Sinema işletmecisi Mustafa Bakkaloğlu, Gaziantep Sinema Tiyatro Derneği’nin
kuruluş tarihini 1962 olarak belirtir ve kuruluş gerekçesini şöyle açıklar:
“Sinemalardaki filmler, bazı münevver insanlarımızı, kayda değer düşünce
sahiplerimizi, sanatkârlarımızı, filozof, bilgin insanlarımızı tatmin etmedi.
Sinemalar o tarihte sadece gelir getiren filmler getiriyorlardı. Onlar da bize
bir takım şeyler aşılamadığı için arkadaşlar oturdular Sinematek’i kurdular”
(Biçer, 2011). Derneğin faaliyetlerinin 1965’e kadar sürdüğünü belirten Mustafa
Bakkaloğlu, kendisinin de kurucuları arasında olduğunu belirttiği Sinematek’in
-ya da o zamanki adıyla ‘Gaziantep Sinema Tiyatro Derneği’nin - kuruluş ve
çalışma sürecine dair şunları aktarmıştır (Bakkaloğlu, 2011):
Gaziantep’te sinematek 1962 yılında Onat Kutlar, Ülkü Tamer ve Orhan Barlas
tarafından kuruldu ve tahminim 3 yıl kadar devam etti. Filmleri İstanbul’da
Gaziantepli sinemacı-yazar Onat Kutlar ağabeyimiz bize temin ederdi. Fransız
Kültür Merkezi ağırlıklı filmlerimiz gelirdi. Sanat ağırlıklı ve haftada 1 gün
üyelerimize gösterirdik. Sinematek’in üye sayısı 200 ile başladı,1000’e kadar
çıktı. Salonun alabileceği kadar üye kaydedebiliyorduk. Çünkü haftada 1 defa ve
1 seans gösterme imkânımız vardı. Onun için üye adedimizi kısıtlı tutardık. Uzun
sürede Sinematek’i Antep’te yaşattık. Neden azaldı? Hep aynı siyah beyaz ve
İngilizce ve Fransızca gelen filimler üyelerimizi sıkmaya başladı. Sinematek’in
bir kuralı vardır. Sanat ağırlıklı olduğu için konular ağır. Biz üyelerimiz
azalınca sıkıntıya girdik, salon parasını ödeyemedik. İnanır mısınız Nakıp
Sineması bizden uzun süre salon parası almadı. Makinistini tahsis etti. Biz
üyelerimize yine gösterimde bulunabildik.
Kaynak
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 2014/II 47 97-124
GAZİANTEP’TE SİNEMA, SEYİR VE SEYİRCİ (1923-1980)
Ali Sait Liman
İlk Sinematek kenti Antep
Ali Sait Liman'ın yönettiği belgeselde, Nakıp Ali'nin açtığı ilk sinema
salonundan Onat Kutlar, Ülkü Tamer ve Orhan Barlas'ın kurduğu Antep
Sinemateki'ne ve günümüze sinemanın Gaziantep'teki macerası gözler önüne
seriliyor.
“O zaman sinemaya gidiliyordu. Bugün ise sinemaya filmler seçilerek gidiliyor,
filme gidiliyor...” 1924’te Antep ve Güneydoğu Anadolu’nun ilk sinema salonunu
açan Nakıp Ali’nin oğlu Doğan Nakıpoğlu’nun, Gaziantep Nar Film Festivali’nde
galası gerçekleşen “Büyülü Fener - Gaziantep’te Sinema” belgeselindeki sözleri
bunlar. Çığırtkanların çıngırakla duyurduğu filmlere, önünde kuyruklar olan kent
sinemalarında gidildiği zamanlar.
Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölüm Başkanı aynı
zamanda filmin yönetmeni Yard. Doç. Dr. Ali Sait Liman, filmin bir buçuk yılda
tamamlandığını söylüyor: “Filmde anılarını, belgelerini paylaşan makinistler,
sinema emektarları olmasaydı bu film de olmayacaktı, belki Gaziantep’te sinema
da olmayacaktı.”
Antep’te o günlere tanıklık etmiş isimler yer alıyor filmde: Gaziantep Sinema
-Tiyatro Derneği kurucusu Mustafa Bakkaloğlu, makinistler Mustafa Çapar, Ekrem
Güç, Nuri Sabırsız, fotoğrafçı Halit Ziya Biçer, gişede başlayıp daha sonra
sinema işletmecisi olan Aykut Göktekin, sinemayı babasından devralan Lütfi
Yüksekbilgili, Abdülkadir Çimen, oyuncu Arif Erkin, yazar ve araştırmacılar
Akten Köylüoğlu, Bilge Kazaz... 2005’te Kadir İnanır’ın Nakıp Ali rolünde yer
aldığı “Sinema Bir Mucizedir” filminin yönetmenliğini Tunç Başaran ile üstlenen
Memduh Ün de belgeselde yer alıyor.
Zamanında sinemaların bir caddede toplandığı Eski Sinema Sokak’ın yer aldığı
Antep’te Nakıp Ali’nin açtığı ilk sinema Ahşap Asri Sineması’nın ardından teker
teker yeni sinemalar açılıyor. Eski Belediye yanındaki Dumlupınar Sineması,
Yıldız Sineması, Baydar, Şehir, Saray, Büyük Sinema, Marmara, Burç, Site, Arı ve
Eti sinemaları.
Nakıp Ali, kurnaz bir işletmeci olarak anılıyor. İlk zamanlar Antep için yeni
olan sinemayı insanlara sevdirmek için sinemayı gazinoya çeviriyor ve “çalgılı
sinema” kültürünü başlatıyor. Müşteriler önce müzik dinleyip ardından film
izliyorlar. Daha sonraları Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk gibi ünlü
isimler de sinemada konserler veriyor. Film gösterimleri öncesi gündüz düğünleri
de yapılıyor.
Daha sonraları 1 biletle saat 9.00’dan 16.00’ya kadar peş peşe film izleme
dönemleri başlıyor. Ardından yazlık sinemalar... 800-2 bin 600 kişilik
sinemalarda bir gecede yaklaşık 3 bin bilet kesildiği, çocukların damlarda
sazdan ve sinemadan gelen seslerle uyuduğu dönemler. Durdu Tamçelik de bu
dönemde köylere pirinç ve mercimek karşılığı motosikletiyle film götürmeye
başlıyor.
Daha sonraki yıllar Antepli şair, yazar, çevirmen Ülkü Tamer’in anılarında da
anlattığı gibi 1962’de Antep’te İstanbul’dan önce Sinematek kuruluyor. Onat
Kutlar, Ülkü Tamer ve Orhan Barlas tarafından kurulan ve Kutlar’ın İstanbul’dan
film gönderdiği Sinematek üç yıl kadar faaliyet gösterebiliyor.
Artık Antep’te kaç kent sineması kaldı? Geçen yıl sonuncusu da kapandı.
Alışveriş merkezlerinin içinde yer alan 21 salon var günümüzde. Halit Ziya Biçer
filmde sinemanın etkisini belki de en yalın biçimde anlatanlardan: “Önümden bir
çocuk gidiyor. Fakir mi fakir, üst baş dökülüyor. Ama hızlı gidiyor. O da
gidecek işine, çırak. Geç kalmaması lazım. Ama bu çocuk giderken seyrettiği son
filmi aynen taklit ediyor. Kovboy gibi ata biniyor, koşturuyor...”
(“Büyülü Fener - Gaziantep’te Sinema” bugün M1 Merkez Nakıp Ali Sineması’nda
saat 17.30’da izlenebilir.)