2006



Sinematografi: Kuram ve Uygulama
(Cinematography : Theory and Practice)
Blain Brown
Çeviri: Selçuk Taylaner
Editör: Bahadır Vural
Düzeltmen: Hasan Aydın
Hil Yayınları / Sinema Dizisi
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce)
371 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz
Adıyaman, Ağustos 2006, 1. Basım
ISBN: 9757638269

Sinematografi, hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliğidir. Blain Brown'ın çalışması, sinematografinin temel kavramlarını, yöntemlerini ve teknik yönlerini her okurun anlayabileceği sade bir dille anlatıyor. Sahnenin yapı taşlarına, tasarım ve görsel düzenleme ilkelerine, kameranın her türlü kullanımına, pozlama, ışık ve ışıklandırmaya, renkler ve görüntü denetimine; yani sinematografiyi ilgilendiren her şeye Sinematografi’de yer veriliyor. Başta yönetmen ve görüntü yönetmeni olmak üzere, bir film yapımına katılan tüm çalışanların işlevlerine değinilirken, film ekibinin görevleri, ilişkileri, birlikte yaratabilecekleri canlı bir biçimde ortaya konuyor.

Öte yandan Sinematografi, yalnızca sinema uzmanlarının, öğrencilerinin hatta sinema meraklılarının kullanabileceği bir başvuru kaynağı da değil. Bir teknik bilgi alanı olarak sinematografi insanın binlerce yıllık görsel deneyimini toparlamaktadır ve Brown’ın sık sık belirttiği gibi, bu deneyimden türeyen ilkeler yalnızca profesyonel film çekimleri için değil, tüm görüntü kayıt tarzları için geçerlidir. Deklanşöre ne yaptığını bilerek basmak isteyen ya da basit bir çekim için kamerayı eline alan herkes sinematografinin alanındadır ve kaydettiği görüntünün yönetmenidir. Günlük hayatta giderek yaygınlaşan dijital ya da yüksek seçiklikli (High Def) video kayıt cihazı kullanıcılarının Sinematografi’den öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyoruz. (Tanıtım Yazısından)

ABD'li görüntü yönetmeni Blain Brown'un yazdığı, tecrübeli görüntü yönetmenimiz Selçuk Taylaner'in Türkçe'ye kazandırdığı `Sinematografi' Türk sinema yazınındaki önemli bir boşluğu doldurmak için atılmış önemli bir adım.

Sinematografi, sinemacılar, eleştirmenler ve sinemaseverler tarafından sık anılmasına rağmen Türk sinema kaynakçasında hakkında pek az kitap bulunan bir kavram. Bu alanda daha önce yönetmen ya da görüntü yönetmenlerinin sınırlı deneyimlerini anlatan (Sergei Eisenstein'ın Film Duyumu, Robert Bresson'un Sinematograf Üzerine Notlar'ı ve Nestor Almendros'un Kameralı Bir Adam'ı gibi) ya da kavramın kapsamının ancak bir bölümünü aktaran (Daniel Arijon'un Film Dilinin Grameri gibi) kitaplar yayımlanmıştı; ancak bu pek ayrıntılı, netameli konuyu sistematik bir biçimde ele alan bir yayınla karşılaşmamıştık. Blain Brown, başlangıç aşamasından sonuna dek bir film çekiminde sinematografın yani görüntü yönetmeninin üzerine düşenleri bu alanın teknik ağırlığıyla oldukça başarılı bir biçimde başa çıkan, anlaşılır bir dille anlatmış.

Konuların anlatımındaki kurguda da bu dile uygun bir biçimde sinematografinin analitik birimi diyebileceğimiz `plan'ın oluşturulmasından başlayarak, bu birimin etkililiğini belirleyen görüntü düzenlemeleri, objektif kullanımı, ışıklandırma ve ışıklandırma araçları, renk ve renk denetimi gibi meselenin daha karmaşık kısımlarına doğru ilerliyor. Böylece kitap, yalnızca sinema öğrencilerine, profesyonel sinemacılara önerilebilecek bir yayın olmanın da bir adım ötesine geçiyor.

Ne izlediği konusunda daha belirgin bir fikir edinmek isteyen sinemasever de yaptığı kayıtları yetkinleştirmek isteyen sıradan video kamera kullanıcısı da kitabı keyifle karıştırabilir. Blain Brown da anlattıklarının çok büyük bir bölümünün klasik sinema kadar video için de geçerli olduğunu sık sık vurguluyor; kitapta başlı başına videoya ayrılmış bir bölüm bulunuyor. Bir yapımda sinematografik uygulamaları üstlenen asıl kişinin `görüntü yönetmeni' olarak adlandırılmasına bakarak sinematografinin basitçe `görüntü yönetimi' olduğunu söylemek mümkün. Kitabın arka kapağında ise terim, "hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliği" olarak tanımlanmış.

Sinematografinin "basit bir görüntüleme işinden çok ötesi" olduğunu söyleyen Blain Brown ise onu "düşünce, hareket, duygu, ton ve iletişimin söze gelmeyen tüm diğer biçimlerini alıp onları görsel terimler haline getirme süreci" olarak tanımlıyor. Yani aslında sinematografi kapakta söylendiği gibi binlerce yıllık bir görsel deneyimi toparlamakla kalmıyor; her yeni filmin, her yeni sahnenin insanın anlam dünyasına yeni bir şeyler kattığı söylenebilirse eğer, bu anlam, Brown'un sinematografi tanımında sözünü ettiği süreç içinde oluşturuluyor.

Bu süreçte görüntü yönetmeni, yönetmeninin talepleri doğrultusunda, tasarıma saniyede yirmi dört karelik bir can veriyor. Bu "can verme" işleminin yalnızca, çoğu kimsenin sadece vazgeçilmez bir zevk olarak algıladığı sinemayı var etmekle ilgisi olmadığını söylemek gerek. İnsan hayatına getirdikleri ve ondan götürdükleri tartışmaya açık da olsa, modernliğin başından beri insan kültürü içinde görüntünün tuttuğu ağırlık artmakta ve sinema yüz yıldır bu hızlı görselleşme içindeki en güçlü ivmeyi sağlıyor.

Bu hızlı ilerlemede en önemli pay da yeninin -her yeni sahnenin ya da fikrin- ortaya çıkardığı sorunlarla başa çıkarak, bulunan çözümleri geçmişin deneyimine ekleyen, sinemanın üretim kültürü ve teknik hafızası olan sinematografinindir. Bir adım öteye geçerek, sinematografinin modernliğin olası bir antropolojisinin başta gelen inceleme alanlarından biri olduğu söylenebilir. On altı bölümden oluşan kitapta beş yüzü aşkın fotoğraf kullanılmış. Sinematografi uygulamaları için gereken temel çekim, kamera konumlandırması, objektif kullanımı, ışık ve renk bilgilerinin aktarıldığı ilk bölümlerde fotoğraflar, Welles, Kurosawa, Kubrick, Bertolucci, Zinneman, Frankenheimer gibi ustaların yaptığı filmlerin ilgili uygulamaların kullanıldığı sahnelerinden alınmış.

Sinematografinin daha ince işlerinin anlatıldığı ilerleyen bölümlerdeyse, renk filtresi uygulamalarından özel efektlere kadar birçok teknik meseleyi örneklendiren fotoğraflar kullanılmış. Kitapta teknik meseleleri özetleyen, sınıflayan onlarca tabloya da yer verilmiş.



Sinema Sanatı
Elie Faure
Es Yayınları / Yayınevi Genel Dizisi
Türkçe, 118 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
İstanbul, Aralık 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716654

Bir Sinema Tutkunu: Elie Faure
Bir düşünürün, bir şairin veya bir sinemacının unutulmuşluğunun bedeli tarih için, uygarlık için, kültür dünyası için ve bazen de o birey için ağır olabilir. O bedel bazen ödenemeyecek boyutlara ulaşabilir...

Gönen, sinema tarihinin sanatsal yükselişine tanıklık eden yıllar üzerine en önemli yazılardan bazılarını bırakmış olan Faure'u dilimize kazandırarak, ortak geleceğimizde beceri ve başarı şansımızı arttıran bir yapıtın ortaya çıkmasını sağlıyor. Bir bilinmeyeni bilinir, bir ulaşılmazı ulaşılır kılıyor. Sözün kısası, ilgi ve bilginiz ne düzeyde olursa olsun; sinemanın tarihinden kuramlarına uzanan, Chaplin ve Godard üzerine yeni ipuçları sunan çözümlemeleri barındıran, değeri tartışılmaz bir yapıtla karşı karşıyayız. Gokhan Erkilic Sekans Sinema Kültürü Dergisi Yayın Yönetmeni, Sinema Dostları Derneği Başkanı.



İlk Türk Filmleri
Türk Sineması 6
Burçak Evren
Es Yayınları / Türk Sineması Dizisi
Türkçe, 98 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
İstanbul, Aralık 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716662

Bugüne kadar Türk sinemasının doğum günü olarak 14 Kasım 1914 tarihi esas alınmıştır. Bu tarihte ilk Türk Sinemacısı Fuat Uzkınay, Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı'nı filme alarak bir ilke imza atmıştır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında, Ruslar tarafından Ayastefanos'ta (bugünkü Yeşilköy) inşa edilen bu abide, Birinci Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında yıkılmıştır. Bu filmin çekilip çekilmediğine ilişkin kuşkular, sinema tarihimizin bugüne dek süren en uzun tartışmalarından biri olmuştur. Filmin ortada olmayışı bu kuşkuların ana kaynağını oluşturmuştur. Sinema tarihçilerinden bazıları bu filmin hiç çekilmediğinin, çekildikten sonra kaybolduğunun ya da yandığının altını çizerek kuşkularını dile getirmişlerdir. Bu kitap, sinema tarihimizin en uzun tartışmasına tarihi belgeler ışığında bir açıklık getirmek için yazılmıştır. Rus Abidesi'ne ilişkin kimi ilk bilgi-belgelerin yer aldığı kitap, sinema tarihimizin başlangıç yılları üzerine çalışacaklar için bir kaynak kitap olma özelliğini taşımaktadır. Ayrıca kitapta, ilk Türk filmi olarak bilinen "Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı"ndan önce çekilmiş Türk filmlerinin de tam bir listesi verilmiştir. (Tanıtım Bülteninden)



Kültür, Politika ve Sinema
Oğuz Adanır
+1 Kitap / Sinema Kitaplığı - Araştırma İnceleme Dizisi
Türkçe, 86 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 21 cm
İstanbul, Kasım 2006, 1. Basım
ISBN: 9756063297

T. C. Kültür Bakanlığı En İyi Sinema Kitabı Ödülü

"Türk sinemasında bugüne kadar ne yazık ki henüz üst düzeyde bir yaratıcılık örneğiyle karşılaşılmamıştır. Mali olanaksızlıkların bunda önemli bir payı vardır. Bu sorun kökünden çözüldüğü gün bile Türk sinemasının olağanüstü filmler yaratacağını düşünmek saflıktır. Bu bir süreç sorunudur. Sabırlı olmak, çok çalışmak ve beklemek gerekmektedir. Başka türlü sonuç alınamaz. Türk sineması en az üç yüz dolayında yönetmene sahip olduğu gün belki de gerçek anlamda başyapıtlar üretmeye başlayacaktır. Belki de sinema sanatının ömrü o kadar uzun olmayacaktır?"

Oğuz Adanır'ın "T.C Kültür Bakanlığı En İyi Sinema Kitabı Ödülü"nü almış bu kitabı okuyucusuyla ilk defa buluşuyor. (Tanıtım Yazısından)



Kör Alan ve Dekadrajlar
(Le Champ Aveugle Décadrages)
Pascal Bonitzer
Metis Yayınları / Sanatlar ve İnsan Dizisi
Çeviri: İzzet Yasar
Yayına Hazırlayan: Semih Sökmen
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen

Türkçe (Orijinal Dili: Fransızca)
208 s. -- 2. Hamur -- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, Kasım 2006, 1. Basım
ISBN: 9753425848

Pascal Bonitzer’in "Kör Alan" ve "Dekadrajlar" başlıklarını taşıyan iki kitabını bu Metis edisyonunda biraraya getirdik. Sinemanın gerçeklik ile ilişkisini sorgulayan "Kör Alan"da, dorukları temsil eden kimi isimlerle karşılaşıyoruz: Lumière, Griffith, Ayzenştayn, Bazin, Rossellini, Hitchcock, Godard. Bu doruklar, kimi zaman gerçekliğin montaj ve sinematografik planların müdahalesiyle parçalanması, kimi zaman da gerçekliğe duyulan şüpheli bir saygı biçiminde ortaya çıkıyor. Hitchcock’a özgü suspense’in sinema tarihi içindeki belirleyici önemi, video yüzeyinin sinemadan farkları, yakın plan, alan derinliği ve alan-dışının özel işlevleri "gerçeklikle ilişkide bu işlevlerin anlamı" ve modern sinemanın giderek mutlak anlamda bir gerçekçi-olmama özelliği kazanışı konu ediliyor.

Çerçeve ve çerçevelemenin hem sinemada hem resim sanatındaki işlevlerini ve kullanımını inceleyen "Dekadrajlar" ise, sinema ve resim arasındaki örtük, fazla irdelenmemiş ilişkiyi sorguluyor. Kitapta sınanan iki saptama var: İlki, resmin, modernliğin onu moleküler öğelere, lekeye, çizgiye, renge, biçime indirgemek yolunda yaptığı her şey bir yana, dram sanatı ile, sahneye koyma ile bağını hâlâ koparmamış olduğu, yani resmin dramatik bir sanat olduğu. İkincisi, Godard ve Antonioni’de belirginleştiği gibi, sinemanın, sanayinin onu mahkûm etmeye çalıştığı anlatısal dramatik kaderi aşma yönünde, resmin en son moleküler bileşenlerine, soyutlamalarına ulaşma yönünde güçlü bir arzu duyduğu.

Kör Alan ve Dekadrajlar, arka planında sürekli temel bazı felsefi problemlerin varlığını hissettirdiği bir kitap. Sinema ve resme, sanatsal biçim vermenin sorunlarına ve görme’ye ilgi duyan okurlarımızın kitabı ilgiyle karşılayacaklarını umuyoruz. (Tanıtım Yazısından)



Korku Sinemasının Psikanalizi
Tan Tolga Demirci
Türk Sineması Dizisi
232 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
Es Yayınları, İstanbul, Mayıs 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716522

Korku sinemasının en ilginç yanı, tümüyle kurmaca bir seyirlik olduğunu bildiğimiz halde izlerken yaşadığımız korku olsa gerek... Aslında bu korkunun kaynağını o sırada izlediğimiz film değil, bireysel ve kolektif ruhumuzun en derin ve karanlık noktalarında gizli dehşet kuyuları oluşturur.
Tan Tolga Demirci "Korku Sinemasının Psikanalizi"nde bizi bu kuyuların başına çağırıyor; içinde ne olduğunu görmemiz ve böylelikle izlediğimiz korku filmleri karşısında konumumuzu yeniden belirleyebilmemiz için... (Tanıtım Yazısından)



Film Müziği
Paul Tonks
Çeviri: Ala Sivas
Es Yayınları / Sinema Tekniği Dizisi
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce)
134 s. -- 2. Hamur -- Ciltsiz -- 14 x 22 cm
İstanbul, Mart 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716514

Çoğu klasikçi, başka bir sanat formuna eşlik etmesinden dolayı film müziğinin "gerçek" müzik olmadığını savunur. Film müziğinin ilk yıllarından itibaren izlediği orkestra formunun artık tarihe karıştığını düşünenler olsa da, hala pek çok besteci klasik sinemanın en iyi örneklerini takip ederek film müziğini yaratmaktadır. Sinema seyircisinin büyük çoğunluğu ise film seyrederken müziğin farkına bile varmaz. Bu kitap, başlangıcından günümüze film müziğinin tarihçesini bu yaklaşımlar çerçevesinde ele alıyor.

En iyi film müziği bestecileri kimlerdir ve kimleri etkilemişlerdir?
En ünlü film müziği parçaları hangileridir ve neden "en iyi" olarak bilinirler?
Tarihsel, toplumsal ve teknolojik değişimlerin film müziği endüstrisine etkiler ne şekilde olmuştur?
Ben-Hur'dan Yıldız Savaşları'na, Sapık'tan, Çığlık!a dek klasikleşmiş tür filmlerinde müziğin rolü nedir?
Bu filmlerde seyirciyi güldüren, ağlatan ya da korkutan efektler nelerdir?

Yukarıdaki tüm soruların cevaplarını bu çalışmanın içeriğinde bulmanız mümkün. Bu kitap, film müziği sanatının tarihsel gelişimini ünlü bestecilerin çalışmaları ve sinemanın klasikleşmiş örnekleri eşliğinde ele alan bir rehber niteliğinde... (Tanıtım Yazısından)



Türk Sinemasında Cinselliğin Tarihi
Agah Özgüç (Agâh Özgüç)
Yayın Yönetmeni: Eyüphan Erkul
Editör: Ertekin Akpınar
Grafik Uygulama: Nejat Ceyhan
Düzeltmen: Senem Kale
Ankara, +1 Kitap / Sinema Kitaplığı - Renkli Türkçe Dizisi
451 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 20x25cm, Ekim 2006, 5. Basım
ISBN: 9756063246

Agâh Özgüç, Yeşilçam'ın Tarihini Yazmaya Devam Ediyor...

Yeşilçam: Türk sinemasının 'rüya fabrikası'. Bir yılda 17 film çekecek kadar fantastik rejisörler, jilet gibi erkekler, şiir gibi kadınlar, muazzam şarkılar, karmakarışık hikayeler, her şeye rağmen güzel ve muhteşem filmler...

Bu filmlerin kahramanları, Tecavüzcü Coşkun'lar, parçalayan Behçet Nacar'lar, içkilere ilaç atan Nuri Alço'lar, yırtan Kazım Kartal'lar, masum kadınları ağına düşüren Önder Somer'ler, kadife gibi Arzu Okay'lar, rüya gibi Figen Han'lar, düş gibi Oya Peri'ler, şuh Zerrin Doğan'lar, sinema perdesini yırtıp birden ortaya çıkacakmış gibi duran Dilber Ay'lar bizim için gerçeğin ta kendisiydi. Bu oyuncular, yeryüzünün en güzel lunaparkında harikulade parendeler atarak seyircilerine, tamamı harika ve unutulmaz filmler izlettirdiler.

Bizim Hikayemiz ve Biz Yeşilçam'ı Çok Seviyoruz. (Tanıtım Yazısından)



Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler
Giovanni Scognamillo
+1 Kitap / Sinema Kitaplığı - Araştırma İnceleme Dizisi
Yayın Yönetmeni: Eyüphan Erkul
Kapak Tasarımı: Süleyman Perol
Grafik Uygulama: Meryem Yardımcı
Düzeltmen: Senem Kale, Cenk Gültekin
Türkçe
244 s. -- 2. Hamur -- Ciltsiz -- 14 x 21 cm
İstanbul, Ağustos 2006, 2. Basım
ISBN: 9756063130
Renkli, Resimli

"Gözde", "Topkapı", "Medea", "Gelibolu" ve "İnce Memed" filmlerinin tek ortak noktası batılı sinema yapımcıları tarafından Türkiye'de çekilmiş olmalarıdır. "Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler", ilk 'naif görüntü avcıları'ndan günümüz sinemasına kadar geçen süre içerisinde, Türkiye'nin değişen görünümünden, film çekimlerinde yaşanan olaylara kadar devam eden bir süreci anlatıyor. Sessiz sinema döneminden başlayıp uzun süre devam eden oryantalist bakış, neden Türkiye'yi egzotik, büyülü, estetik bir fon haline getirmiştir? Batı dünyası için, Türkiye hangisi? Bir 'hayal' mi? Yoksa, 'mutsuz' bir imge mi? Ya da kaybolmuş bir 'rüya' mı? Hangisi? (Arka Kapak)



Canavarlar Yaratıklar Manyaklar
Giovanni Scognamillo
+1 Kitap Yayınevi
236 sayfa, 1. Baskı, Haziran 2006
ISBN: 9756063173

Giovannı Scognamillo'dan Dünya Korku Sineması Üstüne Kapsamlı Bir Yapıt.
Herkül, Süpermen, Dracula, Doktor Moreau, Nosferatu, Zombiler, Karındeşen Jack, Frankenstein, King Kong, Godzilla, Kurt Adamlar, Yaratıklar, Operadaki Hayaletler, Mumyalar...
Ayrıca envai çeşit manyaklar, çeşit çeşit uzaylılar, acımasız sapıklar, arayıp da bulamayacağınız türden psikopatlar, kurbanını hunharca öldüren katiller, tabutlarda yaşayan ölüler, eli testereli caniler, yeniden dirilen mumyalar ve bilumum gariplikler...
Canavarlar Yaratıklar Manyaklar, tam 38 yıllık sabırlı bir çalışmanın ürünü. Giovanni Scognamillo bu kitabında, fantastik sinema ve korku sinemasının yarım yüzyıllık bir ruh coğrafyasının sırlarını açıklığa kavuşturuyor.



Cinema
Tierno Monenembo
Günizi Yayıncılık
Türkçe
200 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
İstanbul, Ocak 2006, 1. Basım
ISBN: 9758731491
Tierno Monenembo'nun son romanı "Cinema"da anlatılanlar Batı Afrika ülkesi Gine'nin Fransız boyunduruğundan kurtulup özgürlüğe kavuştuğu yıllarda geçer. Bütün olaylar roman kahramanı on dört yaşındaki Binguel'in bakış açısından anlatılır.

Çocukluktan delikanlılığa geçiş döneminde Binguel'in başından geçenleri, sorunlarını, Gine insanının özgürlük çabalarını ve Müslüman yerli halkla sömürgeciler arasındaki gerginlikleri okura gerçekçi bir anlatımla sunan "Cinema", yeni Afrika edebiyatının son yıllardaki en başaralı örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. (Tanıtım Yazısı'ndan)



Batıdan Doğuya, Hollywood'dan Yeşilçam'a Melodram
İstanbul, Hyb Yayıncılık
Dilek TUNALI
Aralık 2006, 319 Sayfa

Batı'nın zihinsel, kültürel ve toplumsal gelişimiyle yakından ilgili olan "melodram" Hollywood Sineması ve 3. Dünya Ülkelerin sinemalarını etkilemiş olan bir tarz. Bu etkilenmeden Türkiye sineması da yoğun bir şekilde payını almış durumda.



Hayatımızı Değiştiren Filmler 1995-2005
Atillâ Dorsay
Remzi Yayınevi
1. Hamur, 398 sayfa, Eylül 2006
ISBN: 9751411483

Tüm Sinemaseverlerin Yararlanacağı Benzersiz Bir Başvuru Kitabı...
Hayatımızı Değiştiren Filmler, Atilla Dorsay'ın, 1985-1995 yılları arasında gösterime giren filmler üzerine yazdığı eleştirileri içeriyor.
Dorsay, bu yazıları alfabetik bir sıra ile derleyerek, sinemaseverlere, sürekli ellerinin altında bulundurabilecekleri bir film kılavuzu hazırladı.
Her filmin, teknik kadrosu, oyuncuları ve aldığı ödüllerle kapsamlı bir şekilde tanıtıldığı kitapta ayrıca orijinal film adları dizini ve yönetmen dizini de yer alıyor.
Hayatımızı Değiştiren Filmler, 350 filmin eleştirisi ve 100'ün üzerinde fotoğraf ile, tüm sinemaseverlerin yararlanacağı benzersiz bir kılavuz.



Sinema Modern Mitoloji
Ömer Tecimer
Plan B Yayıncılık
2006 2. Baskı, 432 Sayfa

Modern Tapınağımız Sinema
Sinema, kabile ateşinin etrafında toplanarak anlatıcıyı dinleme ritüelinin yerini aldı. Ömer Tecimer kitabında, toplam kırk altı filmi ve bu filmlerin kahramalarını analiz ediyor...
İzlenme rekorları kıran filmler, sinema salonlarını, insanların mitolojik öyküleri, masalları, çeşitli klasik anlatıları öğrendikleri modern çağ tapınakları haline getirdi. Kültürel mirası mitoslar biçiminde aktarmak artık, Şaman'ın ya da kabile ihtiyarlarının görevi değil. Bu görev şimdilerde film yönetmenleri, yeni mitos yaratıcıları ve öykü anlatıcılarının oldu.
Sinema, tarihsel olarak dramanın bir devamıdır. Drama kendine özgü klasik temellere sahiptir. Aslında yazınsal bir türdür. Bu yüzden de mitoslardaki tematik yapı, dramanın perdeye yansımış biçimi olan filmlerde de ortaya çıkar. Sinema, yalnız mitoloji olmakla kalmaz, kendi kökenini de mitolojide bulur.
Ömer Tecimer'in kaleme aldığı Sinema Modern Mitoloji kitabının 'Başlarken' bölümünde yer alan şu benzetme, insanı önce çarpıyor sonra da kalıcı bir etki bırakıyor: "Öyle görünüyor ki günümüzde sinema salonlarında film izleme deneyimi, kabile ateşinin etrafında toplanarak anlatıcıyı dinleme ritüelinin yerini almıştır. Sinema izleyicisi, karanlık salonda oturur ve projeksiyonun yansıttığı imgelerin titrek ışığına bakar; tıpkı ateşin çevresinde oturup oynaşan alevleri izlerken kendilerini yansıtan, tanımlayan, belirleyen ve böylece yeniden yaratan öyküleri birbirlerine anlatan atalarımız gibi."

Mitostan Sinemaya
Sinemanın mitolojik kökenlerine inen Sinema Modern Mitoloji hem ünlü yönetmenlere hem de filmlere bambaşka bir bakış açısı getiriyor. Sinema izleyicisi, gündelik hayatın tüm tanıdık taraflarını arkasında bırakarak karanlık bir ortama girer. Karanlıkta perdeye yansıyan görüntülerden oluşan farklı bir dünyayı paylaşır. Bundan dolayıdır ki filmler, yaratıcısının kişisel etkisini farklı zihne taşıyan kolektif toplumsal ürünlerdir.
Yazar, bu nedenle kitabının ilk bölümünde, modern mitoloji olarak değerlendirdiği ve sinemaya kaynaklık eden kavramları inceliyor. Tecimer, bu bilgilerin ışığında sinemaya farklı bakmamızı sağlayacak mitos, ritus, monomitos, inisiyasyon, drama gibi kavramları açıklıyor öncelikle. Bu kavramların sinemanın oluşumundaki etkilerini irdeliyor kitabının ilk bölümünde. İkinci bölümdeyse; sinema tarihinden seçilen filmler, kahramanının filmdeki yolculuğu ile ulaşıyor bize.
Kitabın ilk bölümünde, simgesel anlatılar olan mitoslar, efsaneler ya da destan niteliği taşıyan inançsal bağlantılar da içeren, olağanüstü durum ve olaylara karışan tanrılara ya da insanüstü varlıklara dair öyküler olarak tanımlanıyor. Tecimer, ritus içinse şöyle bir tanımlama kullanıyor: "Kutsalla ilgili simgesel ve önceden oluşturulmuş anlamlar taşıyan, geleneksel eylem ve uygulamalara ritus denir." İnisiyasyonsa; günümüzde bireye bir bilim, bir sanat ya da bir mesleğe ait bilgileri aktarma anlamını içeriyor.
Kitabın ikinci bölümündeyse; toplam kırk altı film irdeleniyor. Bu bölümün ana başlığıysa; 'Kahramanın Yolculuğu'. Tecimer, film çözümlemelerinin yer aldığı kitabın ikinci bölümünde Lynch, Kieslowski, Kubrick gibi sıra dışı yönetmenleri de analiz ediyor. Kahramanlarından yola çıkarak film hakkında bilgi verilirken, filmin tarihçesi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Günümüzde büyük gişe başarıları gösteren, Matrix, Amélie, Gözü Tamamen Kapalı, Şeytan Çıkmazı, Amadeus, Dövüş Kulübü, Kıyamet, Siyah Orfe, Mavi Gizli Yüz, Azınlık Raporu gibi filmlerin yanı sıra Vietnam savaş filmleri konusunda da yine kahramanlarından yola çıkılarak film konusunda geniş analizler yapılıyor.

Filmleri Okumak
Yabancı sinemadan Matrix, Dövüş Kulübü gibi filmler Tecimer'in kendine özgü yöntemiyle analiz ediliyor. Filmlerde rastlanan mitolojik ya da dinsel göstergeler ve ritüellerin bu filmlerdeki yansımaları ele alınıyor ve kahramanın ortak noktaları ve farklı maceralarda izlenen ortak yolculuklar gözler önüne seriliyor. Kitaptaki filmlerden Bleu (Mavi) Conteau'nun Orphee'sinden şiirle, Camus'nün Siyah Orfe'sinde müzikle bütünleşen Orfeus, sanatsal yaratıcılığın simgesi olarak değerlendirilir.
"Zaman ne tuhaf? Çocukken çok yavaştır; ama bir bakarsın elli yaşına gelmişsin ve tüm çocukluğun bir teneke kutuya sığıvermiş." Bu sözler Bretodeau'ye ait. Yazar tarafından Amélie filminin tanıtımına başlarken konulmuş. Amélie; "kendi uydurduğu bir dünyaya sığınmış, içedönük ama güçlü sezgilere sahip bir genç kadın olan Amélie'nin, gençlik krizini alt etmek üzere geçirdiği psikolojik dönüşüm süreci" olarak anlatırlır Tecimer'in kitabında. Tabii ki filmle ilgili önemli saptamalarla birlikte. Tecimer'in kitabında yer alan film analizlerini okumak gerekiyor. Başka bir gözün gördüğü ile sizin gördükleriniz birleştiğinde çok keyifli sonuçlar da çıkabiliyor.
Kitapta analiz edilen filmler arasında Ağrı Dağı Efsanesi, Umut, Gizli Yüz'den oluşan üç Türk filmi de yer alıyor. Yazarın Umut filmiyle ilgili saptamaları ilgi çekici. "Yılmaz Güney'in yönettiği Umut, Türk sinemasının başarılı yapıtlarından biri olarak kabul edilir. İtalyan Yeni Gerçekçilik'inin izlerini taşıdığı ileri sürülen bu film yönetmenin ününü ülke sınırlarının ötesine taşıyarak, sinemamız için bir dönüm noktası olmuştur. Keskin bir toplamsal yapı çözümlemesi ve eleştirisini içeren Umut, Yılmaz Güney'in çocukluk ve gençlik yıllarını yansıtır." Tasavvuf kaynaklarından beslenen, Halk edebiyatı geleneğinden yararlanan Gizli Yüz ise kitaba girmiş diğer Türk filmlerinden biri. Bu film tam olarak bir arayış ve yolculuk filmi olarak tanımlanır.
Ömer Tecimer'e göre, "Mitosların hem yapısal hem de psikolojik işleyişlerini açıklayan kuramlardan yola çıkarak sinemayı 'modern mitoloji' olarak değerlendirmek mümkündür."



Hayalet Ev
Yeni Türk Sinemasında Aidiyet, Kimlik ve Bellek
Asuman Suner
Sinema Dizisi
337 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
Metis Yayınları, İstanbul, Nisan 2006, 1. Basım
ISBN: 9753425589

Yeni Türk filmlerinin bize "hayalet evleri" anlattığını söylüyor Asuman Suner. Terk ettiğimiz, kimi zaman zorla boşalttırılmış, içinde hayaletlerin dolaştığı, tekinsiz, ürkütücü evler bunlar. Ama aynı zaman da bir türlü tam olarak geride bırakamadığımız, özlem duyduğumuz, karşısında çocuklaştığımız, döndüğümüzde eskisi gibi bulamadığımız, sürekli "hayaletini kurduğumuz" evler...
İncelemenin merkezinde Türk sinemasının son dönemdeki belli başlı yapıtları, örneğin Masumiyet, Mayıs Sıkıntısı, Tabutta Rövaşata, Eşkıya, Vizontele gibi filmler ve bu verimi borçlu olduğumuz önde gelen yönetmenler var: Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan, Yılmaz Erdoğan, Yeşim Ustaoğlu ve diğerleri. Yeni Türk sineması Türkiye'de "aidiyet" meselesi etrafındaki gerilimleri gözleyebileceğimiz verimli bir kültürel zemin sunuyor. Hem bu gerilimlere tanıklık ederek, kamusal alanda söze dökülemeyen endişe ve fantazileri gösteren kültürel bir alan açıyor hem de eleştirel bir müdahale platformu oluşturuyor.
Kültürel inceleme konusu olarak ele aldığı bu yeni Türk sinemasının, artık "ulusal sinema" çerçeve içine sığmadığını düşünen Suner'in zihnimizi farklı görme biçimlerine kışkırtan, elimize yeni kuramsal araç gereçler veren kitabı yetkin bir akademik çalışma. Yazarın henüz görmemiş olduğunuz filmler hakkında bile olsa, kolaylıkla takip edebilmenizi sağlayan canlı betimlemeleri ve başarılı anlatımı sayesinde mümkün oluyor bu. (Arka Kapak)



Babam ve Oğlum
Çağan IRMAK
Say Yayınları, Senaryo Dizisi, İstanbul
224 sayfa, 2. hamur
ISBN: 9754686033
Boyut: 13,5x21 cm
Baskı Tarihi: Temmuz 2006

Benim için bu filmin ulaşabileceği en güzel nokta şu; çocuk filmden çıkar, cep telefonunu açar, babasını arar, "nasılsın" der; ya da bir adam, ne zamandır annemleri görmüyorum, belki bu kadın yarın ölecek, gidip ziyaret edeyim, diye düşünür. İşte benim için en büyük ödül bu olacak.
Çağan Irmak
"Karizma çizilecek" diye endişe etmeye gerek yok, şunu bilin ki nice koç yiğitler bu filmde gözyaşı dökmüştür.
Ahmet Hakan
Çağan Irmak'ın mütevazı çalışması Babam ve Oğlum tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi oldu. Hem eleştirmenleri hem de seyirci memnun etti. Şimdi siz okurların karşısında...
İçindeki çocuğu kaybetmeyenler ve tüm babalar için!..
35x50 ebadında Filmin Orijinal Afişi kitabı satın alanlara ücretsiz verilecektir.
Meraklıların kitapta senaryo dışında film hakkında çıkmış nitelikli Eleştiri ve Söyleşilerden örnekler bulacaklar.
Ayrıca senaryo Yaklaşık 90 Film Karesiyle görsel anlamda zenginleştirilmiştir.



Yönetmenler Çerçevesinde Türk Sineması
Kurtuluş Kayalı
205 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 21 cm
Deniz Kitabevi, Ankara, Mart 2006, 1. Basım
ISBN: 9759204068

1980 öncesinde insanların, bu arada sinemayla uğraşanların, yönetmenlerin, eleştirmenlerin sorunları vardı. Türk Sinemasına damgasını vuran yönetmenlerin her zaman sorunları vardır. Zaten sorunu olmayan, geniş anlamda kültürel ve siyasi tercihi olmayan, meramını anlatamayan ya da anlatacak meramı bulunmayan bir yönetmenin Türk Sinemasına damgasını vurması, etkili olması olanaklı değildir. Zaman içinde düşünceleri değişse de yerli sinemada etkili olan yönetmenlerin, örneğin, Yılmaz Güney'in, Lütfi Akad'ın, Halit Refiğ'in, Atıf Yılmaz'ın ve Metin Erksan'ın her zaman sorunları olmuştur. Geçmiş dönemdeki tartışmaları unutmak, unutturmak bir anlamda Türk Sinemasının tarihini de unutturmak demektir. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Türkiye'de oluşacak sinema, haliyle geçmişten tümüyle bağımsız olmayacaktır. Sinemamız önemli ölçüde geçmişin üzerinde yükselecektir. Üzerinde yükseleceği geçmişin yok sayılmasıyla dünyanın sekizinci harikalarının yeni yönetmenlerin, harikalar yaratacaklarını beklemek bir ham hayaldir. (Arka Kapak)



Oscar
Sinemanın Tapınağı Akademi Ödülleri
Sezer Mutlu Babil
İnceleme-Araştırma Dizisi
229 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
Emre Yayınları, İstanbul, Mart 2006, 1. Basım
ISBN: 9758496921

Oscar sadece bir ödül değil sinemanın tarihi, sinemanın gelişimidir. Siyasi ve tarihi gelişmelerin üzerine yansıdığı bir aynadır. Başlangıcından itibaren her yılın kazananları, her yılın önemli olayları, her yılın siyasi ve toplumsal etkilerinin ödüllere yansıması ve Oscar Ödülleri'nin tüm bu gelişmelerden nasıl etkilendiği bu kitabın içinde sunulmaktadır. Kitapta, bu görkemli heykelcikle ilgili tüm istatistikleri de bulacaksınız. Kim, nasıl ve hangi yönüyle Oscar'ı kazandı? Sinemanın bu muhteşem tapınağının kapıları, sizler için yeniden aralanıyor. Ödülü almak kadar, aday olmanın da prestij kazandırdığı bu dev akademik organizasyon; tüm dünyanın gözlerini kamaştırdı ve kamaştırmaya da devam edecek. Evet işte günümüze kadar kimler, nasıl sevinmiş... (Arka Kapak)



Sinemada Mimari Açılımlar : Halit Refiğ Filmleri
Fatoş Adiloğlu
Türk Sineması Dizisi
238 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
Es Yayınları, İstanbul, Mayıs 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716409

Sinema ve mimarlıkla ilgilenen okuyuculara ışık tutacağı düşünülen yapıt, sinemanın mimarlık kurumlarıyla örtüşen yapısı ve filme özgü ortamda mimarinin anlatı pekiştirici yönde kullanımı üzerinde durmaktadır.

Çalışma, filme özgü ortamda görsel tasarım dinamikleri ve mekana dayalı anlatı üzerinde yoğunlaşmakta, Refiğ filmleri bu bağlamda içerik ve biçim ilişkileriyle ele alınmaktadır. Refiğ sinemasında yapı-insan ruhu ve buna bağlı olarak kent ilişkisi mimari yaklaşımla yer almaktadır. Mimari bağlam mekan-beden ilişkisi etkinliğinde varlık göstermekte; konut ve çevresi mekansal deneyim aracılığıyla yansımaktadır.

Geleneksel yaşam biçimlerinin eklemlediği konut yapısı ve bununla ilişkili sokak ve mahalle kültürünün kayboluşunun altını çizen Refiğ sineması, yerinde mekan kullanımı aracılığıyla sosyo-kültürel ve coğrafi alanlarına zemin oluşturan niteliğiyle ele alınmakta, ayırdedici özellikleriyle mekan kullanım biçimleri incelenmektedir. (Tanıtım Yazısından)



Sinemada Estetik
Orijinal İsmi : Estetica Del Cinema
Mario Pezzella
Çeviri : Fisun Demir
Sanat Kitapları Dizisi
128 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
Dost Kitabevi Yayınları, Ankara, Mart 2006, 1. Basım
ISBN: 9752982158

İçindekiler
Giriş
İkinci Baskıya Not
I. Modernitenin Sanatı
II. Mimetik Görüntü
III. Öyküleme ve Görünür Olan
IV. Jest ve Montaj
V. İncelenen Örnekler

Modernitenin başat sanatsal ifade biçimi olarak görülen sinema, kısa tarihi boyunca yarattığı kapsayıcı etkiyle gerçek bir fenomene dönüştü. İzleyeni perdede gördükleriyle özdeşleşmeye çağıran, edilginleştirici bir kitlesel gösteri etkinliğinden eleştirel/katılımcı bir ifade ve izleme pratiğine vardı insanlık. Sinema estetiği ise sinemanın kurucu öğelerini sinematografik bir dile has görsel temsil biçimlerinden montaj ve kurgu tekniklerine uzanan bir bütünlükte bir asır sonra, pazar dinamikleri içinde tüketilen seyirlik bir gösteri eyleminden hala bozulmamış kalabilen bir büyünün dayanaklarına ve kaynaklarına dek özellikli bir soruşturma. (Arka Kapak)



Osman Fahir Seden'le Türk Sinemasında Düet
Gülşah Nezaket Maraşlı
394 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 15 x 24 cm
Elips Kitap, Ankara, Şubat 2006, 1. Basım
ISBN: 9756132833

Bir zamanlar hakkında oldukça ağır yazılar yazmıştım. Yeşilçam geleneğinin en kötü yanlarını temsil ediyordu benim için; yüzeysellik, ağdalı bir anlatım, tür ayrımına kesin uyma, klişe kişilikler, yalama olmuş konuşmalar...
Ama sonradan onun aynı zamanda Yeşilçam'ın öylesine görkemli biçimde halkımızın gözdesi ve etkileri hala süregelen bir kitle iletişim aracı olmasının da başlıca mimarlarından biri olduğunu anlayacaktım. O zaten Yeşilçam'a etki yapmış biri değildi. Bizzat Yeşilçam'ı oluşturanlardan biriydi. O belki de Oscar Wilde gibi dehasını gündelik yaşama koymuş, filmlerine ancak yeteneği kalmıştı. Bir Ada vapurunda, Büyükada'da bir sahil kahvesinde, bir Antalya festivalinde, bir panel öncesi ve sırasında ondan kapabilecekleriniz sonsuzdu. O, gerçek, katışıksız ve tam bir İstanbul efendisiydi, çok yaşamış ve yaşadıklarını damıtmış bir Osmanlı-Türk aydınıydı. Atilla Dorsay (Arka Kapak)



Rashomon
Artun YERES
Es Yayınevi
1. Hamur, 87 sayfa, Eylül 2006
ISBN: 9758716603

Doğu bilgeliğinin ön koşulu olan ‘gerçeklik’ görelidir. Doğu’da gerçeklik, çok kez görünende değil, zihinde biçimlendirilerek ya da imgelem gücünden varolur. Neleri, nasıl görme tutkusundaysa, ancak oraya doğru odaklanır.
Bir cinayetin ardından dört tanığın sorgulanması sırasında, her bir tanığın gerçeği kişisel konumlarına göre kurgulayarak anlatmasıyla “Rashomon” tek gerçek inancına indirgenmiş Batı ussallığının yadsınışıdır. İnsan ilişkileri, gerçeklik üzerine söylemiyle “Rashomon”, sinema tarihinin en etkili filmlerinden biri olmasının yanısıra, Doğu sinemasının bilincine varılmasında da ilk öncü filmdir.
Çekim senaryosu dizisinin ikinci kitabı olan “Rashomon”da da; plan ölçekleri, kamera hareketleri, mizansenler ve diyaloglar kare kare izlenerek hazırlandı. Çekim senaryosuna ek olarak; filmin özetine, yönetmenin özgeçmişine, filmografisine ve sinema hakkındaki bazı görüşlerine de yer verdik.



Zaman Zaman İçinde Günlükler
Andrei Tarkovsky
Çevirmen : Seda Kervanoğlu
+1 Kitap Yayınevi
335 sayfa, Ağustos 2006
ISBN: 9756063203

"Son zamanlarda bana bir şey oluyor. Hayatımın en önemli filmini yapmaya hazır olduğum an geldi sanki. Bunun kanıtı, her şeyden önce, benim kendime duyduğum güven ama bu tabii bir yanılsama olup tamamıyla felaketle sonuçlanabilir, ikinci olarak da kullanacağım malzemenin insanların dikkatini dağıtmayacak ve onları gerçekte önemli olan şeyden uzaklaştırmayacak olması. Buna ideal malzeme bile diyebilirim çünkü onu çok iyi hissediyor, biliyorum, onun farkındayım. Tek sorun, bunu başarabilecek miyim? Mükemmel bir şekilde oluşturulmuş bedene ruh katabilecek miyim?"



Sinema ve Devrim
Orijinal İsmi : Film and Revolution
James Roy MacBean
Çeviri: Ertan Yılmaz
Sinema Dizisi
299 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 16 x 24 cm
Kabalcı Yayınevi, İstanbul, Temmuz 2006, 1. Basım
ISBN: 9759970732

Bu kitapta Yolculuk, Devrim, Daha!, Easy Rider, Katmandu Yolu, R.P.M., Doğru Yol, Çilek İfadesi, Hak gibi filmleri bulmayacaksınız. Size Eisenstein'dan da bahsetmeyecek, hatta Potemkin'i devrimci olmayan bir film olarak anacak.. Visconti'nin Lanetliler'ini, Petri'nin Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Yurtta: Hakkında Soruşturma'sını, Costa-Gavras'ın Ölümsüz'ünü, Bertolucci'nin Konformist'ini ya da popüler sinemanın burjuva kültürü tarafından kolayca hazmedilen, kabul gören filmlerini övmeyeceğiz... Bu kitap "devrim" sözcüğünün moda, radikalliğin popüler olduğu günlerin içinden gelip o günlerin sinemasına karşı sesini yükseltiyor. Militan filmlere arka çıkmak, Marksist bir sinemayı hem pratik hem de teorik olarak inşa çabalarına katkı sunmak yegane amacı.

Popüler sinemanın dışında kalan, kalmak isteyen, "derdi olan" filmciler, oyuncular devrimci örgütler muhatabımız. Godard adıyla maruf sinemacının kayıp diye yaftalanan, ama Gorin ve Dziga Vertov Grubuyla belki de en verimli, keşiflere ve deneylere açık on yılının öyküsü bu kitap. Ve gözden kaçan, müstehzi bir gülümsemeyle es geçilen diğerlerinin. Belki de adını ilk kez duyduğumuz filmlerin eleştirel, yaklaşmakta olan siyasi ve kültürel devrime katkı anlamında bir okuması.. Ona Dair Bildiğim iki-Üç Şey, Çinli Kız, Amerikan Malı, Hafta Sonu, Bilmenin Tadı, Bir Artı Bir [Şeytana Sempati], İngiliz Sesleri [Mao'da Buluşalım], Doğu Rüzgârı, Gerçek, İtalya'da Mücadele, Vladimir ve Rosa, Her Şey Yolunda, Jane'e Mektup, Fırınların Saati, Buz, XIV. Louis'nin İktidara Gelişi, Keder ve Acıma, İşçi Sınıfı Cennete Gider ve diğerleri... İşte kitabımız her biri 68 Mayısının Büyük Başkaldırış etrafında tarihlenen enternasyonel ve militan bu filmlerin, gerek siyasi bir dönüşüm gerek yeni bir sinemasal dil için, gerek burjuva kültürüne karşı-bir-kültür yaratmak gerekse de Marksist film eleştirisi için kuramsal bir laboratuar olmak adına mücadele eden filmlerin kendilerini anlatışıdır. Ve son söz kendini adamış yazarımız MacBean'den gelir:

"Benim için film eleştirisi yazmak, hâkim sınıfın ideolojisiyle sinemada işlediği yerde ve zamanda savaşmak ve sınıf mücadelesini yazılarımla taşımak anlamına gelmiştir... 'sınıf mücadelesini kendi yaşamınıza taşıyın' ifadesi, herkesin hemen bir fabrika işçisi olması gerektiği anlamına gelmez; ama herkes durup bir etrafına bakmalı ve erkeklerle, kadınlarla, ve şeylerle olan gündelik ilişkilerinde bazen açık, ancak çoğunlukla gizli olarak işleyen sınıf mücadelesini analiz etmelidir. Ve elbette bu analize bir kez girişildiğinde tercih yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kalırız. İlk soru basitçe şudur: Sömürücülerin ve baskıcıların tarafını mı tutacağız, yoksa devrimci özgürlük mücadelesine mi katılacağız? İkinci soru ise daha zordur: Peki devrimci özgürlük mücadelesinin başarısı için ne yapacağız? ... Elinizdeki kitap, benim devrimci özgürlük mücadelesine kendimi adamam ve mücadelenin bütün cepheler, hatta film eleştirisine bile taşınmasının gerekliliğine dair artan inancımla şekillenmiştir." (Arka Kapak)





Andrej Wajda "Sinema ve Ben"
(Un Cinéma Nommé Désir)
Andrej Wajda
İstanbul, Es Yayınları / Yönetmenler Dizisi 7
Çeviri : Füsun Ant
Türkçe (Orijinal Dili: Fransızca)
158 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz
Ağustos 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716565

Çağdaş Sinemanın önemli isimlerinden biri olan Anderj Wajda, bu kitapla ilk kez karşımıza yazar kimliğiyle çıkıyor. Kanal, Küller ve Elmaslar, Memer Adam ve Danton gibi filmlerin yönetmenliğini üstlenen Wajda, bu kitapta 1949 yılındaki o toy genç delikanlıya -yani kendisine- 30 yıllık sinema deneyimini aktarıyor. Yazar bu kitapta, bir yönetmenin aklına gelen bir fikrin adım adım bir sinema filmine dönüşmesini yalın bir dille kaleme alıyor. Adeta bir ders kitabı niteliğindeki bu eser tüm sinema öğrencilerinin ve sinema severlerin keyifle okuyacağı bir kaynak. (Tanıtım Yazısından)



Sakıncalı 100 Film
Artun Yeres
Es Yayınları
ISBN : 975-8716-53-0
Basım Tarihi : Haziran 2006

Artun Yeres bu kitapta, 1895-2005 yılları arasında sansüre uğramış 100 filmi ele alırken dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen sansür uygulamalarına değiniyor ve bunların nedenlerini irdeliyor. “Sakıncalı 100 Film”, yasaklı filmleri saklanmak zorunda bırakıldıkları yerlerden gün ışığına çıkararak, onların izini sürmek isteyen tüm sinemaseverler için kaçınılmaz bir kaynak niteliğinde.

Günümüzden tam 110 yıl önce sinema, henüz emekleme çağındayken sansürle tanışmıştır. O günden bugüne sansür, kimi ülke sinemalarında gitgide engelleyici bir süreç haline gelirken kimilerinde farklı uygulamalarla örtünüp yumuşatılmıştır. Ancak hiçbir zaman tamamen yok olmamıştır.



Sözde Ermeni Soykırımı Projesi
Toplumsal Bellek ve Sinema
Birsen Karaca
Say Yayınları / Tarih - İnceleme Dizisi
Türkçe, 160 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
İstanbul, Ekim 2006, 1. Basım
ISBN: 9754686424

Elinizdeki kitap, bireysel ve toplumsal bellekleri yeniden kurmak için algılama mekanizmalarına müdahale sırasında kullanılan yöntemleri ve araçları bu çerçevede araştırmak, elde edilen verilerin analizini yapmak amacıyla hazırlanmıştır. Doç. Dr. Birsen Karaca

Türkiye, uzun süredir stratejik bir önem taşıyan bir sorunla karşı karşıya. Sözde Ermeni Soykırımı ile Türkiye'ye yapılan saldırılara Türk halkının tepki verebilmesi için bilgi eksikliğinin giderilmesi gerekir. Sunulan verilerin gerçekliğinin değerlendirilmesi sorunu çözecektir. Ancak asıl sorun, bu gerçekleri algılama mekanizmalarında yatmaktadır. Birsen Karaca bu kitabın Sözde Ermeni Soykırımı Projesi'nin gerçeklerini su yüzüne çıkarıyor; sözde soykırımı anlatan filmleri de irdeliyor. (Tanıtım Yazısından)



Amerikan ve Türk Sinemalarında Uyarlamalar
Karşılaştırmalı Bir Bakış
Zeynep Çetin Erus
Es Yayınları

Zeynep Çetin Erus "Amerikan ve Türk Sinemalarında Uyarlamalar" adlı bu çalışmasında sinemanın en önemli ilgi alanlarından birisi olan uyarlamaların, 1990'lı yıllar boyunca dünya üzerinde etkisi en büyük sinema olan Amerikan Sinemasındaki durumu ile Türk Sinemasındaki durumunu karşılaştırarak irdeliyor.
Çalışmada önce uyarlama kavramı genel hatlarıyla ele alınıp ne olduğu, niçin ve nasıl yapıldığı, Dünya'da ve Türkiye'de doğuşu ve gelişimi inceleniyor. Bunu izleyen Amerikan ve Türk Sinemalarına Bir Bakış, aslında 1990'lı yılları kapsayan on yıllık sürecin niçin her iki ülke sineması için önemli olduğunu oldukça detaylı bir biçimde ele alıyor.
Amerikan ve Türk Sinemaları'nda uyarlamaların karşılaştırılması iki boyutta yapılıyor. Önce, 1990'lı yıllarda bu iki ülkede gösterime girebilmiş 18'er film oldukça serbest ancak ayrıntılı bir şekilde, kaynak metin ve onun filme uyarlanması bağlamında inceleniyor. Daha sonra ise, ele alınan filmler ışığında genel bir karşılaştırma yapılıyor. Her iki ülke sinemasında uyarlama filmlerin gösterime giren filmlere oranı, Oscar ve Altın Portakal ödüllü filmler içindeki yeri, uyarlamalarda kaynak metnin seçimi, uyarlama nedenleri ve metnin ne şekilde uyarlandığı tartışılarak farklılıkların ve benzerliklerin temelindeki sebepler araştırılıyor.
Erus bu çalışmasıyla sinema yazınımızda nadiren değinilmiş bir konu olan uyarlamaların
incelenmesine önemli bir katkı yapıyor. (Tanıtım Yazısı'ndan)



Türk Sinemasına Yeni Bir Bakış: Yönetmen Sineması
Nigar Pösteki
Es Yayınları, İstanbul, Ocak 2006, 1. Basım, Türk Sineması Dizisi
262 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
ISBN : 9758716487

Sinema, bir çok güzel sanatın birbirini tamamladığı bir sanat dalı olarak yaşamımızı zenginleştiriyor. Edebiyat, resim ve müzik sinema sanatı içinde ayrı boyutlar kazanıp, yaşamımıza yeni duyarlılıklar, anlamlar ve güzellikler katıyor. Görsel anlatımın, sanatsal boyut kazanarak sinema dilini oluşturması, anlatacağımız öykülere yeni yollar ve ufuklar açıyor.

Türk sineması, 90'lı yıllardan bu yana genç yönetmenlerle farklı renkler, sesler, öyküler ve anlatım biçimleriyle zenginleşti ve ayrı bir boyut ve derinlik kazandı. Nigar Pösteki, bu kitabında Türk sinemasını uluslararası alana taşıyan yönetmenlerden beşini okuyucularına yakından tanıtmayı amaçlıyor. Derviş Zaim, Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan, farklı sinema dilleriyle bize, bu toplumdan seçtikleri öyküleri unutamayacağımız filmlerle anlattılar.

Ferzan Özpetek ve Fatih Akın, yurt dışında ürettikleri evrensel temalı filmleriyle, Türk Sinemasına da katkıda bulundular. Türk sinemasına, sanatsal açıdan anlamlı katkılar yapan genç yönetmenlere ilişkin bu kitabın, sinemaya ilgi duyan herkes için yararlı bir kaynak olacağını düşünüyorum.

Sinemayı zenginleştiren, yeni ve derin anlamlar katan filmlerin ve bunları yaratan sanatçıların artması ve onları anlatan yeni kitapların yazılması dileğiyle... Prof. Dr. Özden Cankaya (Tanıtım Yazısı'ndan)



B Filmi
Kitle Kültürü Açısından Sinema ve B Filmleri
Nur Onur
Es Yayınları, İstanbul, Haziran 2006
Türkçe, 1. Basım
180 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
ISBN: 9758716549

"Moda Bulaşıcıdır" kitabı ile bizi yerli "Haute-Couture"ün dünyasında ayrıntılı ve örnekli bir şekilde dolaştıran, televizyon programları ile tanıdığımız Nur Onur bu kez, bir sinema sevdalısı ve eski öğrencisi kimliği ile ülkemizde pek araştırılmayan bir konuyu ele alıp türünde bir ilk kitap veriyor. "B" sineması yani dar bütçelere dayanan, yıldız oyuncular kullanmayan -ama ilerde yıldız olabilecekler için bir zemin hazırlayan- türlere önem veren, sık sık kahramanlarını dizileştiren "ucuz" sinema. Geniş bütçeli A sinemasının desteği olan B sineması, Televizyonun ortaya çıkması ile, eski öneminden, eski güç ve verimliliğinden çok şey kaybetmiş ise de dünya sinema tarihi, başta Amerikan sinemasının tarihi içinde çok ilginç bir yer tutmakta, bir endüstrinin aynası sayılmaktadır, günden güne akademik düzeyde de önemsenen, popüler kültürün içinde bir yer edinen tür sinemasının bir bel kemiği olarak. Nur Onur, bu çalışmasında, B sinemasının "ne olduğunu" karşılaştırmalı bir şekilde açıkladığı gibi tür sinemasının anatomisini çizmekte, örnekler üzerinde durmakta, yönetmenlerini bize tanıtmaktadır. Sinema literatürümüzde bir ilk olan bu kitap -başkaca yazarların görüşleri ile bir arada- araştırmacılara bir kaynak teşkil ettiği gibi tür sineması meraklılarına, kült filmlerinin sevdalılarına ilk elden bir malzeme sunmaktadır. Giovanni Scognamillo (Arka Kapak'tan)



Sinema Sanatı
Elie Faure
Derleyen : Metin Gönen
Es Yayınları, Yayınevi Genel Dizisi
118 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 14x20cm
İstanbul, Aralık 2006, 1. Basım
ISBN: 9758716654

Bir Sinema Tutkunu: Elie Faure
Bir düşünürün, bir şairin veya bir sinemacının unutulmuşluğunun bedeli tarih için, uygarlık için, kültür dünyası için ve bazen de o birey için ağır olabilir. O bedel bazen ödenemeyecek boyutlara ulaşabilir...
Gönen, sinema tarihinin sanatsal yükselişine tanıklık eden yıllar üzerine en önemli yazılardan bazılarını bırakmış olan Faure'u dilimize kazandırarak, ortak geleceğimizde beceri ve başarı şansımızı arttıran bir yapıtın ortaya çıkmasını sağlıyor. Bir bilinmeyeni bilinir, bir ulaşılmazı ulaşılır kılıyor. Sözün kısası, ilgi ve bilginiz ne düzeyde olursa olsun; sinemanın tarihinden kuramlarına uzanan, Chaplin ve Godard üzerine yeni ipuçları sunan çözümlemeleri barındıran, değeri tartışılmaz bir yapıtla karşı karşıyayız. (Tanıtım Bülteninden)



Bir Sinema Yazarının Günlüğünden Aykırı Notlar
Agah Özgüç
Düzeltmen : Senem Kale
+1 Kitap / Sinema Kitaplığı - Renkli Türkçe Dizisi
Türkçe, Renkli, Resimli
189 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 21 cm
İstanbul, Ağustos 2006, 2. Basım
ISBN: 975606319X

Muzaffer Tema'nın Türkiye'de oyndaığı filmlerin Amerika'da bir bakkal dükkânında bulunması, Fikret Hakan'ın 'kovduğu zaman haysiyetli olup gidecek' bir menajer aramasının nedeni, Öztürk Serengil'in oynadığı 267 filmin esrarı, Ayten Çankaya'yı film çekiminde öpmenin bedelinin 10 Lira olması, Metin Erksan'ın kurduğu 'Sinema Çetesi'nin nasıl sona erdiği, sahneye çıkan ilk Türk kadının neden Afife Jale olmadığı, Arzu Okay'ın film setindeki 'isyan'ı, Salâh Birsel'in neden 'Yıldız Cimrisi' bir film eleştirmeni olduğu, Sovyet yazar Anbiyeviç Hüseynov'un, "Yılmaz Güney ve Yaşam Sanatı" kitabında yaptığı yanlışlar...
Türk sinemasının en güçlü belleklerinden biri olan Agâh Özgüç'ün kaleminden, heyecan ve mavera dolu 'Bir Yeşilçam Tarihi'...
Kısacası Türk sinemasında yaşanmış en 'artistik', en 'şık' ve en 'sıra dışı' Yeşilçam hikâyeleri... (Arka Kapak)



Yanlış Anlaşılmış Filmler
Osman Cavcı
Parantez Yayınları
152 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14x20 cm
İstanbul, Nisan 2006, 1. Basım
ISBN: 9752810489

70'li yıllardan günümüze erotik, avantür, western, seks, komedi...
Kültleşmiş, kültleşecek filmler...
Mizahi bir dille, sevecen bir bakışla, anılarla süsleyerek yanlış anlaşılmış filmleri doğru anlamamız için bir klavuz...
Osman Cavcı, zamanında anlaşılmamış filmlere yeniden bakıyor... (Tanıtım Bülteninden)



Sinema Dedi ki...
Ülkü Tamer
94 sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 21 cm
İstanbul, Kasım 2006, 1. Basım
ISBN: 9756063319
Renkli, Özel Basım

Ülkü Tamer'den İlginç Bir Çalışma...

Ülkü Tamer, Sinema Dedi Ki kitabında, 104 yıllık bir sinema geçmişi olan Hollywood filmlerindeki oyuncu, yapımcı, yönetmen ve eleştirmenlerinin en çarpıcı değerlendirmelerini bir araya getiriyor.

Hollywood: Norma Jean Mortinson'un Marilyn Monroe'ya dönüştüğü, James Stewart'ın Oscar'da ödül alırken en yakın arkadaşı Gary Cooper'ın hastanede ölmek üzere olduğu dahası Ava Gardner'ın,"... herkes durmadan öpüşüyor. Zaten öpüşmeseler, birbirlerinin boğazına sarılacaklar," dediği yer.

Sinema Dedi Ki, şenlikli olduğu kadar hüzünlü de olabilen klasik Hollywood filmlerine Ülkü Tamer'den yakın plan bir bakış.
(Tanıtım Yazısından)



Sinema Dersleri
Türk Sineması'nın Ustalarından
Pınar Tınaz Gürmen
320 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 14 x 20 cm
İnkılap Kitabevi, İstanbul, Eylül 2006, 1. Baskı
ISBN: 9751024943

"Türk Sineması'nın Ustalarından Sinema Dersleri" yedinci sanat tutkunlarına, sinemayı meslek olarak seçmek isteyen gençlere ve Türk sinemasının renkli tarihinde heyecanlı bir yolculuğa çıkmak isteyen herkese, eşi bulunmaz bir fırsat sunuyor. Her biri kendine has üslubu ile sinemamıza birbirinden güzel filmler kazandırmış olan Halit Refiğ, Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Ömer Kavur, Yavuz Turgul, Sinan Çetin, Yavuz Özkan, Feyzi Tuna, Ali Ozgentürk ve Orhan Oğuz bu kitapta sizlerle buluşuyor, deneyimlerini, ideallerini, sinema anlayışlarını, dünya örüşlerini ve tadına doyulmaz anılarını paylaşıyor. Genç yönetmen adayları, sinemamızın ustalarıyla olan randevunuzu kaçırmayın!..." (Arka Kapak)



Sinema Dersleri
Sergei Mihailoviç Eisenstein
Türkçesi : Engin Ayça
192 sayfa, 1. Basım, Ekim 2006
ISBN: 9944-916-53-6

Sovyetler Birliği'nin en büyük sinemacılarından Sergei Mihailoviç Eisenstein'ın "Sinema Dersleri'', öğrencisi Vladimir Nijni'nin derslerde tuttuğu notlardan oluşuyor. Eisenstein'ın sinema eğitimi verdiği öğrencilerle soru-cevap yöntemi üzerine kurulan kitap, sahne tasarımı tekniklerinden, bir kitabın ya da öykünün filme nasıl aktarılacağından, sahneye koyma, sahne üzerinde planlama, çekim teknikleri ve oyunculuk gibi sinemasal sahneleme üzerine derslerden oluşuyor. Sinema yönetmenliğinden önce hem ABD'de hem de SSCB'de dekor hazırlayan, sessiz ve sesli sinema dönemlerinde mesleğin tozunu yutmuş Eisenstein'ın derslerinde öğrenciler, usta yönetmenin sinemaya kazandırdığı yenilikleri öğrenmenin yanı sıra, Eisenstein'la birlikte Balzac'ın "Goriot Baba''sından Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza''sına, Haiti'deki ayaklanmayı anlatan "Dessalines''den "Potemkin Zırhlısı''na, sahnelemenin senaryolaşma aşamalarını, çerçevelerin kullanımını deneme-yanılma yöntemiyle öğreniyorlar.



Fellini
Giovanni Grazzini
176 sayfa, 1. Basım, Ağustos 2006
ISBN: 9944-916-37-4

Sinemaya Rossellini'nin yanında ve bir senarist olarak atılan, önce yeni-gerçekçiliği benimseyip daha sonra imgeler ve fantezilerle dolu bir anlatım tarzını kendine daha yakın bulan ve 'anıların sinemacısı' diye de bilinen İtalyan film yönetmeni Fellini, ''Corriere della Sera''nın sinema eleştirmeni Giovanni Grazzi'nin ustaca yönlendirdiği bu söyleşi kitabında, çocukluğundan Mastroianni'yle dostluğuna, çıraklığından Roma hayaline kadar sinemaya ve hayata dair görüşlerini gözler önüne seriyor...
İşte, ''Sekiz Buçuk'', ''Amarcord'', ''Tatlı Hayat'', ''Cabiria Geceleri'' ve ''Ve Gemi Gidiyor''un gibi filmleriyle sinemanın unutulmaz isimleri arasında yer alan Federico Fellini...



Kadın, İslam ve Sinema
Orijinal İsmi : Women, Islam and Cinema
Gönül Dönmez Colin
Çeviri : Deniz Koç
Sinema Dizisi
Agora Kitaplığı, İstanbul, Şubat 2006, 1. Basım
144 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 15 x 23 cm
ISBN: 9944916005

Gönül Dönmez-Colin'in kadın, İslam ve sinema arasındaki sorunlu ilişkiyi ele alıp değerlendirdiği bu kitabı, İslamiyet'in hâkim din olduğu ülkelerin sinemasında seyirciler, imgeler ve imge-oluşturucular olarak kadınların rolünü araştırıyor. Colin, aldatılıp namusu kirletilen köylü kız ile, aile, yıkıcı kötü kadın gibi sinemasal arketipleri ortaya koyduktan sonra, feminist film eleştirmenlerinin sadece erkek dikizciliğini tatmin etmeye yaradığını vurguladıkları tecavüz sahneleri gibi tartışmalı öğelere işaret ediyor.
Yazar ayrıca, dişilik mitleri, çokeşliliğin onaylanması, fahişelik, erkek çocuk saplantısı ve kadınları anne-eş-kız olarak resmeden en yaygın klişeleri sorguluyor. Türk, İranlı, Pakistanlı, Bangladeşli, Kazak ve önemli filmleri ışığında, İslam dünyasındaki kadınlar ve bu kadınların sinemada yer alış biçimlerini bütünlüklü bir buluşla okuyucuya aktarıyor... (Tanıtım Yazısı'ndan)



Kurbağa Yağı Satıcısı
Akira Kurosawa
Türkçesi : Deniz Egemen
240 sayfa, 1. Basım, Temmuz 2006
ISBN: 9944-916-31-5

Akira Kurosawa, ''Raşomon'', ''Yedi Samuray'', ''Ran'', ''Kagemuşa'' ve ''Düşler'' adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman 'insanlığın büyük serüveni'ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin 'otobiyografi gibi bir şey' diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto'dan öğrendiklerini, kurbağanın ayna kaplı bir kutuya konduğunda kendi görüntüsünü değişik açılardan seyrederken hayretler içinde salgıladığı sıvının 3,721 gün bir söğüt dalıyla karıştırılarak kaynatılmasıyla elde edilen 'harika iksir' kıvamında diye tanımladığı sinemasını bir masal tadında anlatıyor... İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceğini anlayan bir ulusun, toplu harakiriyle 'Yüz Milyonun Onurlu Ölümü'ne hazırlandığı bir ülkede büyüyüp, ''Ağustos'ta Rapsodi'' gibi hümanizm başyapıtları çıkartan bir yönetmenin hikâyesi...



Theo Angelopoulus
Dan Fainaru
Türkçesi : Mehmet Harmancı
199 sayfa, 1. Basım, Şubat 2006
ISBN: 9944-916-01-3

"Benim sinemam, epiktir; öyküdeki kişiyi tarihsel bir bağlama yerleştirir. Karakterleri hayattakinden daha büyük olan Brecht'te olduğu gibi, tarihin ya da fikirlerin taşıyıcısı olan benim karakterlerim de analiz edilmezler, Bergman'ınkiler gibi işkence çekmezler. Çok daha insancıldırlar. Kayıp şeyleri ararlar, arzu ile gerçek arasındaki kopuşta kaybolmuş şeylerin peşindedirler."
"Çok eski olmayan bir zamanda, dünya tarihi arzuya dayanıyordu: dünyayı şöyle ya da böyle değştirme arzusuna. Şimdi, hazin bir yüzyılın sonuna geldiğimizde bu arzuların gerçekleşmediğini görüyoruz. Tarih şimdi suskun. Sessizlik içinde yaşamak çok güç olduğundan, hepimiz cevapları kendi içimizde arıyoruz. Yine de sinemanın -benim anladığım şekliyle, yaşadığımız çürüyen dünyaya belki de son direniş formu olan sinemanın- amacı, üstü örtülemez tarihsel gerçekleri, masumların gözleri önüne serme çabasından ibarettir."
Dan Fainaru'nun derlediği bu kitapta, ünlü Yunan yönetmen Theo Angelopoulus'la tek tek her filmine dair, farklı dönemlerde yapılmış röportajları okuyacaksınız.



Sessiz Sinema
Nilgün Abisel
De Ki Yayınları / Sinema Tarihi-Kuramı Dizisi
Türkçe, 256 Sayfa, 1. Hamur, Ciltsiz, 14 x 21 cm
Ankara, Ekim 2006, 1. Basım, Resimli
ISBN: 9789944492027

Dünyanın her köşesinde insanlar, yüzyıldan fazla bir süredir film seyretmeye gidiyor. Yaşamdakine benzer -ya da çok farklı- görüntülerin karanlık bir ortamda, beyaz perde üzerinde belirivermesi herkese cazip geliyor. İzleyicinin talebini ve beklentisini karşılamak üzere çok büyük yatırımlar yapılıyor, paralar harcanıyor, on binlerce sanatçı ve teknisyenin çabalarıyla filmler çekiliyor. Sinema, dünyanın sayılı üretim sektörlerinden biri olurken, filmsel anlatım, "film dili", film seyretmenin etkileri, filmin taşıdığı anlamlar gibi konular birçok sanatçı ve düşünürün ilgisini çekiyor. Seyirciler ise, filmlerdeki karakterlerin dünyasına katılıp eğleniyor, öğreniyor, duygulanıyor; bazen tarihin derinliklerine yolculuk yaparken, bazen günün farklı kültürleriyle tanışıyor; bazen hayvanlar âleminden uzayın sonsuzluklarına dek uzanan çeşitli mekânlarda maceradan maceraya koşarken, bazen kendi dünyalarını perdede görüyor, yaşamlarını sorguluyor, düşünüyor, etkileniyor. (Tanıtım Bülteninden)



Ustasız Usta Atıf Yılmaz
Burçak Evren
Dünya Kitle İletişim Vakfı'nın Yayınları
336 sayfa / 2006



Biyografya 6
Türk Sinemasında Yönetmenler
Türkçe, 238 Sayfa, 2. Hamur, Ciltsiz, 15 x 24 cm
Bağlam Yayınları / Biyografya Kitap Dizisi
İstanbul, Mart 2006, 1. Basım
ISBN: 9758803573

Derleme
Halit Refiğ
Hasan Akbulut
Savaş Arslan
S. Ruken Öztürk
Canan Uluyağcı
Kurtuluş Kayalı
Mansur Beyazyürek
Aslı Selçuk
Hülya Uğur Tanrıöver
N. Aysun Yüksel
Gülper Refiğ
Tuna Yılmaz

İçindekiler
Sinema Yönetmenlerine 'Yakın Plan' Yaklaşım / Ayşegül Yaraman
Siemamızın Büyük Ustası Lütfi Akad'a Öznel Bir Yaklaşım / Halit Refiğ
Koza'dan Uzak'a Bir Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan / Hasan Akbulut
Milli Sinema, Milli Televizyon: Yüksel Çakmaklı / Savaş Arslan
Zeki Demirkubuz Sineması / S. Ruken Öztürk
Bir Toplusa Güldürü Ustası: Ertem Eğilmaz / Canan Uluyağcı
Ülke Gerçeğini Sosyal , Kültürel ve Tarihsel Çerçevede Özgün... / Kurtuluş Kayalı
Ülke Gerçeğini Sosyal, Kültürel ve Tarihsel Çerçevede Özgün... / Kurtuluş Kayalı
Bir Aanat Bağımlısı: Muhsin Ertuğrul / Mansur Beyazyürek
Ardından Ömer Kavur: İnsan, Yönetmen, Yolcu / Biyografya
Yeşilçam'da Bir Yönetmen, Bir Kadın / Hülya Uğur Tanrıöver
Hayata Anlam Katma Çabasında Bir Yönetmen: Ferzan Özpetek / N. Aysun Akıncı Yüksel
Eşim Halit Refiğ / Gülper Refiğ
Atıf Yılmaz (1926 - ) / Tuna Yılmaz



SEKANS Sinema Kültürü Dergisi 6
Boyut: 16,5 x 23,5 / ithal kitap kâğıdı / 111 sayfa
Yayın Tarihi : Mart 2006
ISBN: 13054309










Altyazı Aylık Sinema Dergisi
50. Sayı Özel
Kolektif
A - A Yayınevi / Düşünce Kitapları Dizisi

İmtiyaz Sahibi: Mithat Alam, Yamaç Okur
Genel Yayın Yönetmeni: Fırat Yücel
Grafik Tasarım: Eser Yazıcı

İçindekiler
altyazı'dan
haberler
ayın filmleri
Söyleşi / Togan Gökbakar
25. İstanbul film festivali dosyası
festivalden öneriler
söyleşi / Nicolas Roeg
kapımı çalma sakın
söyleşi / Wong Kar Wai
söyleşi / Per Fly
festivallerden
davetsiz misafir
kısa metraj / festivallerden
kısa metraj / söyleşi / Mehmet Bahadır Er
E ile T
görüntü
DVD
50. sayımıza özel
box office
yıldız tablosu

Türkçe
112 s. -- Kuşe -- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, Nisan 2006, 1. Basım
ISBN: 1303426X
Resimli, Renkli