2. Akdeniz Belgesel Film Günleri

16 - 18 Aralık 2016

Düzenleyen
Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi




Vedalaşmıyoruz…

Akdeniz Belgesel Günleri bu sene 16-18 Aralık tarihleri arasında ikinci kez seyircisiyle buluşacaktı. Daha fikir aşamasındayken bile, sürekli olarak ana akım sinemanın uzağında kalan, kendine gösterim imkânı bulmakta zorlanan belgesel sinemanın ve belgesel sinemacıların kendilerine ait hissedecekleri bir alan yaratma düşünün peşindeydik. Bu süreç tabi ki pek çok zorluk içeriyordu ve biz de bu zorluklarla çok hızlı bir şekilde karşılaştık. Belgesel Günlerimizi ilk kez gerçekleştirdiğimiz geçen sene, etkinliği beraber gerçekleştirdiğimiz ve filmlerimize ev sahipliği yapan Akdeniz Belediyesi haksız ve hukuksuz bir operasyonun hedefi oldu ve pek çok arkadaşımız gözaltına alındı, tutuklandı.
 
Tüm bu yapılanlara rağmen geçtiğimiz sene etkinliğimizi gerçekleştirdik. “İnsan Hakları” teması altında kayıplarını arayan ailelerin, güneydoğudaki çocukların, mültecilerin, 12 Eylül’ün acılarını yaşayan kadınların ve Gezi Direnişinde devletin şiddetine maruz kalmışların hikâyelerini izleyicilerimizle buluşturduk ve bu acılara ortak olmaya çalıştık. Bu sene ise yola çıkarken yaşadığımız coğrafyada her gün tanık olduğumuz savaşları ve yıkımları yaşayanların sözlerine kulak vermek istedik. Belgesel Günlerimizin bu seneki teması olan, “Yerinden Edilme, Bellek ve Yüzleşme” teması bu amaçla ortaya çıktı ve eğer etkinliğimizi gerçekleştirebilseydik gösterimi yapılacak sekiz filmle beraber Türkiye’nin kolektif hafızasında yer alan farklı olaylara dair hikâyeleri seyirciyle buluşturacaktık. Ancak 12 Aralık günü etkinliğimizi beraber gerçekleştirdiğimiz Akdeniz Belediyesi’ne yapılan ve OHAL hukukuyla bile açıklanamayan bir operasyon bizi bu seneki etkinliği yapamaz duruma getirdi.

Tabi ki daha yeni yola çıkmış bir etkinlik olarak büyük şeyler başardığımızı söylemiyoruz ya da yaptığımız her şeyin doğru olduğunu. Bu süreç, çıktığımız bu yol bizim için de her şeyden önce bir okul oldu ve Akdeniz Belgesel Günleri’ni nasıl daha nitelikli ve kalıcı hale getireceğimize dair saatler süren tartışmalar yaptık.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ve sonrasında oluşan OHAL ortamında, iktidara muhalif her alanın bastırılma çabasına her gün şahit olduğumuz bir dönemde tamamıyla gönüllük esasıyla yapılan, bir ofisimiz bile olmadan gerçekleştirilmeye çalışan bu etkinliğe şu an için kısa bir ara veriyoruz. Bu kısa arada ve sonrasında yaşanacaklarla beraber Akdeniz Belgesel Film Günleri’nin devam edip edemeyeceğini hep beraber göreceğiz. Eğer bu durum Akdeniz Belgesel Günleri’nin özelinde hikâyesinin bitmesi anlamına gelse bile Akdeniz Belgesel Günleri’ni oluşturan, ona emek veren onlarca kişinin barış için, özgürlük için aynı doğrultuda başka yolculuklara çıkmayacağı anlamına gelmesin.

Düşlediğimiz ve inandığımız şeyleri, yeniden ve en kısa süre içinde yaparken görüşmek üzere. Farklı dillerden, farklı coğrafyalardan gelip bu yolculukta bizlere eşlik etmiş seyircilerimiz başta olmak üzere herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Akdeniz Belgesel Film Günleri Ailesi







2. Akdeniz Belgesel Film Günleri Geliyor!
2. Akdeniz Belgesel Film Günleri 16 Aralık'ta başlıyor!

Türkiye’den kolektif hafızada yer alan olaylara dair hikâyeleri bir araya getiren Akdeniz Belgesel Film Günleri bu sene 2. yaşını kutluyor. 16-18 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 2. Akdeniz Belgesel Film Günleri bu sene yerinden edilmelerle yüzleşmeye, onlara belleklerimizde yer açmaya davet ediyor.

Seçkinin ana teması bu yıl yerinden edilme, bellek ve yüzleşme olarak belirlendi. Mersin’den Barış akademisyenlerinin, öğrencilerin Akdeniz Belediyesi Kültür Birimi’yle ortaklaşa düzenledikleri etkinlikte Türkiye’den toplumun hafızasında yer tutmuş olaylara dair sekiz film seyircinin beğenisine sunulacak.

2. Akdeniz Belgesel Film Günleri 16 Aralık akşamı, Ermenilerin yaşadığı trajedinin ağızdan ağıza anlatıldığı acı hikâyeleri konu edinen “Ötekiler” belgeseliyle açılacak. Belgesel Günlerinin programında yer alan filmler arasında, Gazi Mahallesi Katliamının kurbanlarının yaşadıklarının anlatıldığı filmlerden, Suriye’de yaşanan savaş sonrası evini terk etmek zorunda kalan ve ülkesine barışı çekeceği filmlerle getirmeye çalışan bir sinemacının hikâyesini anlatan “Kameralı Çocuk”a, Documentarist 2016’nda Yeni Yetenek Ödülü kazanan “Hatırlıyorum”dan, Barış İçin Kadın Girişimi’nin Cizre ve Silopi’deki tanıklıklarını konu alan “Kadınlar Cizre ve Silopi’yi Anlatıyor”a kadar çeşitli konulara yayılan bir dizi belgesel yer alıyor.

Film gösterimlerinin yanı sıra etkinlik kapsamında söyleşiler de yapılacak. 2. Akdeniz Belgesel Film Günleri'nde üç gün sürecek gösterim ve yan etkinlikler Akdeniz Belediyesi Gösterim Salonu'nda ücretsiz olarak izlenebilecek

13 Aralık 2016








2. Akdeniz Belgesel Film Günleri: ‘Yerinden edilme, Bellek ve Yüzleşme’

‘Yerinden edilme, Bellek ve Yüzleşme’ temaları ile 16-18 Aralık’ta izleyici ile buluşacak. Etkinlik kapsamında toplumun hafızasında yer tutmuş olaylara odaklanan sekiz belgesel gösterilecek.


Mersin’in Akdeniz ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Akdeniz Belgesel Film Günleri’nin teması yerinden edilme, bellek ve yüzleşme olarak belirlendi.

Mersin’den Barış akademisyenlerinin, öğrencilerin Akdeniz Belediyesi Kültür Birimi’yle ortaklaşa düzenlediği etkinlik kapsamında sekiz belgesel yer alacak.

Etkinliğin açılışı 16 Aralık akşamı saat 18:00’de Ermenilerin yaşadığı trajedilere odaklanan ‘Ötekiler’ belgeseliyle yapılacak.

Akdeniz Belediyesi Gösterim Salonu’nda yapılacak belgesel gösterimi herkese açık olacak.

Belgesel Günleri’nde, Gazi Mahallesi katliamının mağdurlarının yaşadıklarının anlatıldığı filmlerden, Suriye’de yaşanan savaş sonrası evini terk etmek zorunda kalan ve ülkesine, barışı anlatacağı filmlerle getirmeye çalışan bir sinemacının hikâyesini anlatan “Kameralı Çocuk”a uzanan geniş bir yelpaze yer alıyor.

Program kapsamında, Documentarist 2016’da Yeni Yetenek Ödülü kazanan “Hatırlıyorum”, Barış İçin Kadın Girişimi’nin Cizre ve Silopi’deki tanıklıklarını konu alan “Kadınlar Cizre ve Silopi’yi Anlatıyor” gibi son dönemlerde toplum hafızasında yer bulan yapımlar bulunuyor.

Etkinliğin bu seneki en önemli filmlerinden biri de Kosova Docufest ve Documentarist 2015’te Yeni Yetenek Ödülü kazanan ve son olarak dünyanın en önemli belgesel film festivallerinden olan DOK Leipzig’de gösterilen “Koloni” adlı belgesel.

Gösterimde yer alacak “Kayıp Vatan” belgeseli İstanbullu Rumların doğup büyüdükleri, köklerinin olduğu topraklardan koparılma hikâyelerini, “Roza İki Nehrin Ülkesi” ise Rojava’daki Kürtler, Araplar ve Süryanilere odaklanıyor.

Film günleri, Akdeniz Belediyesi Gösterim Salonunda gerçekleşecek ve ücretsiz olarak izlenebilecek. Ayrıca gösterimlerin sonunda söyleşiler de gerçekleştirilecek.

13 Aralık 2016





16.17,18 ARALIK tarihlerinde "Yerinden edilme, Bellek ve Yüzleşme" temaları üzerine gösterilecek filmler, coğrafyamızda olup bitenlere bir ışık tutacak. Belgesellerimizde, bir kamera kadrajına sığabildiği kadar gerçek, belleklerimize kazındığı kadar acı var elbet. Ama bir o kadar da umut, çözüm ve güzel yarınlara olan inanç var ve hep olacak. Toplumsal pişmanlıklara neden olan tüm kötülüklerin, acı yüzleşmelerin olmadığı bir dünya dileğiyle...









18 ARALIK PAZAR/SAAT:17:00
KAMERALI ÇOCUK
16 dk./Türkiye/2016
Yönetmen: İbrahim Yeşilbaş
Dil: Arapça, Kürtçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Jwan Suriye'deki savaştan kaçıp Türkiye'ye gelmiştir. Gündüzleri konfeksiyonda çalışıp kalan vaktinde senaryolar yazar. Elinde eski bir kamera ile Suriye'den gelen insanlarla konuşur, onlara çevirir kamerasını. İnsanlar yaşadıkları dramları, hayal kırıklıklarını, umutlarını ya da umutsuzluklarını Jwan ile paylaşırlar. İnsanlar Jwan ile konuşurken Jwan da aslında bizimle konuşmaktadır. İşte bundandır ki kamerasını seyirciye çevirmekten kendini alıkoyamaz…

18 ARALIK PAZAR/SAAT:16:30
KADINLAR CİZRE VE SİLOPİ’Yİ ANLATIYOR
34 dk./Türkiye/2015
Yönetmen: Güliz Sağlam
Dil: Kürtçe, Türkçe; İngilizce altyazılı
“Barış için Kadın Girişimi'nin çağrısıyla 19-22 Eylül tarihleri arasında 150 kadın Cizre ve Silopi'ye gittik. Cizre'de mahallelerde kadınlarla sohbet ettik, evlerinde kaldık. Kadınlar orada bize abluka altında geçen 9 günü, nasıl saldırıya uğradıklarını, hayatta kalmak için nasıl birlikte mücadele ettiklerini anlattılar. Bu video film Cizre ve Silopi'de kadınlarla yaptığımız görüşmelerden ve abluka altına alınan mahallelerde gördüklerimizden oluşturulmuştur.”

18 ARALIK PAZAR/SAAT:15:00
HATIRLIYORUM
38 dk./Türkiye/2015
Yönetmen: Selim Yıldız
Dil:Kürtçe; Türkçe altyazılı
Roboskîliler, üç nesilden bu yana ekonomik faaliyetlerinin büyük bir kısmını kaçak yollarla idame ediyorlar. Sınırların çizildiği yaklaşık 100 yıllık süreçte paylarına hem ölüm düştü. 28 Aralık 2011’de Türk savaş¸ uçakları tarafından sınır hattında 19'u çocuk, 34 kişi katledildi. Son 62 yıllık sınır ticaretine tanıklık eden Ahmet Encü, her s¸eyi hatırladığını söylüyor. 2011 yılındaki katliamda 16 yasındaki abisini kaybeden 14 yasındaki Sinan da evin geçimini sağlamak için sınır ticareti yapıyor. Geriye tek oğlu kalan Hayyam’ın bütün isteği Sinan'ı kaybetmemektir.

18 ARALIK PAZAR/SAAT:13:30
KAYIP VATAN
54 dk./Türkiye/2016
Yönetmen: Aydın Kapancık
Dil: Türkçe; İngilizce altyazılı
İstanbullu Rumlar geçtiğimiz yüzyılda doğup büyüdükleri, köklerinin bağlı olduğu şehirden kopmak zorunda kalır. Kimi 20 kilo bavul ile sınır dışı edilir, kimi çevresinde kimsesi kalmadığı için yalnızlıktan kurtulmak ister. Tarihsel topraklarından, alışık oldukları yaşamlarından ayrılırken yeni hayatlarına dair yine de umutları vardır. Ama Atina’da başlayan yeni hayatlar İstanbullu Rumlar’ın düşündüğünün aksine ilerler. Tek kurtuluş vardır; Kosmeteio Vakfı. Ve o limana sığınırlar.

17 ARALIK CUMARTESİ/SAAT:16:30
ROZA-İKİ NEHRİN ÜLKESİ
75 dk./Suriye/2016
Yönetmen: Kutbettin Cebe
Dil: Arapça, Kürtçe; Türkçe altyazılı
Belgesel, Rojava devrimini Kürtler, Süryaniler ve Araplar üzerinden anlatıyor. Bu halklar bir yandan IŞİD saldırılarına karşı kendilerini korurken diğer taraftan da yeni, özgür ve bağımsız bir yaşamı inşa etmeye çalışıyorlar. Tabi ki savaşın bütün şiddetiyle devam ettiği Suriye’de hiçbir şey kolay değildir.

17 ARALIK CUMARTESİ/SAAT:15:00
KOLONİ
52 dk./Türkiye - Hollanda/2015
Yönetmen: Gürcan Keltek
Dil: İngilizce, Yunanca, Türkçe; İngilizce altyazılı.
Güneş, Kıbrıs’ta Beşparmak Dağları üzerinde doğmaktadır. Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi, bilim insanları ve gizli tanıklarla bu dağları kazmaktadır. İskeletler çıkarılacak ve ailelere teslim edilecektir. Henüz açılmamış toplu mezarların hayaletleri boşaltılmış köylerde, vadilerde dolaşmaktadır. Dünya prömiyerini FIDMarseille Film Festivali’nde yapan, Docufest (Kosova) ve Documentarist (İstanbul) Belgesel Film Festivallerinde ödüller alan Koloni, psikocoğrafya, manzaranın hafızası ve anımsama üzerine bir film.

17 ARALIK CUMARTESİ/SAAT:13:30
GENCO TERÖRİST
50 dk./Türkiye/2016
Yönetmen: Esin Tepe
Dil:Türkçe
Genco Terörist belgeseli, Türkiye’nin yakın tarihinde izler bırakan Gazi Mahallesi Olaylarından dolayı yaklaşık 11 yıl tutuklu yargılanma ve ardından gelen 6 yıllık serbestlikten sonra müebbet hapis cezası alan Genco’nun (Genç Ali Karabulut ) Gazi’den Avrupa’ya uzanan öyküsüne odaklanıyor. Belgeselde Gazi Mahallesi’nin 10 yıl arayla iki kuşağının, bambaşka şekillerde hayatları terörize edilen insanlarının Brüksel’de yollarının kesişmesiyle birlikte ortaya çıkan gerçek yasam hikâyelerine tanık oluyoruz.

16 ARALIK CUMA/SAAT:18:00
ÖTEKİLER
65 dk./Türkiye - Almanya/2016
Yönetmen: Ayşe Polat
Dil: Kürtçe, Türkçe; İngilizce altyazılı
“Ermenilerin, Kürtlerin ve Türklerin kültürel simgelerinden kedileriyle meşhur kadim bir kent Van. 1915’de yaşanan soykırım ve tehcire kadar Ermenilerin tarihi vatanıydı. Bugün ise geriye kalan, yalnızca harap kiliseler ve çoğu itiraf etmekten çekinse de Ermeni kökenli olan az sayıdaki Vanlı. Ötekiler, Ermeni trajedisinin ağızdan ağıza aktarılan acı öykülerini konu alıyor. Ali, ölüm döşeğindeki son isteği imamlar tarafından yerine getirilmeyen büyükannesi Piroze’yi açık açık anlatıyor. Amcası, yanında bir fotoğrafını taşısa da kendi annesinden bahsederken, ‘ötekiler’ diyor. Film, tarihte yaşanan bir zulmün izlerini sürerken Faulkner’in dediği gibi, ‘geçmişin asla ölmediğini, artık geçmiş bile olmadığını’ gösteriyor.