu bir söyleşi de festival dosyasında.

Sinemada Mimari Yaklaşımları Sinemakoyu köşesinde İdris Akın ve Havva Alkan Bala, yeni etkileşim çağında sinema ve tiyatroyu ise Sinema ve Tasarım köşesinde Yrd. Doç. Dr Sefa Çeliksap kaleme alıyor.

Uzun Filmin Kısası köşemizde senaryo yazım teknikleri, kısa filmcilere tavsiyeler ve Ankara'dan Filmizi kısa film atölye grubuyla keyifli bir söyleşi de var.

Vizyonkritik köşesinde vizyonda öne çıkan filmlerden Valley of Elah (Tanrının Vadisinde) üzerine bir deneme yer alıyor. Vizyon söyleşisindeyse, en son 4 Nisan'da vizyona girecek 'Peri Tozu'nda rol alan Mehmet Ali Nuroğlu röportajı bulunuyor.

Derginin kapağında, Mevlana yılı olan 2008'de çekimleri tamamlanan Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı boy gösteriyor. Vizyon bölümünde, belgeselin yönetmeni Kürşat Kızbaz'la yapılan kısa söyleşi ve filmin tanıtımı yer alıyor.

'Sinema'da Başkaldıranlar' köşesiyle Prof. Dr. Oğuz Akal'ın Zapata filmi üzerine bir incelemesi, Makale köşesindeyse, Yılmaz Güney'in kısa ama zorlu Yolculuğunu anlatan Gürcistan'dan bir mektup yer alıyor.

CINEMASCOPE DERGİSİ
CFP YAPIM YÖNETİM REKLAMCILIK
YAYIN ve İLETİŞİM TİC.LTD.ŞTİ
Ihlamuryolu Sk.No:27 Kat:3
Nişantaşı/Teşvikiye/ISTANBUL
T :0 212 233 05 53
F :0 212 343 33 75
cinemascope.com.tr



Zengin konuları ve ilginç röportajlarıyla her okuyucusuna dopdolu bir dergi sunan Cinemascope, Mayıs sayısıyla okuyucularını bu ay da keyiflendirmeye devam ediyor.

Tayfun Şahin'in genel yayın yönetmenliğini üstlendiği aylık sinema dergisi "Cinemascope", Mayıs 2008'de piyasaya sürülen 18. sayısıyla, sinemaseverlere yine keyifle okuyacakları bir dergi sunuyor.

Derginin bu ayki dosya konusuna adını veren "Sinema ve Edebiyat", Cevahir Kayim tarafından ayrıntılı bir biçimde incelenirken, Şenay Tanrıvermiş'in kaleminden çıkan "Ah Keşke Bu Eserler Uyarlansa!" yazısı ile farklı bir yönden ele alınıyor. Başarılı Yönetmen Tunç Başaran ve Yönetmen-Senarist Turgut Yasalar ile gerçekleştirilen söyleşiler ise bu ayki dosya konusuna farklı bir lezzet katıyor.

Derginin "Vizyon Tanıtım" köşesinde, bu ay gösterime giren "Münferit" filmi tüm yönleriyle ele alınrken, bu iddialı filmin Yönetmeni Dersu Yavuz Altun ile yapılan söyleşiye yer veriliyor.

Derginin ilgiyle takip edilen "Meslek Olarak Sinema" köşesine bu ay, sinemanın ve ekranların başarılı oyuncusu Fikret Kuşkan konuk olurken, Türk Sinemasının emektar oyuncusu Ekrem Bora ise Mayıs sayısının bir diğer konuğu olarak dergideki yerini alıyor.

Sinema tarihine ilişkin tuttuğu ışık ve ilgi çeken yazılarıyla dergiye renk katan Prof. Dr. Oğuz Makal, Cinemascope'un bu sayısında "1920-1938 yıllarındaki Türk Sineması"nı günümüze taşıyor. Prof. Dr. Oğuz Adanır ile Sinema, Tarih ve Kültür üzerine yapılan söyleşi ise okuyucuyu bu kavramlar üzerine düşünmeye zorluyor.

Geçtiğimiz sayılarda başlayan "Sinematerapi" köşesinde bu ay Uzman Psikolog Burcu Sevim tarafından hazin bir gerçek olan "ensest ilişki" konusu "Vahşi Zerafet" filmi üzerinden ele alınıyor. Ayrıca ilgiyle takip edilen"Pelikült" köşesinde Murat Akçiçek Dizi Kuşağının Yeniden Doğuşu"nun nedenlerini irdeliyor.

Cinemascope'un her sayısında yer alan "vizyon filmleri" ve "kritikler" gibi gelenekselleşen sayfalar sinemaseverlere sektörden en yeni haber ve yorumları ulaştırırken, her ay değişen dinamik konularıyla Cinamascope okuyucularına doyurucu bir içerik sunuyor.



Genel Yayın Yönetmenliğini Tayfun Şahin’ in yaptığı; sinema'yı adeta perde perde inceleyen dergi Cinemascope Ağustos sayısıyla yine raflarda yerini alıyor. Özel dosyalarıyla, keyifli söyleşileriyle, teknik bilgileriyle sinemaseverlerle birlikte sinefillere de hizmet eden derginin bu ay ki içeriği şöyle;

Derginin bu ay ki ana konusunu oluşturan "Sinema ve Zaman" yazar Fatemeh Eftekharinasr tarafından zamansızca bizlere sunulurken, Ayda Kılınç'ın "Sinema'da Zaman" başlıklı yazısında zamanı daha da soyutlayan yönetmenlerin filmleri bize anlatılıyor. Aynı zamanda dosya da, derginin Genel Yayın yönetmeni Tayfun Şahin'in, "Gece 11.45'' filminin senaristi Burak Göral ile yaptığı söyleşide yerini alıyor. Serli Nişanyan'ın "Zamana Meydan Okuyan Filmler" başlığı altındaki yazısında, zamanı aslında hedef alarak onu yok eden "Lost" ve "Heroes" gibi televizyon dizilerinin zaman makinalarına göz atıyor.

Derginin "Vizyon Tanıtım" sayfalarında önceki günlerde vizyona giren Daniel Lee imzalı "Üç Hanedan" filminin yanısıra, derginin Fragman bölümünde fazlaca sayfa ayırdığı bir film var ki; ilerleyen günlerde festivallerde ödüllü Türk filmlerimiz arasına girmeye aday görünüyor. "Kraliçe Fabrikada" yönetmeni Ali Kemal Güven'in ilk uzun metraj deneyimi olmasına rağmen farklı oyuncu kadrosuyla da ilgi uyandırıyor. Hande Yener, Billur Kalkavan gibi isimlerinde yer aldığı film, aslında tamamen Digital Film Academy öğrencileri tarafından hazırlanmış herşeyiyle. Tayfun Şahin, filmin yönetmeni ve oyuncuları ile onları tanımak adına samimi bir söyleşi sunuyor bizlere. Senaryosunun cesurca kaleme alınmış olan bu film, adı ile de oldukça dikkat çekiyor. Bekleyin… "Kraliçe Fabrika'da" yakında sinemalarda...

Bu ay söyleşi köşesinde Elveda Rumeli dizisiyle tanıdığımız Tolgahan Sayışman söyleşisini, Tuğçe Yaral hazırlamış. Yönetmenliğini Murat Şeker'in üstlendiği Ekim sonunda vizyona girecek olan "Aşk Tutulması" filminde oynayan genç oyuncu ilk uzun metraj heyecanını bizlerle paylaşıyor.

Derginin "Anısına" bölümünde ise, Efsanevi Manas Destanı'nın Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov otobiyografisini dergi yazarlarından Şenay Tanrıvermiş, çarpıcı anlatımıyla bizlere sunuyor. Kitaplarıyla olduğu kadar bürokratik kişiliğiyle de tanınan Aytmatov, Dünya Edebiyatının en uzun destanı olarak kabul gören "Manas Destanı ile bizlerle.

Murat Akçiçek Pelikült bölümünde bu ay sinemaya notalarıyla renklendiren Mark Isham'ın Film Müziklerini işliyor.

Bir Film Bir Hayat bölümünde "Fil Adam Değildi, Adam Fil İdi." önsözü ile Deniz Akçadoğan Joseph Merrick’ i kaleme alıyor.

Cinemascope ekibi her ay değişen farklı yorumları ve özel dosyaları ile okuyucularını tatmin edecek metinler hazırlarken, derginin her sayısında yer alan "vizyon filmleri" ve "kritikler" gibi gelenekselleşen sayfalar sizlere sinema dünyasından en yeni haber ve başlıkları bildirmeye devam ediyor.

Son olarak bu ay vizyona giren filmlerden, Frederic Beigbeder romanından uyarlama, Jan Kounen yönetmenliğindeki Fransız Yapımı "9.90 YTL" filmini izlemenizi şiddetle tavsiye eder, iyi seyirler dileriz.

Cinemascope Dergisi'nin internet edisyonuna ulaşmak için: www.cinemascope.com.tr




Yeni bir Bağımsız Sinema Dergisi: Kamæra

Yedinci Gemi sitesinin üyeleri tarafından hazırlanan aylık sinema ve kültür dergisi Kamæra’nın ilk sayısı çıktı. PDF formatında internetten ücretsiz olarak yayınlanan derginin ilk sayısında Ayın Filmi, Ayın Dosyası ve Ayın Röportajı gibi bölümlere içeriğinde yer veren Kamæra, her sayıda eklenecek yeni kategorilerle de büyümeyi amaçlıyor. İlk sayısında, Coen kardeşlerin son başyapıtı No Country for Old Men’i mercek altına alan Kamæra, filme farklı bakış açılarıyla yaklaşan yazarların yorumları dışında, Coen kardeşlerle yapılan bir röportajı da yayınlıyor. Ayın Dosyası bölümünü Yeni Romen Sinemasına ve son dönem Romen filmlerine ayıran dergide, festivallerin gözdesi olan Romen filmleriyle ilgili incelemeler de yer alıyor. Derginin son bölümü ise yazarların filmler üzerine yaptıkları değinilerden oluşuyor.

Kamæra aynı düşünceler çevresinde toplanmış, sanata ve dünyaya bakışı birbirine paralel insanların oluşturduğu, tanıtım dışında hiçbir amaç taşımayan kültürel bir çalışmadır. Sırtını sinemaya dayasa da, edebiyat, müzik ve resim gibi diğer sanatlardan da beslenen ve bu sanatları da içeriğine ekleme gayretinde olan Kamæra, sinemayı da bu gayeyle bir eğlence aracından ziyade, kültür olarak görmektedir. İnsanları uyuşturan ve onların hayattan ve kendi kimliklerinden uzaklaşmasına etkide bulunan televizyon ve onun misyonunu yüklenmiş Hollywood filmlerinden uzak kalmaya çalışan Kamæra, düşünen, tartışan, yazan, çizen ve üreten herkese açıktır. Tanıtım dışında herhangi bir amaç taşımayan bu çalışma, özünde üreten ve üretmek isteyen bireylerin ortak uğraşları sonucu ortaya çıkmıştır.

Dergiye aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz. Keyifle okumanız dileklerimizle…

http://www.yedincigemi.com/Kamaera.Mart1.pdf

Öneri ve istekleriniz ile yazı yollamak için iletişim adresi:
burnout@yedincigemi.com