54. Ulusal Yarışma

20 - 27 Ekim 2017

Kaan Müjdeci
ulusalyarisma.com
info @ ulusalyarisma.com




Ulusal Yarışma'da "Daha" En İyi Film Seçildi

54. Antalya Film Festivali’nde kaldırılınca alternatif olarak İstanbul'da düzenlenen Ulusal Yarışma'da ödüllerin sahipleri belli oldu. Put Şeylere filmiyle Onur Ünlü en iyi yönetmen seçildi.

54. Antalya Film Festivali’nde kaldırılan ulusal yarışma kategorisinin alternatifi olarak İstanbul’da düzenlenen Ulusal Yarışma’da en iyi film ödülü Onur Saylak’ın yönettiği Daha‘nın oldu.

En iyi yönetmen ödülü ise Put Şeylere filmiyle Onur Ünlü‘ye verildi.

Körfez filmi Ahmet Büke ve Emre Yeksan’ın imzasını taşıyan senaryosuyla en iyi senaryo ödülünü kazandı.

En iyi kadın oyuncu ödülü Kar filmindeki performansı ile Hazal Ergüçlü‘nün olurken en iyi erkek oyuncu ödülüne Daha’daki performansları ile Ahmet Mümtaz Taylan ve Hayat Van Eck layık görüldü.

Yıldırım Önal Onur Ödülü Ayşen Gruda‘nın Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülü ise Ayşe Toprak’ın yönettiği Mr. Gay Syria filmine verildi.

BİA Haber Merkezi
27 Ekim 2017







54. ULUSAL YARIŞMA AÇIŞ KONUŞMASI

Antalya Film Festivali’nin Ulusal Yarışma’yı kaldırmasına tepki olarak 54. Antalya Film Festivali’yle eş zamanlı biçimde Istanbul’da düzenlenen “54. Ulusal Yarışma”'nın dün gece gerçekleşen açılış töreninde oyuncu Hazar Ergüçlü'nün yaptığı açış konuşması:

Bugün burada, 54. Ulusal Yarışma’nın açılışını yapmak; yarışmaya katılan filmlere şans dilemek ve bu güzel, kolektif festivalin başlangıcını kutlamak için toplanan değerli sinemacı arkadaşlarım ve sinemaseverler; hoşgeldiniz.

Dilerseniz öncelikle, herkesin aklındaki soruya cevap vererek başlayalım. 54. Ulusal Yarışma’yı kim düzenliyor? Ulusal Yarışma’nın düzenleyicileri aslında 54 yıldır değişmiyor: tıpkı tüm festivaller gibi bu festivalin sahibi de filmler, jüriler, sinemacılar ve destek veren izleyiciler. Bugün Antalya’dan uzakta, Antalya’yı özleyerek gerçekleştirilen 54. Ulusal Yarışma’yı ise bu salonda toplanan herkes düzenliyor. Siz sinemacılar, eleştirmenler, izleyiciler, basın mensupları; ilk kez düzenlenen 54. Ulusal Yarışma’nın yola çıkmasının tek sebebi, gerçek düzenleyicilerisiniz. Bugün burada bulanan herkesi sinemaya, tarihe ve bu değerli filmlere sahip çıktığı için kutlayalım. Bugün burada çektiğimiz film hepimizin, bu festival hepimizin.
54. Ulusal Yarışma’da toplam sekiz uzun metrajlı film yarışacak ve 26 Ekim’de gerçekleştireceğimiz bir törenle En İyi Film, Yönetmen, Senaryo, Kadın ve Erkek Oyuncu dallarında ödüller sahiplerini bulacak. Bu sekiz cesur film ekibi, sürgündeki festivalimize katılmayı kabul ederek, dayanışmayı büyüttü ve tüm sinemaseverlere umut oldu. Bu sekiz filmin her biri, özgün konuları ve sanatsal nitelikleriyle öyle önemli ki, Ulusal Yarışma’dan vazgeçmeme ısrarımızda ne kadar haklı olduğumuzu bize bir kez daha gösteriyor:

Emre Erdoğdu’nun, toplumsal ahlak normlarını kabul etmeyen genç bir kadın ve yeni tanıştığı kardeşi üzerine çektiği ilk filmi “Kar”, Sertan Ünver’in, 90’ların rock sahnesinden kayıp giden iki yıldız ve geride bıraktıklarını anlattığı belgeseli “Blue”, Yunus Ozan Korkut’un doğup büyüdüğü mahalle ve mahallenin tekinsiz sakinleri üzerine belgeseli “Benim Varoş Hikayem”, Ali Kemal Çınar’ın, güçleri sınırlı bir süper kahramanın dünyayı değiştirme çabasını anlattığı ilk filmi “Genco”, Emre Yeksan’ın, İstanbul’dan memleketi İzmir’e dönmek zorunda kalan 30’lu yaşlarındaki Selim’in yeni bir dünyayla tanışmasını anlattığı “Körfez”, Onur Saylak’ın, 14 yaşındaki Gaza’nın bir insan kaçakçılığı şebekesinde geçen yeniyetmeliğini ve babasıyla hesaplaşmasını anlatan filmi “Daha”, Ayşe Toprak’ın, İstanbul ve Berlin’de yaşayan iki Suriyeli eşcinsel mültecinin, bir güzellik yarışmasıyla kesişen yollarını işleyen belgeseli “Mr. Gay Syria” ve Onur Ünlü’nün, İstanbul’da yaşayan bir grup sanatçının hayatlarına giren bir el kamerasıyla karmaşıklaşan ilişkilerini anlattığı filmi “Put Şeylere”

54. Ulusal Yarışma filmleri işte bunlar. Bu filmler Sarkis, Sevin Okyay, Hülya Uçansu, Kadir İnanır, Tayfun Pirselimoğlu ve Nihal Yalçın’dan oluşan bir jüri tarafından değerlendirilecek. Ayrıca Tül Akbal Süalp, Okan Arpaç ve Ali Deniz Şensöz’den oluşan Sinema Yazarları Derneği SİYAD jürisi de bir ödül takdim edecek. 1999'dan bu yana Antalya Film Festivali'nde Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği - ÇASOD tarafından verilen Yıldırım Önal Anı Ödülü, festivalin ulusal yarışma bölümü Antalya'ya dönene kadar, Ulusal Yarışma kapsamında İstanbul’da varlığını sürdürecek ve bu sene ödül, sinema ve tiyatroda yarattığı karakterlerle Türkiye seyircisinin gönlüne taht kuran; ortak mizah anlayışımızın mimarlarından biri olan değerli Ayşen Guruda'ya sunulacak.

Ancak, kolektif ruhla ve dayanışmayla ördüğümüz bu festivalin, çoğu sınırlı imkanlarla ve hatta kitle fonlamasıyla, yani halkın desteğiyle çekilen bu filmlere maddi bir ödül verme fırsatı, maalesef yok. Neyse ki Türkiye’de, sanatçıları destekleyen sanatçılar ve kimsenin el koyamayacağı sanat eserlerimiz var. Seçilen filmler Gülsün Karamustafa, Ahmet Öğüt, Cevdet Erek Güneş Terkol ve Sarkis’in eserleriyle ödüllendirilecek.
Değerli sinemaseverler, bugün bu dünyada yalnız olmadığımızı, birbirimize sahip çıktığımızı ve ortak taleplerle bir araya geldiğimizi hissettiğimiz, nadir bulunan bir an yaşıyoruz. Sonunu bilmeden çıktığımız bu yol, şimdi bizler için beklenti dolu bir maceraya dönüştü. Yarım asrı aşkındır her yıl heyecanla beklediğimiz bu festival bir anda, fikrimiz sorulmadan elimizden alınmış olabilir fakat şimdi de birbirimize sahibiz. Antalya’yı özlüyoruz, Antalya’nın da bizi özlediğini biliyoruz. Bugün hep birlikte İstanbul’dayız ama bir gün mutlaka…

Cesaretle, Tutkuyla, Sevgiyle, Neşeyle, Aşkla, Umutla, Dayanışmayla
Bir Gün Yine Döneceğiz O Şehre






54. Ulusal Yarışma film seçkisi açıklandı!

Bu yıl ilk kez gerçekleşen ve 20-27 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak olan 54. Ulusal Yarışma filmleri belli oldu!

Jüri üyeleri Hülya Uçansu, Kadir İnanır, Nihal Yalçın, Sarkis, Sevin Okyay ve Tayfun Pirselimoğlu’ndan oluşan 54. Ulusal Yarışma‘da, Ali Kemal Çınar‘ın “Genco”, Ayşe Toprak‘ın “Mr. Gay Syria”, Emre Erdoğdu‘nun “Kar”, Emre Yeksan‘ın “Körfez”, Onur Saylak‘ın “Daha”, Onur Ünlü‘nün “Put Şeylere”, Sertan Ünver’in “Blue”, Yunus Ozan Korkut‘un “Benim Varoş Hikayem” adlı filmleri yer alacak.

54. Ulusal Yarışma, 20 Ekim günü, 1964’te düzenlenen 1. Antalya Film Şenliği’nde En İyi Film Ödülü’ne layık görülen Halit Refiğ imzalı Gurbet Kuşları ile açılışını yapacak. Ödül töreni gecesine kadar Beyoğlu Sinemasında gerçekleşecek gösterimlerle, 54. Ulusal Yarışma‘da yarışacak sekiz film izleyiciyle buluşacak.

26 Ekim’de gerçekleşecek ödül töreninde jürinin değerlendirdiği filmler, En İyi Film, Yönetmen, Senaryo, Kadın ve Erkek Oyuncu olmak üzere toplam beş kategoride ödüllendirilecek. Kazanan filmler, Türkiye’nin önde gelen sanatçılardan Sarkis, Gülsün Karamustafa, Ahmet Öğüt, Güneş Terkol ve Cevdet Erek’e ait eserlerle ödüllendirilecek.

1999’dan bu yana Antalya Film Festivali’nde Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği - ÇASOD tarafından verilen Yıldırım Önal Anı Ödülü, festivalin ulusal yarışma bölümü Antalya’ya dönene kadar, Ulusal Yarışma kapsamında İstanbul’da varlığını sürdürecek. Bu sene Yıldırım Önal Anı Ödülü, sinema ve tiyatroda yarattığı karakterlerle Türkiye seyircisinin gönlüne taht kuran; samimiyeti, sevecenliği ve içtenliği ile kalpleri ısıtan değerli Ayşen Guruda’ya verilecek.

Ayrıca Tül Akbal Süalp, Okan Arpaç ve Ali Deniz Şensöz’den oluşan Sinema Yazarları Derneği SİYAD jürisi de bir ödül takdim edecek.

Bir gün yine o şehirde görüşmek dileğiyle...







Antalya Film Festivali’nden çıkarılmıştı: 54. Ulusal Yarışma İstanbul’da başladı.

Uluslararası Antalya Film Festivali’nin programdan çıkarması üzerine bir grup yönetmenin bir araya gelerek düzenlediği 54. Ulusal Yarışma başladı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 54’üncüsünü düzenleyeceği Uluslararası Antalya Film Festivali’nden ‘Ulusal Film Yarışma Kategorisi’ kaldırmasına tepki olarak yönetmen Kaan Müjdeci öncülüğünde düzenlenen 54. Ulusal Yarışma başladı.

Yarışma Antalya Festivali’nin gerçekleşeceği tarih ile paralel olarak 20 - 27 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor.

İstanbul’da Beyoğlu Sineması’nda yapılacak olan festivalin jürisinde Hülya Uçansu, Kadir İnanır, Nihal Yalçın, Sarkis, Sevin Okyay ve Tayfun Pirselimoğlu yer alıyor.

Ulusal Yarışma, 1. Antalya Film Şenliği’nde ‘En İyi Film’ ödülünün sahibi olan Halit Refiğ imzalı ‘Gurbet Kuşları’nın gösterimiyle başlıyor.

Etkinlik süresince 8 film izleyici ile buluşacak.

İşte gösterimi yapılacak filmler:

Genco - Ali Kemal Çınar
Mr. Gay Syria - Ayşe Toprak
Kar - Emre Erdoğdu
Körfez - Emre Yeksan
Daha - Onur Saylak
Put Şeylere - Onur Ünlü
Blue - Sertan Ünver
Benim Varoş Hikayem - Yunus Ozan Korkut
‘Körfez’
Anı Ödülü Ayşen Gruda’ya

26 Ekim’de gerçekleşecek ödül töreninde jürinin değerlendirdiği filmler, En İyi Film, Yönetmen, Senaryo, Kadın ve Erkek Oyuncu olmak üzere toplam beş kategoride ödüllendirilecek.

Kazanan filmler, Sarkis, Gülsün Karamustafa, Ahmet Öğüt, Güneş Terkol ve Cevdet Erek’e ait eserlerle ödüllendirilecek.

Bu sene Yıldırım Önal Anı Ödülü, sinema ve tiyatroda başarılı oyuncusu Ayşen Gruda’ya verilecek.

Yarışma yeniden Antalya Film Festivali programına dahil edilene dek İstanbul’da düzenlenecek.

20 Ekim 2017







Bizler, Uluslararası Antalya Film Festivali Ulusal Yarışma kategorisinin kaldırılmasından memnun olmayıp, Ulusal Yarışma’yı kendi imkanlarıyla gerçekleştirmeye çalışan insanlarız. Bunu neden yaptığımıza dair daha detaylı bilgiye manifestomuzdan ulaşabilirsiniz.

İlk kez düzenlediğimiz 54. Ulusal Yarışma’yla birlikte, yarışmanın sinemacılara ve izleyicilere sunduğu imkanları geri sağlamayı amaçlıyoruz. Ulusal Yarışma’nın tarihine sahip çıkarak, Türkiye’de sinemanın yolculuğunu kutlamak istiyoruz. Ulusal Yarışma’nın Antalya’da gerçekleşmesini istiyoruz ancak o gün gelene kadar, imkan bulduğumuz her yerde Ulusal Yarışma’yı düzenleyeceğiz.

Tam da bu yüzden sloganımız, Behlül Dal’ın mısralarından geliyor: Bir gün Yine Döneceğiz O Şehre.

Bu yıl Ulusal Yarışma, İstanbul’da gerçekleşecek. Yarışmaya katılmak isteyen sinemacılar, 11 Ekim tarihine kadar “Başvurular” kısmında yer alan başvuru formunu doldurup e-mail adresimize göndererek yarışmanın bir parçası olabilir. Başvuru koşullarını öğrenmek için “Sıkça Sorulan Sorular” bölümü ziyaret edilebilir.

54. Ulusal Yarışma, Antalya Film Festivali ile aynı tarihlerde, 20-27 Ekim 2017’de Beyoğlu Sineması’nda gerçekleşecek. Ön elemeyi geçen filmler, daha önce pek çok festivalde jüri görevi üstlenmiş sinema profesyonelleri, sanatçılar, yazarlar tarafından değerlendirilecek. 54. Ulusal Yarışma ödülleri, 26 Ekim tarihinde gerçekleşecek bir ödül töreniyle sahiplerini bulacak.

Sinemayı seven insanlar olarak bizlerin festivaller, bütçeler, ödüller üzerinde bir söz hakkımız olmayabilir. Anlatmak ve dinlemek istediklerimiz sansür ve baskıyla engellenmiş de olabilir. Ama filmlerimiz, zevklerimiz, hayallerimiz, tarihimiz her zaman bizlere aittir. Bunu göstermek isteyen herkesi 54. Ulusal Yarışma’ya katılmaya çağırıyoruz.







SIKÇA SORULAN SORULAR

Siz kimsiniz, ne yapmaya çalışıyorunuz?

Bizler, Uluslararası Antalya Film Festivali Ulusal Yarışma kategorisinin kaldırılmasından memnun olmayıp, Ulusal Yarışma’yı kendi imkanlarıyla gerçekleştirmeye çalışan insanlarız. Bunu neden yaptığımıza dair daha detaylı bilgiye manifestomuzdan ulaşabilirsiniz.

Bu işin arkasında kim var?

Bu işin arkasında sinema var. İşi sinema olan, Türkiye'de sinemayı önemseyen bir grup sinemacı var. 54. Ulusal Yarışma herhangi bir kişi ya da kurumdan maddi destek almayan, gönüllülerden oluşan tamamen bağımsız bir oluşum. Tek muradımız Ulusal Yarışma'nın geri dönmesi.

Ulusal Yarışma’ya hangi filmler katılacak?

Ulusal Yarışma’da uzun metraj kurgu ve belgesel filmler yer alacak.

Yarışma filmlerinin ön elemesi nasıl yapılacak?

Başvuruların tamamlanmasının ardından, bağımsız bir ön jüri sekiz filmi yarışma katılımcısı olarak seçecek. 17 Ekim günü yarışmaya katılma hakkı kazanan filmler açıklanacak.

Filmleri kimler değerlendirecek?

Daha önce pek çok festivalde jüri görevi üstlenmiş sinema profesyonelleri, jüri görevini üstlenecek. Detaylı bilgiye “Jüri” sekmesinden ulaşabilirsiniz.

Yarışma hangi tarihler arasında düzenlenecek?

Yarışma, Antalya Film Festivali ile eşzamanlı olarak, 20-27 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Beyoğlu Sineması’nda gerçekleşecek film gösterimlerinin ardından, 26 Ekim’de gerçekleşecek bir ödül töreniyle kazananlar açıklanacak.

Yarışma filmlerinin gösterim tarihleri ne zaman açıklanacak?

Beyoğlu Sineması’ndaki gösterim programı 17 Ekim tarihinde açıklanacak. Buradan takip edilebilir.

Kimler yarışmaya katılabilir?

Ulusal Yarışma’ya Türkiye yapımı uzun metraj belgesel ve kurmaca filmler katılabilir. 54. Ulusal Yarışma, film festivallerinde özellikle son yıllarda artan sansür ve yasaklara karşı durmaktadır ve sinema için özgür bir ifade alanı yaratmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla filmler, konusundan bağımsız olarak yarışmaya katılabilir. Yarışmaya katılım için herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Senaryo ve yapım aşaması süren, tamamlanmamış projeler yarışmaya kabul edilmemektedir.

Yarışmaya nasıl katılırım?

Sitedeki “Başvurular” kısmında yer alan başvuru formunu doldurabilir yada info@ulusalyarisma.com e-mail adresimize göndererek katılabilirsiniz.

Hangi kategorilerde ödül verilecek?

En iyi film, yönetmen, senaryo, kadın ve erkek oyuncu dallarında ödüller sahiplerini bulacak.

Filmimi hangi formatta göndermeliyim?

Filmin şifreli bir link’inin gönderilmesi gerekmektedir. Filmin Ulusal Yarışma’ya seçilmesi halinde, organizasyon ekibi gösterim gereklilikleri ile ilgili film ekibiyle iletişime geçecektir.






MANİFESTO

Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz 54. Ulusal Yarışma, Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel’in Uluslararası Antalya Film Festivali Ulusal Yarışması’nın iptal edilmesi kararının ardından, sinemanın geleceğine dair duyduğumuz endişe, itiraz etmeye dair acil ihtiyacımız ve pek çok sinemacının ve sinema kuruluşunun tepkisinin verdiği umutla yola çıktı.

Bir süredir film festivallerinde sansürün artmasıyla başlayan tedirginliğimiz, Türkiye’nin en köklü sinema organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Uluslararası Antalya Film Festivali hakkındaki hayati kararların, sinemacı ve izleyicilerin kaygıları gözetilmeksizin alınmasıyla birlikte artıyor. Film festivallerinin merkezine sinemanın, sektörün, izleyicinin yerine “prestij”, “kalite”, “marka değeri” gibi kavramların oturtulmasının, ne uluslararası ne de ulusal alanda sinemanın gelişimine katkı koyacağını düşünmüyoruz. Film festivallerinin sinemacılar ve izleyiciler için ve onlar sayesinde düzenlendiğine; sinemacının kaderine, izleyicinin hayata bakışına etki ettiğine inanıyoruz. Ulusal sinema sektörü, özellikle de yeni sinemacılar için gittikçe daha adaletsiz, baskıcı ve cesaret kırıcı bir ortamda biçimleniyor. Bu durum karşısında üzgün ve öfkeli olmaktan başka şeyler de yapabileceğimize inanıyoruz.

Bizlere, Antalya Film Festivali’nin “tıpkı Cannes gibi bir festival” olması gerektiği, Ulusal Yarışma’nın iptal edildiği ancak Uluslararası Yarışma’nın devam edeceği ve yerli filmlerin şayet “uluslararası yarışmada boy gösterebileceklerse” yine ödül şansına sahip olacağı söyleniyor. Oysa, tüm sinemacıların eşit imkanlara sahip olduğunu söylemek de, tüm filmlerin eşit bir değerlendirmeyle karşılaştığını iddia etmek de gerçekçi değil. Ulusal Yarışma, on yıllardır sadece Türkiye’deki sinemacıların önünü açmıyor; aynı zamanda başka ülkelerden izleyici ve sinemacıların beklentilerini karşılama baskısı hissetmeksizin, yerli bir sinema dili oluşturmamıza ve özgün bir sanatsal üslup geliştirmemize yardımcı oluyordu. Ulusal yarışma, deneyimli ve deneyimsiz sinemacıları, sinemanın tüm dallarından ve alanlarından insanları, büyük festivallerin elverdiği ölçüde demokratik ve eşitlikçi bir platformda bir araya getiriyordu. Ulusal Yarışma filmlere, sinema profesyonellerinin değerlendirmesinden geçme fırsatı tanıyor ve onların yazgısını değiştiriyordu. Uluslararası alanda başarı gösteren yerli sinemacıların çoğunun gururla havaya kaldırdıkları ilk ödül Altın Portakal’dı; izleyiciye seslendikleri ilk tören Altın Portakal Ödül Töreni’ydi. Ulusal Yarışma sayesinde izleyiciler, sanatı kutlamayı tanıdı, eleştirel gözlerle izlemeyi öğrendi, piyasa şartlarının görünmez kıldığı filmleri keşfetti. Ulusal Yarışma sayesinde sinemacılar, yeni filmleri için destek ve cesaret buldu.

Dünyanın bir tane daha Cannes’a ihtiyacı yok ama bizlerin Antalya Film Festivali Ulusal Yarışma’ya ihtiyacımız var.

Bizler için 54. Ulusal Yarışma iptal edilecek değil, kutlanacak bir etkinliktir. Bu ülkede yarım asra yakın bir süredir belli bir kültürün biriktiğini, büyüdüğünü görmek hepimizi gururlandırıyor. Bundan 53 yıl önce Halit Refiğ’in sinemaya duyduğu inancın, bugün de birilerinin zihninde filizlenebildiğini görmekten mutluluk duyuyoruz. Ulusal Yarışma bize, tarihin sadece başımıza gelenlerle değil, bizim ürettiklerimizle de şekillendiğini düşündürüyor; Türkiye tarihinin bir parçasının da sinema tarihi olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor. Türkiye’nin tanık olduğu nice çetin dönemde bile, “bir daha olmaz” dediğimiz, der demez de pişman olduğumuz geçmişteki o zor günlerde bile hala sinemacılar yetiştirebildiğini görmek, gelecekle ilgili içimizi ferahlatıyor. Gittikçe daha çeşitli kimliklerden sinemacıların film yapma, ödül alma imkanına sahip olduğunu izledikçe, bir gün hepimizin hikayesinin anlatılacağına dair bir hayal kurmaya başlıyoruz. Bu belki boş bir hayal ama sinemayı seven insanlar olarak, hayalimizden vazgeçmek istemiyoruz.

Hayalimiz elbette ki Ulusal Yarışma’yla sınırlı değil. Başka bir film festivali kültürünün mümkün olduğunu biliyor ve nasıl olacağına her beraber karar vermek istiyoruz. Sinemacıyı destekleyecek, izleyiciye düşünme kapıları açacak, herkesin kendini ifade alanlarını, yollarını besleyecek bir festival üzerine düşünmek, tartışmak istiyoruz. Sinemanın sadece uzun metrajlı kurgu yapımların çevresinde biçimlenmediği, belgesel ve kısa film türlerinin de eşit kıymette değerlendirilip desteklendiği bir sektörün, çok daha zenginleştirici olacağına inanıyoruz. Uluslararası sanat etkinliklerinin, yarışmaların, buluşmaların Türkiyeli sanatçılar hakkındaki varsayımlarını, beklentilerini görmezden gelme şansına sahip olduğumuzda, “Türkiye sineması” denerek sıkıştırıldığımız kutunun ötesine çıkabileceğimize ve sanat üzerine daha derin bir bakış geliştirebileceğimize inanıyoruz.

Ama önce yarışmamızı geri istiyoruz. Kendimizi uluslararası alana tanıtma baskısını hissetmeksizin, önce birbirimizi tanımak ve anlamaya çalışmak istiyoruz. Yeni sinemacılarla tanışmak, deneyimli meslektaşlarıyla buluşturmak; eski sinemacıları hatırlamak istiyoruz. Belgesel kategorimizi geri istiyor, daha fazla belgeselin görünür olmasını arzuluyoruz. Kısa filmlerin hak ettiği değeri kazanmasını istiyoruz. Ödüllerimizi, ödül törenlerimizi geri istiyoruz. Dünyaya seslenen, sözünü özgürce söyleyen sinemacılarımızı izlemek istiyoruz. İzleyiciye, sinemayı keşfetme fırsatının verilmesini istiyoruz.

Filmlerimizle ve hayallerimizle; Bir Gün Yine Döneceğiz O Şehre.