7. Yeşilçam Ödülleri

2016

Kültür Bakanlığı
Beyoğlu Belediyesi
TÜRSAK
Kültür Kenti Vakfı





Yeşilçam Ödülleri’ne yeni isim, yeni sistem ama…

Bugün daha öncesinde Yeşilçam Ödülleri olarak bilinen sinema ödüllerinin yeni adıyla Beyoğlu Sinema Ödülleri‘nin lansmanı yapıldı. Kültür Bakanlığı, Beyoğlu Belediyesi, TÜRSAK ve Kültür Kenti Vakfı‘nın ortaklığıyla yapılacak yeni ödüllerin sakin geçen basın toplantısında dikkat çeken bir iki ana başlık oldu. Bunlardan ilki sinemaları kapatılmış ve Emek Sineması üzerinden tartışmaların devam ettiği bir bölgenin sinema ödülü vermesindeki çelişki, ikincisi ise Yeşilçam Ödülleri zamanında meslek birlikleri ile yaşanan tartışmalar oldu.Konu sanat olunca sanatı üretenler, onu konuşanlar ve buna maddi kaynak ayıranlar arasındaki sahiplenme, bakış açısından kaynaklanan ilişkiler maalesef hep sancılı. Bu yüzden tartışmaların yakın dönemde de bitmesi pek mümkün görünmüyor. Peki bunları bir köşeye bırakıp tamamen objektif ve hatta yeni bir ödül girişimi olarak bakarsak ne görürüz biz biraz o tarafa bakalım.

Dikkat çeken ödüller…

Dikkatimizi çeken ilk şey ödül miktarlarıydı ne yalan söyleyelim. Organizasyonun ardındaki maddi kaynakların gücünden olsa gerek en önemli festivallerimizin bile geride kaldığı ödül miktarları açıklandı. Nedir bu miktarlar ve ödüller derseniz hemen iletelim.

En İyi Film : 250.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Yönetmen : 100.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Senaryo : 50.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Görüntü Yönetmeni : 50.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Müzik : 25.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Kurgu : 25.000 TL + Urart Ödül Heykelciği
En İyi Kadın Oyuncu : Urart Ödül Heykelciği
En İyi Erkek Oyuncu : Urart Ödül Heykelciği
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Urart Ödül Heykelciği
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Urart Ödül Heykelciği

Ödüllerin hem iştah kabartıcı hem de teşvik edici olduğu açık. Özellikle de bu ödüllerin doğru insanlara verilmesi söz konusu olursa. Bu konuda bazı soru işaretlerimiz var nedenine birazdan değineceğim.

Ödüllere katılım ve seçim...
Sinema ödüllerine 2015 yılı içerisinde gösterime girmiş filmler aday gösterilebiliyor. Aday gösterilme süreci de ödül organizasyon ekibinin yapımcılara “Filminizle aday olmak istiyor musunuz?” başlıklı yazıyı göndermesiyle başlıyor. Yapımcı onaylarsa resmi bir yazı ile aday gösterilmeye hak kazanıyor. Burada tabii kafamızı karıştıran ufak bir soru var. Vizyona girmiş filmlerden bahsediliyor, peki ya vizyona girememiş ancak festivallerde gösterimleri yapılmış filmler? “Vizyona girmek” kavramına ödül yetkililerinin nasıl baktığını bu noktada bilemiyoruz.

Bir sonraki aşamada ise aday gösterilmeyi kabul eden filmler ön değerlendirme jürisine sunuluyor. Kim bu ön değerlendirme jürisi? Aday gösterilen filmlerin üreticileri. Kendi filmleri dışındaki bir filme oy vermesi isteniyor ve böylece aday olarak gösterilecek olan ilk 10 film belirleniyor. Burada da aklımızdaki ikinci soru beliriyor. Malum vizyona giren filmlerin çok az bir kısmı bağımsızken çoğu aslında birkaç yapım firması arasında paylaşılıyor. Aynı şirketten çıkan, farklı yönetmenlere ve hatta farklı yapımcılara sahip filmler bu süreçte “kendi dışındaki film” olarak mı kabul edilecek? Eğer bu aşamada gerekli önlem alınmazsa finale kalacak 10 filmin isimlerini buraya şimdiden yazabiliriz çünkü. Bu da doğal olarak aday filmlerin büyük yapım şirketlerinden çıkmış ticari kaygılı filmler olması sonucunu getiriyor ki bizim de aklımızda bununla birlikte üçüncü soru beliriyor. Ona geçmeden finale kalan filmlerin de söylendiğine göre iş, kültür, sanat ve medya dünyasından isimlerden oluşturulan ana jüri ile ödül alacak filmlerin belirleyeceğini söyleyelim. Şimdi kafadaki son soruya geçebiliriz.

Ödüller kim için, ne için verilir?
Bu aslında sadece eski adıyla Yeşilçam yeni adıyla Beyoğlu Sinema Ödülleri için değil tüm yarışma, festival ve ödüller için geçerli. Her organizasyonun kendi içinde cevaplaması gereken soru asıl bu bizim açımızdan. Amaç sanatsal olarak sinemayı desteklemek ve hem maddi hem de manevi olarak kalkındırarak ülke sinemasına daha “nitelikli” filmler kazandırmak mı? Popüler sinemayı kalkındırıp sektöre “ticari ivme” kazandırmak mı? Biz kendi adımıza her ne kadar ilk amaçtan yana dursak da hangi amaçla yola çıkılmış olursa olsun doğru ya da yanlışın olmadığını her ikisinin de gerçek bir sektör için gerekli olduğunu söylemek durumundayız. Ama hadi itiraf edelim sizin de bizim gibi içinizde “keşke bağımsız ve nitelikli filmler de hakkettiklerini alabilseler be!” duygusu yok mu?

3 Haziran 2016