|
Yaşam Özgürlüktür
Yapım Tarihi :
Süresi :
Formatı :
Yönetmen -
Yapımcı -
Kültegin ÖGEL
Doç. Dr., Psikiyatri Uzmanı, Yönetim Kurulu Başkanı
BİLİM - SANAT ÇALIŞMALARI
1. Hüznün ve tutkunun öyküsü: Vincent Van Gogh'un psikopatolojisi, Biyolojik
Psikiyatri Kongresi, 1998 (belgesel film)
2. Sinemada psikiyatri (belgesel film), Ulusal Psikiyatri Kongresi, Trabzon,
1999
3. Sinemada psikiyatristler (belgesel film), Bahar sempozyumları, 2000
4. Sinemada akıl hastaları (belgesel film), Ulusal Psikiyatri Kongresi, Trabzon,
1999
5. Yaşam özgürlüktür: Alkolün acılı, hazlı öyküsü, (belgesel film), 2002
6. Türkiye'de alkol kültürü (belgesel film), 2005
http://www.yeniden.org.tr/iletisim/cv_kultegin_bilim.asp
http://www.yeniden.org.tr/dokuman/kisafilmler.asp
Yeşilaycı olmayan alkol belgeseli...
Yeniden Sağlık ve Eğitim Vakfı Türkiye'nin ilk alkol belgeselini çekti.
Bağımlılıkla mücadele ve tedaviyi amaçlamayan ‘‘Yaşam Özgürlüktür’’ adlı
belgeselin televizyonda gösterilmesi planlanıyor. Çekimleri iki yıl süren
belgesel, alkolün dünya ve Anadolu'daki tarihi ile alkol kültürünü anlatıyor.
Türkiye'nin Yeşilay tarafından hazırlanmamış ilk alkol belgeseli yayına hazır.
Yayımlanması için özel televizyon kuruluşlarıyla görüşmeleri süren belgesel
Yeniden Sağlık ve Eğitim Vakfı bünyesinde, Ajans Plaza Tanıtım Şirketi
sponsorluğunda gerçekleştirildi. İki yılda tamamlanan belgesel 30 bin dolara mal
oldu. Çalışmayı yürüten Özler Aykan, alkolün tarihiyle ilgili çok sayıda
materyal bulunduğunu söylüyor: ‘‘Yaşam Özgürlüktür belgeseli yaşamayı, özgürlüğü
anlatıyor. Hazzın resmini çiziyor, sohbetin ve dostluğun mekanlarına uğruyor.
Tarihin aklını karıştırdık biraz. Tedavi amacı gütmeden bağımlılığın yollarına
düştük, tüm boyutlarıyla alkolden söz ettik. Kar amacı gütmedik.’’
45 dakika ve dokuz bölüm olarak hazırlanan belgesel, alkolün insanlık tarihi
kadar eski olduğunu ortaya koyuyor. Anadolu'nun tarih öncesine ait zengin bir
alkol kültürü olduğunu anlatan belgeselde Cumhuriyet Türkiye'sinin koyduğu ilk
yasaklardan birinin alkol yasağı olduğu yer alıyor. ‘‘Ben fazla içmiyorum ki’’
ile başlayan sürecin zamanla nasıl, ‘‘bana bir şey olmaz’’a, sonra da ‘‘ben
istersem bırakırım’’a dönüşebildiğinin de altını çiziyor. Belgeselde Murat
Belge, Ali Başman, Vefa Zat ve Hasan Turasan'la bu konuda yapılmış röportajlar
var.
ARAŞTIRMA EKİBİ BAĞIMLILIK UZMANI
Çalışmanın başında bulunan Özler Aykan 1971 doğumlu ve Marmara Üniversitesi
İletişim Fakültesi mezunu. İletişim sektöründe çalıştıktan sonra Bakırköy Ruh ve
Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde halkla ilişkiler görevi yaptı. Bu sırada
tanıştığı bağımlılık uzmanı Dr. Kültegin Ögel'le birlikte alkol üzerine bu
belgeseli çekmeye karar verdiler. Psikiyatri doçenti olan Kültekin Ögel'in bu
konuda yayımlanmış 18 makale ve 19 bildirisi bulunuyor. Ögel, Yeniden Sağlık ve
Eğitim Vakfı'nın da başkanı.
45 dakika, dokuz bölüm
ALKOL HEP VARDI
Her şey insanla başladı. İnsan da alkole başladı. Alkolün öyküsü eskilere hem de
çok eskilere dayanır. Anadolu kültürünün ilk günlerinde bile alkolün kokusu
vardır...
ONU İÇKİ YAPAN MEKANLAR
Alkolü içki yapan mekanlardır. Alkolün mekanları barlar, lokantalar ve
meyhaneler. Alkol burada insan içine çıkar. İçki içmek eskiden beri şu anlama
gelir: Topluluk oluşturmak...
HAZ REDDEDİLEMEZ
Alkolün verdiği sarhoşluk, o tatlı baş döndürücü etki, yaşamsal boyutun değişimi
insana hazzı getirdi. İnsanoğlu acılı bulduğu bu dünyada alkolle gelen hazzı
geri çevirme cesaretini gösteremedi...
YAVRU KEDİ KAPLANA DÖNÜŞÜR
Şişede durduğu gibi durmaz alkol. Süslü şişelerde evcil bir yavru kedi gibidir.
Sevmek, okşamak, içinize almak istersiniz. Ama içince bir kaplana dönüşür...
TOPLUMSAL YAPININ AYNASI
Alkolü toplumsal gelişim sürecinden ayrı tutmak mümkün değil. Toplumlar
gelişirken, o da gelişti, yeni kimlikler kazandı, desteklendi ya da ezildi...
BAĞIMLILIĞA DAVET: REKLAMLAR
Alkolün baştan çıkarıcı etkisi insanların başını döndürürken, sanatçıların da
ona methiyeler düzmesine yol açtı. Divan şairleri içki ve meyhanenin büyüsel
çekim gücünün etkisi altındadır...
YASAKLAR
Keyif verici maddelerin tarihi acılarla doludur. Osmanlı tarihi de bunlardan
biri. Alkol ve tütün Osmanlı tarafından hem sevildi, hem de en ağır cezalara
çarptırıldı...
BAĞIMLILIĞIN KARA RESMİ
Öykümüz ‘‘ben fazla içmiyorum ki’’ ile başlar. Sonra ‘‘bana bir şey olmaz’’la
devam eder. ‘‘Ben istersem bırakırım’’a dönüşür inançlar...
AZI KARAR ÇOĞU ZARAR YASASI
Sağlık için bir kadeh
Aşk ve zevk için iki
Şamata yapmak için üç
Uyku için dört
Keseye zarar için beş
Kavga çıkarmak için altı
Morartılmış gözler için yedi
Başının kanunla derde girmesi için sekiz
Bozuk bir mide için dokuz
Çılgınlık ve eşyaların etrafa fırlatılması içinse on kadeh
ALKOL SÖZCÜĞÜ NEREDEN GELİYOR
Alkol Arapça'da bir şeyin özü, anlamındaki ‘‘al kihl’’ sözcüğünden geliyor.
Dilimizde eskiden beri alkol karşılığı olarak kullanılan ‘‘ispirto’’ kelimesi
ise Latince kökenli: Ruh, yaşamın özü, yürekli, güçlü anlamlarına gelen ‘‘spiritus.’’
Hamr, örtmek anlamında. Aklı uyuşturup örttüğü için şaraba hamr denmiş.
Kaynak
Hürriyet
18 Ocak 2003
|