|
Güldürü Türü
Güldürü (komedi) türü, insanların, olayların, durumların gülünç yanlarını ele
alan; insanları, olayları, durumları gülünç bir açıdan işleyen türdür.
Gülünçlük, çok kez, olması gereken ile olmaması gerekenin beklenmedik, şaşırtıcı
bir biçimde ters-yüz olmasından doğar. Yani biz birtakım varlıkların, olayların,
durumların olağan gidişine alışmışızdır, bunlardan olağan olarak bu gidin
bekleriz, işte bu olağan gidiş yerine hiç beklenmedik anda, hiç beklenmedik bir
gidiş çıkınca bu bizde çok kez bir gülünçlük etkisi yaratır. Bu olağan gidişten
ayrılış ne denli kesin, ne denli beklenmedik olursa yarattığı gülünçlük de o
denli artar.
Yazındaki güldürünün başlıca üç çeşidi vardır: Dolantı (entrika) güldürüsü, töre
güldürüsü, özyapı (karakter) güldürüsü. Dolantı güldürüsü, ustalıkla sıralanmış,
birbirini izleyen dolaplardan, düzenlerden oluşur. Ne ruhbilimsel ne töresel bir
çözümleme, inceleme sayı vardır. Dolantı güldürüsü tümüyle devinime davranan,
hafif, neşeli bir güldürü çeşididir. Ortaçağın farsı, daha sonra ortaya çıkan
vodvil de dolantı güldürüsü içine girer. Töre güldürüsünde, ruhbilimsel ve
toplumsal kaygı ağır basar. Bunda, belli bir çağın, belli bir çevrenin, belli
bir sınıfın gülünç yanları yansıtılır. Özyapı güldürüsü de, insanların her zaman
her çağda ortak olan gülünç yanlarını eleştirir.
Sinemadaki güldürü, yazındaki güldürü türünden geniş ölçüde yararlanmış, fakat
onu daha varsıl, daha değişik kılıklara sokmuştur. Çünkü güldürü türü sinemaya
en yatkın türlerdendir. Bundan dolayı da sinemada güldürü türünün çok çeşitleri
vardır.
• Savruklama: Savruklama, güldürü filmlerinin en yalın, en ilkel ve özellikle
sinemanın ilk yıllarından sessiz sinemanın sonuna dek büyük bir gelişme gösteren
çeşididir. Savruklama 16. yüzyılda İtalya’da ortaya çıkan «commedia dell’arte»
adındaki güldürü çeşidine, İngiliz müzikhollerindeki pandomima geleneğine
dayanır; ortaçağdaki fars geleneğinin izlerini de taşır. Commedia dell’arte’de
oyuncular bir taslaktan yola çıkıp gülünç durumları, davranışları ve söyleşmeyi
içlerine doğduğu gibi canlandırıyorlardı. Fars, günlük yaşamın gülünç olan, hoşa
giden durumlarını ortaya koyuyor, bu arada kovalama, sopalama, beklenmedik
rastlaşma gibi bir dizi kalıplaşmış gülünç durumları kullanıyordu. İngiliz
müzikhollerindeki pandomima da, oyuncunun yaratma gücüne, oyun gücüne, özellikle
mim gücüne dayanan çok hesaplı, çok ince bir güldürü çeşidi ortaya koyuyordu.
Sinemadaki savruklama işte bütün bunları, sinemanın özellikleri içinde
kaynaştırıp geliştirmiştir. Savruklamada, gülüt denilen gülünç buluşlar hızla
birbirini izler; sopalama, kovalama, tekme atma, kremalı pasta fırlatma,
beklenmedik rastlaşma gibi kaba güldürme öğeleri bol bol kullanılır Bütün
bunlar, sağlam bir mantık dizisi içinde, baş döndürücü bir hızla birbirini
izler; izleyiciye, hemen hemen, soluk alma fırsatı verilmez. Kimi zaman bunun
yanı sıra saçmanın, mantıkdışının, gerçekdışının yer aldığı da görülür.
Savruklamanın belli tipleri vardır; bunlar kalıp tiplerdir; kaba makyajlıdır;
devinimleri abartmalıdır.
Savruklamada, dramatik yapı çok yalındır, hatta hemen hemen yok gibidir, salt
gülütler dizisinden oluşmuştur. Düz anlatım yer alır. Koşut gelişim çok
kullanılır. Tartım çok hızlıdır; çünkü hem çekimlerdeki devinim hızlıdır, hem
hızlı kurgu kullanılır, hem kurgudan doğan devinim hızlıdır. Hatta bununla da
yetinilmeyerek çok kez hızlandırılmış devinime de başvurulur. Film hilelerinden
büyük ölçüde yararlanılır. Sayruklamada genellikle genel ya da toplu çekimler ön
sıradadır.
• Vodvil: Vodvil, yazındaki güldürü türünde de gördüğümüz gibi, dolantı
güldürüsü denilen çeşitte yer alır. Bütün özelliği de, çok çapraşık, iç içe
geçmiş dolantılar dizisine dayanmasıdır. Kişiler bu dolantılara kendilerini
kaptırarak birer kukla gibi davranırlar. Yanlış anlamalar, yanılmalarla sürüp.
giden, bir noktada arapsaçına dönen durum, sonunda mutlu bir çözüme ulaşır.
Salon güldürüsü, bulvar güldürüsü, hafif güldürü denilen çeşitler de gerçekte
birer vodvilden başka şey değildir. Bunlar genellikle sinemaya çok kez bir
tiyatro oyunundan aktarılır, bu yüzden de yine çok kez tiyatro uygulayımının
etkisini, tiyatronun kokusunu taşır.
• Amerikan güldürüsü: Amerikan güldürüsü bir yandan savruklamaya bir yandan
vodvile dayanır. Ayrıca töre güldürüsü çeşidine de yer verir; hatta kimi zaman
toplumsal yergiye kadar uzanır. Böylelikle Amerikan güldürüsü gerçekte değişik
güldürü çeşitlerini kendinde toplamaktadır. Amerikan güldürüsünün başlıca
özellikleri şöyle sıralanabilir: Yer yer gülütlerle, esprilerle bezenmiş hafif
bir konu; zaman zaman duygu-. sal ve ağır görünçlüklere de yer veren hızlı bir
tartım; canlı bir oyun; çok kez tiyatrodakini andıran bir görünçlükleme;
Amerikan yaşayışının çeşitli özelliklerinin çok kez alaylı, zaman zaman yergili
anlatımı; yine çok kez yapmacık bir iyim serlik, her şeyi tatlıya bağlamak
eğilimi. Vodvil gibi Amerikan güldürüsü de genellikle tiyatro yapıtlarından
uyarlanmadır, bun dan dolayı tiyatro uygulayımının etkisine ve tiyatro kokusuna
bunda da rastlanır. Yine vodvillerde olduğu gibi Amerikan güldürüsünde de
söyleşme, özellikle esprili, tiyatro özelliği taşıyan söyleşme çok yer tutar.
• Müzikli güldürü, operet: Müzikli güldürünün, bir bakıma müzikli film türü
içinde ele alınması gerekir. Fakat yapısı, kuruluşu bakımından Amerikan
güldürüsüne çok ben zer, hemen hemen Amerikan güldürüsünün müziklendirilmiş
çeşididir. Yine müzikli film türü içinde yer alabilecek operetler de sinemada
çok kez, müzikli güldürü özelliğiyle işlenmiştir.
• Güldürü: Asıl güldürü filmi, izleyicileri güldürmekle birlikte düşünmeye de
yönelten, sonunda az çok ağlatısal (trajik) bir izlenim bırakan yapıttır. Bütün.
büyük güldürü sanatçıları bu acı-tatlı gülmeceyi kullanırlar. Çünkü bunların yap
tıkları iş, gerçekte insanlığın en önemli sorunlarını gülünç yönünden ele alarak
işlemek, bu sorunları bu yoldan aydınlatmaktır. Dolayısıyla gerçek bir güldürü
filmi hem güldürü türü, hem ağlatı türü, hem de dram türüyle ilgilidir, bunun
için de büyük bir ustalık gerektirir.
Güldürü filmi, toplumsal yaşayışla ilgili bütün aksaklıkları, toplumsal
ilişkilerdeki düzensizlikleri, toplumda geçer akçe olan yanlış değerleri,
kalıpları, insanların budalalıklarını alaycı, eleştirici bir tutumla yansıtır,
bunların gülünç yanlarını gösterir. Güldürü sanatçısı bunu yaparken belli bir
toplumdaki gelenek ve göreneklerin, törenin, bu belli toplumun insanlarının
inceden inceye gözlenmesiyle sağlanan bilgilerden yola çıkar. Güldürü sanatçısı,
güldürü türünün öbür film çeşitlerinde yararlanılan bütün öğeleri, kullanılan
bütün yöntemleri son derece ölçülü olarak uygular.
• Toplumsal yergi: Güldürü filminin bu çeşidi, sinemacının güldürüyü, gülmeceyi
bir toplumsal aksaklığı düzeltmekte silah olarak kullanmasıyla ortaya çıkar.
Sinemacı önemli gördüğü aksaklıkları ele alır, bunları keskin bir gülmeceyle
yerer, bu aksaklıkların düzeltilmesi gerektiğine izleyicileri inandırır.
• İngiliz güldürüsü: Güldürü filminin bu çeşidi, özellikle İkinci Dünya
Savaşı’ndan sonra İngiltere’de büyük bir gelişme göstermiş ve kendine özgü
nitelikleri olan bir film çeşidi olarak ortaya çıkmıştır. İngiliz güldürüsü,
hangi yönden bakılırsa bakılsın inanılmayacak, alışılmadık, saçma gibi görünen
bir durumu, olayı çıkış noktası olarak almaya, sonra bunun yol açtığı sonuçları
büyük bir ağırbaşlılık, soğukkanlı bir gülmeceyle işlemeye dayanır. Ayrıca
gelenek ve göreneklerin eleştirilmesi, toplumsal yergi, kişilerin ruhbilimsel
çözümlenmesi de ihmal edilmez. İngiliz güldürüsünde ölülerle, ölüm olayıyla bol
bol gülmece yapılması, en büyük özelliklerden biridir. Güldürü gibi, İngiliz
güldürüsü de büyük oyun gücü gerektirir.
Kaynak
Nijat Özön
100 Soruda Sinema Sanatı, İstanbul, Gerçek Yayınevi, Nisan 1984, s:
141-142-143-144
|
|
|

|