|
Kovboy Filmi Türü
Kovboy filmi türü, ayrı bir tür olarak değil de, destan türünün bir çeşidi
olarak ele alınabilir; çünkü gerçekte kovboy filmi türü, gecikmiş bir destan
türüdür: Yepyeni, bilinmedik bir anakarada (kıtada) 18. yüzyıl ortalarından
sonra destan koşulları altında ortaya çıkan olayları ele alır. Ne var ki, en
azın dan iki nedenden, kovboy filmi türünü başlı başına bir tür olarak ele almak
daha yerinde olur. Birincisi, destan niteliği taşımayan kovboy filmlerinin de
bulunuşu; ikincisi, kovboy filmlerinin yalnız bir ülkeye, Amerika’ya özgü oluşu.
Kovboy filminin, ortaya çıktığı ülkedeki adı «western» dir. Bu ad, türün
içeriğini çok iyi anlatır. «Western» batıya özgü, batıyla ilgili anlamına gelir.
Buradaki batı, Kuzey Amerika anakarasının batısı, hatta uzak batısıdır (Far
West). Bilindiği gibi, Kuzey Amerika’ya Atlantik ötesinden göçler başlamadan
önce burada yalnız Kızılderililer yaşıyorlardı; ilk göçmenler ve bunlara
sonradan katılanlar ise, anakaranın en doğusuna, Atlantik kıyısına
yerleşmişlerdi. Ancak 18. yüzyılın ortalarına doğrudur ki, anakaranın içlerine
doğru, sonra da gittikçe daha batıya yerleşme başladı. İşte kovboy filmi türünün
en kısa ve açık tanımı, bu batıya doğru yayılma sırasındaki olayları konu alan
film türü diye yapılabilir. Bu batıya yayılma, yüzyılımızın başına dek uzanmış,
bu arada birçok olay ortaya çıkmıştır. Bu olaylar bir destan havasına
bürünmüştür. Çünkü ancak adım adım ele geçirilebilen bu kocaman anakara, daha
önce destan konusunda gördüğümüz koşulları taşımaktaydı Ortada, o çağ için çok
ilkel olan taşıtlarla kocaman bir ana karanın öbür ucuna ulaşmak, burada gözüne
kestirdikleri bir yerde yuva kurup yaşamak isteyen insanlar vardı. Anakaranın
birçok yeri insan eli değmemiş yabanilikteydi. İnsanların karşı sına büyük doğal
engeller çıkıyordu.
Kızılderililer bu yolculuğun en büyük tehlikesiydiler.
Düşman doğayı ve düşman Kızılderilileri yenmek zorunda kalan bu insanlar kendi
güçlerine, yiğitliklerine güvenmek zorundaydılar. Kendi aralarındaki «kötü»lerle,
yasadışı insanlarla da uğraşan bu öncüler, sert kurallara dayanan birer topluluk
kurmak çabası içindeydiler. Bütün bunlar 18. ve 19. yüzyılda geçtiği halde, Yeni
Dünya’da basının, tarihçiliğin henüz gelişmemiş olmasından dolayı bir destan
kılığına bürünüyor olaylar, kişiler, bir destan havası içine giriyor; bunlar
üzerine söylenenler (efsaneler), destanlar, baladlar, türküler ortaya çıkıyordu.
Tarihçiler işe karışıncaya dek bir kovboy destanı ortaya çıkmıştı bile. Bu
destan, sinemadan önce halkbilim de (folklorda), yazında, sonra tiyatroda, hatta
sirkte kullanılmıştı. Dolayısıyla Amerika’da sinema ortaya çıktığında önünde bu
konuda çok varsıl gereç buldu ve bunu bol bol kullanmaya başladı.
Kovboy filmi türünde ele alınan belli başlı izlek, bütün destanlarla en önemli
izleği olan bir ulusun doğuşu, oluşumudur. Bu izlek çerçevesinde önce
göçmenlerin yeni, bilinmedik bir anakaraya ayak basışları, sonra anakaranın
içlerine yayılmaları, Kızılderililerle, doğal engellerle savaşımlar yeni
bölgelere yerleşip ev bark sahibi olmaları yer alır. Bağımsızlık savaşına
atılmaları, iç savaşın patlak vermesi gibi Amerika Birleşik Devletleri tarihinin
önemli dönüm noktaları işlenir. Bu arada altına hücum, el değmemiş topraklara
hücum; gecekondu kasabaların, gecekondu çiftliklerin kurulması; anakaranın iki
ucunu birbirine bağlama çabası (önce «Pony Expres», «Wells Cargo» gibi yolcu
arabası ve posta arabası ortaklıkları, sonra demiryolu, sonra bildirişim
araçları) anlatılır.
Kovboy filmlerinin başlıca kişileri öncüler (pioneer), Kızılderililer,
kovboylar, yasadışı yaşayanlar, haydutlar, yasayı simgeleyen şerif... gibi
değişik kimselerden oluşur. Destan türünde önem taşıyan öğeler, kovboy filminde
de önem kazanır. Fakat kovboy filmlerinin anlatımı daha hızlı, canlıdır; sık sık
koşut gelişimi, zamandaş gelişimi kullanır. Gerek varlıkların, gerek alıcının
devinimleri, gerekse kurgudan doğan devinim değerlendirilmeye çalışılır.
Kovboy filmi türünün kalıplaşmış, az ya da çok yozlaşmış örnek gerçek kovboy
filmlerinden daha çok olduğunu da belirtmek gerekir. Bu çeşit filmlerin gerek
kişiler, gerek olaylar, gerek dramatik yapı yönünden çok çizemsel bir nitelik
taşıdığı ilk bakışta göze çarpar. Bu filmlerde bir yanda kovboy, atı, sevgilisi
(«kızı»), yardımcısı («delisi»), bir yanda onun karşısına çıkan kötü adam,
haydutlar, Kızılderililer vardır. Çevre çayır (prairie), çöl, çiftlik, kasaba,
bardır. Olaylar çok kez Kızılderililerin baskını; kötü adamın, haydutların
çiftçileri, kasabalıları yıldırması, çiftlikleri basması, sürüleri kaçırmasıdır;
tabancayla, yumrukla hesaplaşma, at üstünde kovalamacadır. Sonunda, mutlaka
iyiler kötülere üstün gelir.
Kaynak
Nijat Özön
100 Soruda Sinema Sanatı, İstanbul, Gerçek Yayınevi, Nisan 1984, s: 135-136
|
|
|

|