2001



Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler 1-2
Yayına Hazırlayan : Deniz Derman
Derleyenler : Melis Behlil, Övgü Gökçe
Bağlam Yayınları
210 ve 230 sayfa / İstanbul - 2001

Bu ay tanıtacağımız kitaplar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema-TV Bölümü ve British Council, İstanbul işbirliğiyle 1999 ve 2000 yıllarında gerçekleştirilen konferansların metinlerinden oluşuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema-TV Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Nabi Avcı'nin da belirttiği üzere "Türk sinemasına bakmak üzere ortak bir dil aramak" üzere düzenlenen konferanslarda ülkemizdeki geçmişi pek de eskiye dayanmayan Film Araştırmaları alanında Türk sineması üzerine çalışmaları teşvik etmek ve de hali hazırda çalışan eski, yeni akademisyenleri ve yazarları bir araya getirmek amaçlanmıştı. Bu konferanslarda sunulan makaleler ve araştırmalar geçtiğimiz yıl içerisinde Bağlam Yayınları tarafından "Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler 1-2" olarak iki cilt halinde yayınlandı. Kitapları yayına hazırlayan Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanı Deniz Derman konferansların amacını şöyle açıklıyor:

"Ülkemizde Türk Sineması üzerine yapılan araştırma ve çalışmalara alternatif bakışlar getirerek zenginleştirmek ve konu üzerinde çalışan veya çalışmak isteyen insanların bir araya gelip karşılıklı etkileşim içinde fikirlerini paylaşabilecekleri ortak bir platform oluşturmak."

1999 Haziran'ında düzenlenen ilk konferanstaki sunumlardan derlenen birinci kitap, Nevena Dakovic'in "Balkanlar" ve John Hill'in "Hollywood Gerçeği ve Globalleşme Cağında Ulusal Sinemalar" başlıklı makaleleriyle başlıyor. Derlemedeki diğer yazılar da konferans programını takip ederek, Sinemalara Dair, Sömürgecilik ve Ötesi, 1960'lar Popüler Sinemasının Yükselişi ve Düşüşü, Dışarda(n) Türkiye ve Türk Kitsch'i ve Camp'i gibi başlıklar altında toplanmış. Genç akademisyen ve sinema yazarlarının çalışmalarını da içeren derlemede bir çok tanıdık isimle de karşılaşıyoruz. Deniz Derman, Selim Eyüboğlu, Fatih Özgüven, Arus Yumul, Kaya Özkaracalar, Melis Behlil, Bige Akdeniz ve Murat Mıhçıoğlu bu isimlerden sadece bir kaçı. Fatih Özgüven'in Türk sinemasının genel durumu üzerine yaptığı değerlendirme ve Deniz Derman'ın Turgut Etingü'nün "Ebediyete Kadar" adlı filmi üzerine yaptığı inceleme kitapta dikkati çeken çalışmaları oluşturuyor. Selim Eyüboğlu ise "Arkadaş", "İki Kadın" ve "Düş Gezginleri" filmlerinden başlayarak 90'ların başarılı filmlerinden "Eşkıya" ve "Propaganda" ya kadar Türk sinemasında 'kadın" metaforunun izini sürüyor.

2000 yılında yapılan konferanstan derlenen ikinci kitap ise "Türk Sineması, Ama Hangisi?", "Türk Sineması'na Alternatif Bakışlar" ve "Türk Sineması'nda Dönemler" ana başlıkları altında toplanan sunumlardan oluşuyor. İlk kitaptan farklı olarak Savaş Arslan, Feride Çiçekoğlu, Tuna Erdem, Nezih Erdoğan, Z. Tül Akbal Sualp ve Övgü Gökçe gibi başka tanıdık isimlerle karşılaşıyoruz bu ikinci konferans derlemesinde. "Sinemanın Aldığı Biçimler" konu başlığı altında, Feride Çiçekoğlu'nun Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanını sinema dili üzerinden okuması ilgi çekici, disiplinlerarası incelemelerden birini oluşturuyor. Aynı konu başlığı altında Deniz Derman, Halit Refiğ'in filmlerinde dikkatten kaçan matematiği ve yasak aşk üçgenlerini film kareleri üzerinden gösteriyor. Ama bence kitapta yer alan en ilginç sunumlar "Yeniden, Ama 'Bize Göre' Yapımlar/Çevrimler" bölümünde yer alıyor. Savaş Arslan'ın Hollywood'tan uyarlama/çevirme "Şeytan" filmi incelemesi ve Melis Behlil'in Türk sinemasındaki tek Hamlet uyarlaması olan "İntikam Meleği" filmi üzerine yaptığı çalışma bu bölümde bulunuyor. Kitabın janrlara ayrılan bölümünde ise 'Film Noir'dan dışavurumculuğa, rock'tan arabeske sinemamız üzerinde etkili olmuş değişik kaynaklar ele alınıyor.

Konferanslardaki sunumlar arasından kitaplarda yer alacak metinlerin seçimi konusunda uygulanan titizlik, derlemeleri diğer sıradan konferans seçkilerinden farklı bir noktaya oturtuyor. Bu sayede metinlerin toplamı belli bir seviyenin üzerinde kalmayı becerirken, ara başlıklar sunumların ortak noktalarına işaret ederek daha kolay ve keyifle okunmalarını sağlıyor. Özellikle genç araştırmacı ve akademisyenlerin daha deneyimli olan bir üst nesille buluştuğu bu toplantıların derlenerek kitaplaştırılması bundan sonraki konferans katılımcılarına da yol gösterici olacaktır. Türk sineması üzerine kaynak bulamamaktan şikayet eden ve alandaki yeni çalışmaları takip etmek isteyen sinema meraklılarının da mutlaka kütüphanelerinde bulundurmaları gereken kitaplar bunlar. Zümrüt Burul



DÖVÜŞ KULÜBÜ (Fight Club)
Yazar : Chuck Palahniuk
Çeviri : Elif Özsayar
Ayrıntı Yayınları / Yeraltı Edebiyatı Dizisi
208 sayfa / İstanbul - 2001

1999'da Jim Uhls'un senaryosuyla David Fincher tarafından sinemeya uyarlanan Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk'un ilk romanı. Palahniuk, 1996'da yazmış olduğu romanda, kesme ve tekrarlardan oluşan bir anlatım oluşturmuş. Yazarın, parça parça zaman dilimlerinden kurguladığı, keskin bir kara-mizah ve alaycılıkla bezeli hikayesi, tuhaf bir sürükleyiciliğe sahip. Palahniuk'ın dili, ancak bol kesmeli ve parçalı bir kurgu anlayışına sahip bir filmde yansıtılabilirmiş ve Fincher bunu layığıyla başarmış. Kitabın filmden ayrı olarak, tüketim toplumunun birey üzerinde yarattığı çıkmazlardan çok, ölüm teması üzerinde yoğunlaştığını söylemek doğru olur (iki olgunun yıkım teorisiyle birbirine bağlandığını unutmadan). Palahniuk sanki gündelik hayatının temposunda kaybolan insanlara ölümün varlığını hatırlatmak istercesine, romanın her sayfasında ölüm, çürüyüş ve yok oluş kavramlarının izini bırakmış. Dövüş Kulübü, "ciddi" konulara "alaycı" bir üslupla değinen, okurunu kendine dönüp soru sorması için dürtükleyen zekice yazılmış bir roman... F.Y.



Gülünç Yücenin Sanatı: David Lynch'in Kayıp Otobanı Üzerine
Om Sinema
80 sayfa / İstanbul - 2001

Mulholland Çıkmazı ile tekrar gündeme gelen David Lynch üzerine daha önce yayımlanmış ilginç bir inceleme Gülünç Yücenin Sanatı. Son yıllarda çeşitli popüler kültür öğelerine Lacan'ı temel alarak yaptığı açımlamalar üzerinden adına sık sık rastladığımız Sloven düşünür Slavoj Zizek, tahmin edebileceğimiz gibi, çok kesitli, çok boyutlu Lynch filmlerine dokunmadan edememiş. Lynch'in, kişi ve olmayı arzu ettiği kimliğine el attığı Kayıp Otoban, Zizek'in kısa ama öz açımlamasının ana ekseni. Ancak düşünür, Lynch anlatısının labirenti üzerine gitmek için yönetmenin öbür filmleriyle de pek çok karşılaştırma yapmayı ihmal etmemiş. Yüce gerçekliği anlamak için yapıbozuma uğrattığımız öğelerin, içinde oynadığımız bu gerçekliğin bölünmüşlüğünü, kendini doğrulamak için kullandığı şeylerle kendi çürümüşlüğünü nasıl ele verdiğini Lynch, bu filmiyle bize bir kere daha hatırlatır. Zizek'in okuması Lynch'i tanımak isteyenlerin şimdilik uzak durması, Lynch hayranlarının da Kayıp Otoban'ı bir kez daha, Zizek'le birlikte düşünmek için mutlaka edinmesi gereken bir kitap... Z.B.



SİNEMA DERSLERİ
Yazan : Sergey Eisenstein
Çeviri : Engin Ayça
Öteki Yayınları
230 sayfa / Ankara - 2001

'Sinema Dersleri' Sovyetler'in büyük sinema ustası Sergey Eisenstein'ın 1928-1932 yılları arasında sinema eğitimi planı ve ders programı çerçevesinde yayımlanmış bir kitap. Bu kitapta, öğrencilerinden Vladmimir Nijini'nin derslerde tuttuğu notlara başvurulmuş. Kitap, Sergey Eisenstein'la öğrencileri arasında soru-cevap yöntemiyle gelişir. Kitapta, Eisenstein öğrencilerine Potemkin Zırhlısı'ndan örnekler vererek sinemada kullandığı yeni yöntemleri göstermiş ve film yönetmenliğinin bilimsel bir kuramını oluşturmaya çalışmıştır. Derslerde ilk önce sahneye koyma, sahne üzerinde planlama, aksiyonun 'yakın çekimleri', oyuncuların yorumları ve ışıklandırma gibi daha çok teatral öğeler üzerinde durulurken; daha sonra sinemasal sahnelemenin önemi gösterilmiş. Kitapta "Haiti Adasındaki ayaklanma öyküsünden ('Dessalines') alınan bölüm üzerinde yapılan çalışma, sahnelemenin senaryoya dönüştürülmesinin somut bir örneğiydi, F.M Dostoyevski'nin Prestuplenier Nakazanie (Suç ve Ceza) romanından alınacak bir bölüm de sahnelemenin çerçevelerin sınırları içinde yerleştirilmesi için uygun bir örnek olabilecektir." (s. 123) diyen Einsenstein, teorilerini çeşitli hikâyeleri kullanarak öğrencileriyle yaptığı deneme-yanılmalarla uygulamaya geçirir ve bu, bizim de okuyucu olarak sinemanın sahneleme aşamalarını görmemizi sağlar. Bu kitap özellikle sinemaya yeni başlayacak olanların başvuracağı çok önemli bir kaynak... Ö.G.



ADINI UNUTAN ADAM
Cüneyt Arkın, Kabalcı Yayınları, 2001, 246 sayfa

Cüneyt Arkın'ın 'Adını Unutan Adam' isimli kitabını alışageldiğimiz türden bir anı kitabı olarak nitelendirmek oldukça zor. Nitekim Cüneyt Arkın'ın kitaba vermeyi uygun gördüğü isim bile, daha en baştan okuyucunun (aslında kitabın her aşamasında Cüneyt Arkın'ın da) kendisine bu kitabın asıl yazarının kim olduğu sorusunu sormasına yol açıyor. Cüneyt Arkın, kitap boyunca hepimizin 'çok iyi' bildiği "Cüneyt Arkın"ı tartışıyor. Kitapta yer alan olayların aktarılış biçimi, okuyucuyu ister istemez 'acıklı' bir film dünyasının içindeki bir aktörün, bir insanın, 'acıklı dramı'na tanıklık etmeye zorluyor. Neredeyse Cüneyt Arkın'ın "Beni siz yarattınız!" değil, "Beni siz tekrar tekrar yarattınız ve öldürdünüz, ben de bu konuda elimden geleni yaptım!" diye bağırdığını duyar gibi oluyorsunuz. 'Adını Unutan Adam', yalnızca kültürel hayatımızın çok önemli bir parçası olan Cüneyt Arkın'la değil, kendi başına "Türkiye'li olmak"la da ilgili bir kitap. Kalbi sağlam olanlara... (Ö.G.)



Sinema Yazıları
Paul Rotha, Richard Griffith
İzdüşüm Yayınları; Şubat 2001

Paul Rotha ve Richard Griffith'in kitabı 'Sinema Yazıları', iki bölümden ('Kuramsal Yazılar' ve 'O Zamandan Beri Sinema') oluşuyor. Analizi en zor sanatlardan biri olan sinemanın genel ve özel amacına değinilen kitapta Amerikan, Fransız, İngiliz, Alman ve diğer ülke sinemalarının konularına, yönetmen, yazar ve yapımcılarına yer veriliyor.



Halit Refiğ: Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler
Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler
İbrahim Türk , Kabalcı Yayınevi , 2001

Kabalcı Yayınevi'nden geçtiğimiz ay çıkan "Halit Refiğ: Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler" kitabı, Halit Refiğ'in kişisel dünyasını, sinemasını ve onun gözünden Türk sinemasının tarihinin belli bir dönemini yansıtması açısından ülkemizdeki sinema yayımcılığı alanına önemli bir katkı. Yurtdışında örneklerine sıkça rastladığımız bir yöntemle oluşturulan eser vesilesiyle kitabı hazırlayan İbrahim Türk, yönetmen Halit Refiğ ve yayıncı Mustafa Küpüşoğlu ile görüştük.

Truffaut'nun Hitchcock'la yaptığı söyleşilerin kitabını bilirsiniz. Bizde de Afa yayınlarından bir çevirisi yayımlanmıştı. İki usta yönetmenin sinema üzerine konuşması, Truffaut'nun en merak edilen soruları sorması, Hitchcock'un bu soruları sabırla yanıtlaması, Hitchcock sineması üzerine birinci ağızdan en önemli eseri kazandırmıştı sinemaseverlere. Yakın zamanda Jerry Maguire ve Almost Famous filmlerinin yönetmeni Cameron Crowe benzer bir çalışmayı Billy Wilder ile gerçekleştirdi. Örnekler çoğaltılabilir: Woody Allen ile yapılmış olanı vardır, Fellini'yle, Bergman'la yapılmış olanı vardır. Bizde de Alim Şerif Onaran, Lütfi Ömer Akad'la yaptığı konuşmaları kitaplaştırmıştı.

Bir yönetmenle yapılmış, kitap boyutunda bir söyleşi dizisinin son örneği İbrahim Türk'ün hazırladığı "Halit Refiğ: Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler" kitabı oldu. Yazar İbrahim Türk kitapta, Refiğ'le yaptığı konuşmaları çeşitli başlıklar altında tasnif ederek okurun işini de bir hayli kolaylaştırmış ve sinema tarihimizin bu çok yönlü kişiliğine ışık tutan kaynak bir kitabın ortaya çıkmasını sağlamış. Bu defa biz sorduk, o yanıtladı… Söyleşi: Ayşegül Koç



TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü
Ali Kemal SUNAL
Om Yayınevi, İstanbul



Düşen Yapraklar Geçen Yıllar
Atilla Dorsay
Remzi Kitabevi
ISBN : 975140782-6
Basım Tarihi : Mart 2001

"Işıklar söner, beyazperde görüntülerle türlü-çeşitli renklere bürünür. Ve film başlar... İşte o an dikkatli olun... Çünkü ışıklar sönüp görüntünün egemenliği başladığında her şey olabilir. Bir film boyunca çok şey ya da her şey değişebilir. Bir filmle hayatınız değişebilir. Dikkat edin, ayağınızı denk alın..."

Atilla Dorsay, bu kitapta başta Sinema dergisi olmak üzere, çeşitli dergilerde yazdığı o unutulmaz yazılardan bir bölümünü önümüze getiriyor.



Kemal Sunal : Film Başka Yaşam Başka
Feriha Karasu GÜRSES
İstanbul : Sel Yayıncılık



Türk Sinemasında Cinselliğin Tarihi
Agah ÖZGÜÇ
Parantez Yayınları; İstanbul



Kemal Sunal Çocukken
Nuran TURAN
Önel Yayıncılık, İstanbul



Yeni İnsan, Yeni Sinema Sayı: 9
Kolektif Gelenek Yayınevi
Nazım Kültürevi Kitaplığı, İlkbahar 2001



Yeni İnsan, Yeni Sinema Sayı: 8
Kolektif Gelenek Yayınevi
Nazım Kültürevi Kitaplığı, Ocak 2001



Sinema Yıllığı
7. Sinema Yıllığı 1999/2000
250 Sayfa

Sinema tarihimizle ilgi görsel ve yazılı kaynak boşluğu çektiğimiz ve elde mevcut olan kaynakların da tutarsızlıklar içerdiği ülkemizde, küçük bir ölçüde de olsa bu boşluğu doldurabilmek amacıyla TÜRSAK, bir yılın sinema olaylarının yanı sıra, sinema ile ilgili bilgileri derleyen bir başvuru kaynağı oluşturmak amacıyla Sinema Yıllığı’nın ilkini 1993 yılında yayına hazırladı.



Adalet Cimcoz Bir Yaşam öyküsü Denemesi
Mine SÖĞÜT
Yapı Kredi Yayınları, İstanbul



Televizyonu Anlamak
Erol Mutlu
Gündoğan Yayınları, İletişim Dizisi
340 Sayfa, 3. Hamur
Ankara, 1991
ISBN: 975-520-017-7



Gerçeğin Değişkenliği
Halit REFİĞ, Kemal TAHİR
Ufuk Kitapları, İstanbul



Basın - Yayın Mevzuatı
Kolektif
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2001, 1. Hamur



Renk Renk Sinema
Yazar : Abdurrahman Şen
Adam Yayınları
352 sayfa, Ekim 2001.

Altı yıldır Beyoğlu Belediyesi'nde Kültür ve Sanat Danışmanlığı görevini yürüten Abdurrahman Şen'in Türk sinema dünyasının değişik isimleri ile Zaman gazetesi ve Kültür Dünyası dergisi gibi yayınlar için yaptığı söyleşiler Renk Renk Sinema adlı kitapta toplandı. Önsözünü Giovanni Scognamillo'nun yazdığı kitapta Türk sinemasından bir çok önemli isim arasında kimler yok ki: Müjde Ar, Halit Refiğ, Rutkay Aziz ve daha pek çoğu. Kitaptaki her söyleşinin başında, söyleşinin yapıldığı kişinin bir fotoğrafı, geçmişi ile ilgili bilgiler ve yazarın kişi hakkındaki düşünceleri yer alıyor. Kitabın en önemli özelliği, Türk sinema yazınındaki söyleşi eksikliğini doldurmaya yönelik ender çabalardan biri olması ve sinema üzerine farklı bakış açılarını, değişik ağızlardan bize sunmasıdır. Sorularında ağırlığı taşıyan noktalar, genel olarak Türk sinemasının sorunları ve sinemamız adına yapılması gereken çalışmalar. Ancak yazarın kendi hayat görüşünün soruları formüle ediş tarzını fazla etkilemesine izin vermesinden dolayı, söyleşiler belli noktalarda kilitlenip söyleşi yapılan kişiden çok Abdurrahman Şen'in kendi görüşlerini ön plana çıkardığı metinler haline dönüşmüş. Sinema için fazla ideolojik bulduğu İslami ve İslamcı sinema tabirleri yerine Beyaz Sinema kavramını geliştiren Şen, söyleşilerinde bu konuya da ağırlıklı yer vermiş. Bunların yanı sıra Şen'in akıcı dili ve anlaşılır üslubu kitabı kolay ve keyifle okunan bir söyleşiler toplamasına çevirmiş. Türk sinemasına farklı bir bakış açısıyla bakmak ve Beyaz Sinema kavramı hakkında bilgilenmek isteyenlere... Z.B.