|
Destan Türü
Destan, ulusların oluşum dönemlerindeki çok eski olayları yansıtan öykülerdir.
Tarih biliminin gelişmediği, tarih belgelerinin bile çok güç bulunduğu
çağlardaki bu olayları yansıtan destan, ilkel bir tarih ya da tarihsel ipuçları
taşıyan ilkel bir roman sayılabilir. Bir toplumun ulus haline gelişi, bu oluşum
sırasındaki savaşımlar, bu savaşımlarda öne çıkan kahramanlar destanı temel
öğeleridir. Ayrıca destan, hangi ulusal çevrede ortaya çıkmış, oluşmuşsa o
ulusun özelliklerini, özlemlerini, duygu ve düşüncelerini, inanışlarını, dünya
görüşünü yansıtır. Destanlara konu olan bu çok eski çağlar, insanların en çetin
yaşama koşulları içindeki en çetin savaşımlarıyla geçtiğinden, destan da
genellikle hep birbirine karşıt güçler arasındaki çatışmaları anlatır. Destan
kahramanı başka insanlarla, topluluklarla, doğal güçlerle sürekli bir savaşım
içindedir. Destan, bütün bunları boyutları alabildiğine büyümüş, abartılmış
olarak verir: Çevre, bezem alabildiğine geniş, uçsuz bucaksızdır; kahramanlar
üstün kişilerdir; çarpışan güçler alabildiğine büyüktür; çarpışmalar kanlı ve
korkun Destan kahramanı çok kez bütün bu güçlükleri yener. Ama, gerçek bir
kişinin yansısı olan destan kahramanı yenilmez ya da ölümsüz bir kişi de
değildir. Ne var ki bu yenilişte, bu ölümde bile bir yücelik vardır.
Sinema, destanın çok gerilerde kaldığı bir sırada ortaya çıkmıştır. Bundan
dolayı destanların sinemada ele alınışı, işle nişi pek başarılı olmamıştır.
Tarihsel filmlerdeki yanlışlar destanda da sık sık yinelendiğinden başarılı
destan filmi de başarılı tarihsel filmler denli azdır. Sinemada destan türünün
başlıca özellikleri şunlardır: Kişiler, izleyicinin hemen yakınlık duyacağı
sevimli, cana yakın kimselerdir. Herkesin kolaylıkla anlayabileceği kesin
çizgilerle tanıtılırlar. Yiğit, atılgan, açık yüreklidirler; olağanüstü güçleri
vardır. Ama ruhbilimsel yapıları fazla çapraşık değildir; yalnız, birbirine
karşıt duyguları vardır ve birinden öbürüne hemen geçebilirler. Kadın
kahramanlar da erkeklere uygun biçilmiştir, onların destekleyicisidirler. Destan
kahramanı, içinden çıktığı toplumun bir kahramanda bulunmasını istediği bütün
nitelikleri toplar; bir «kişi»den çok bir «tip» tir. Destanda düşmanlar da aynı
kesin ve yalın çizgilerle belirtilir. Bunların kötülükleri hemen anlaşılır.
Destanın ikinci. derecedeki kişileri arasında «delidolu» bir tip yer alır. Bu
tip, destanın heyecanlı, korkulu, gergin havasını yavaş yavaş yumuşatmaya yarar.
Destan filminin çevresi uçsuz bucaksızdır. Kahramanlar bu uçsuz bucaksız çevrede
istedikleri gibi devinirler. Bu alabildiğine geniş çevre her adımda
tehlikelerle, tehditlerle doludur. Bu tehlikeler ya başka insanlardan ya da
doğadan gelir. Olaylar sürekli bir çatışmayı yansıtır; azgın güçleri alt etmeye
çalışan kahramanın çabasını anlatır. Soluk kesecek olaylar, kanlı çarpışmalar
birbirini izler. Bu olayların sıralanışı belli bir düzende olur; almaşık bir
gerilim-gevşemeye rastlanır. Önce bir bekleyiş, sessizlik yer alır; ama bu, çok
kez yalancı bir sessizliktir; bunun ardından bir çatışma ortaya çıkar; sonra bu
çatışma sona erer; yeniden bir bekleyiş, sessizlik dönemi gelir.
Destan türündeki bir filmde önemli olan, bir kahramanın savaşımlarını, bununla
ilgili olayları zaman sırasına göre anlatmaktır. Bundan dolayı destan filmi
genellikle düz anlatımlıdır; anlatım canlı ve zengindir. Bu anlatımda, yukarıda
belirtilen gerginlik-gevşeme almaşıklamasıyla değişiklik, canlılık sağlanır.
Destanda çerçeveleme, görüntü düzenlemesi, çevre-bezem, renk önem kazanır. Kurgu
zaman zaman yavaş, zaman zaman hızlı dır, kimi zaman da çarpıcı kurguya yer
verilir. Belirli kahraman ya da kahramanları ele aldığı için, destanda oyun da
ön sıraya geçer.
Kaynak
Nijat Özön
100 Soruda Sinema Sanatı, İstanbul, Gerçek Yayınevi, Nisan 1984, s: 133- 134
|
|
|

|