Nedir Belgesel ?

Enis Rıza SAKIZLI ile yapılan röportajdan

Nedir Belgesel ?
Enis Rıza SAKIZLI - Etik kaygılan olan sanatsal bir faaliyet... Araştırmaya dayanıyor, sürekliliğe, bağımsızlığa dayanıyor. Bir filmin belgesel ol­ması için iki değeri taşıması önemli. Topluma referans sağlayıcı etik kaygıyı ve sinemasal bir yaklaşım taşıması. Belgesel analitik düşünme biçimidir yani.

Belgesel filminin misyonu nedir?
Enis Rıza SAKIZLI - Belgesel sinema düşünme ve tasarlama eksikliğini yok eden bir sanat alanıdır. Hem toplumun yüzleşmesini, hafızasını yeniden su yüzüne çıkarıp, hafızasını yoğurmasını ve bu eksende bir gelecek hayali kurmasını sağlar, hem de sinemanın zihinsel zeminini oluşturacak yapıyı hazırlar.

Belgeselcinin donanımı nasıl olmalıdır?
Enis Rıza SAKIZLI - Bir belgeselcinin bir tarih formasyonunun olması gerekir. Bir kere bilim disiplinleriyle ilgili formasyonu olmalıdır. İkincisi bir belgeselcinin sinema disiplinlerine hakim olması gerekir. Üçüncüsü ve en önemlisi insani değerlere sahip olmasıdır. Belgesel insani ilişkiler kurma biçimidir. İnsani ilişkiler kurma yeteneğine sahip değilseniz belgesel çekemezsiniz.

Belgeselde ekip ne kadar önemlidir?
Enis Rıza SAKIZLI - Belgesel ekibi farklı bir ekiptir. Belgesel kameramanı da diğer kameramanlardan farklıdır. Yönetmen, yönetmen yardımcısı da öyledir, Diğer alanlar için de aynı şey söylense de belgesel sinema gerçek anlamda bir ekip isidir. Ortak akıl vardır. Ortak yaratıcılıktır önemli olan, yönetmen sadece o ortamda yöneticidir. Belgeselde yönetmen sadece liderdir.

Belgeselcileri nasıl tasnif edersiniz?
Enis Rıza SAKIZLI - Dünyada iki tür belgeselci var. ilki uzman belgeselci, örneğin siyasi ya da etnografik. Joris ivens "siyasi hareketleri filme alırken, Jean Rouch daha etnografik belgeseller yapmıştır. Tabi bir de tam olarak belgesel diyemeyeceğimiz kus, böcek vs. zoolojik belgeseller hazırlayanlar var. Kuş, böcek belgesellerini diğerlerinden ayıran nokta topluma referans sağlayıp sağlayamamasında yatar. Bir de her konuda belgesel hazırlayan belgeselciler var.

Siz kendinizi hangisinde görüyorsunuz?
Enis Rıza SAKIZLI - Ben ikincisindeyim tabi İktisat tarihinden tutun balıkçıların hayatına, mübadele konusundan tutun kültür hazinelerimize kadar her konuda belgesel yaptığını için ikincisindeyim.

Belgesel sinemacılar birliği ne yapar?
Enis Rıza SAKIZLI - Dergi felsefesinin diğer yanı da üretime dönük dinamiklerin oluşturulmasıydı. Bu da Belgesel Sinemacılar Demeğinin aktif çalışmalarıyla olacak, Artık alt yapıyı oluşturma aşamasındayız. şu an bir kameramız var yakın zaman da kurgu stüdyomuz olacak. Belgesel yapmak isteyen arkadaşlarımızı destekleyecek bir alt yapımız olmuş olacak.

Festivallerinizden bahseder misiniz biraz?
Enis Rıza SAKIZLI - Türkiye'nin her yeride, Edirne'den Hatay'a kadar belgeseller göstermeye başladık. Bunda da amaç insanımızda belgesel talebi yaratmak. Bu süreçte gösterim yaptığımız yerlerde gösterimlerimiz gelenekselleşmeye başladı. Örneğin Foça, Bartın , Hatay, Antalya, Edirne festivallerimiz gibi.

Hayaliniz nedir?
Enis Rıza SAKIZLI - Hayalimizde belgesel kanalı kurmak var. Hiçbir ticari kaygısı olmayan bir TV kanalı kurma hedefindeyiz ve çok yaklaştık. Çıkardığımız dergi de gelecek hayallerimizin çıkış noktası noktası.

Belgesel için maddiyat ne kadar kısıtlayıcı?
Enis Rıza SAKIZLI - Bizim sorunumuz büyük maddi kaynaklar olsun da biz film çekelim değil. Belgeselcinin amacı zihinde biler. ufak bir kamera ile de yaya olarak insanlarla ilişki kurarak belgesel çekebilirsiniz...

Bireysel desteklerle ayaktayız. 1001 Belgesel Film Festivalini düzenliyoruz, insanlar diyor ki Öyle bir belgesel 500.000 dolara gerçek­leşir, halbuki biz bunu 40-50 milyara gerçekleştiriyoruz.

Türkiye'de belgeselcinin medya ile arası ne durumda?
Enis Rıza SAKIZLI - Maddi problemler yaşanıyor. Türkiye'de kanallar belgeselcileri desteklemiyor. Bizim amacımız bir talep yaratmaktır. Zira globalizm tehlikeli bir şekilde isliyor. Örneğin farklı ülkelerden kanallar geliyor ve senin ülkende televizyonunu kuruyor. Dijital olarak merkezden ülkene filmleri yolluyor. Sen de herhangi bir çaba sarf etmeden, yaptığın bir anlaşma karşılığında bunları izliyorsun, Bunlarla ancak toplumun bîlîncini ön plana çıkararak başa çıkılır.Böylece ne oluyor, sizin belgesel üretiminiz desteksiz kalabiliyor. TV'ler sizin talep ettiğiniz meblağları vermiyor çünkü daha ucuza teknik içeriği daha zengin olan dış yapım belgeselleri tercih ediyor. Yani medyamızın da bu konuda duyarlı olması şart.

En çok beğendiğiniz belgesel çalışmanız hangisi?
Enis Rıza SAKIZLI - Tabii böyle bir soruya cevap vermek biraz zor, zira 40'dan fazla evlat söz konusu, Ama biraz duygusal olmaya çalışarak, ilk dönem uzun metraj çalışmalarımdan biri olan 1969 yapımı "Merhaba Dağ Çiçeği" nin bende çok anlamlı bir yeri olduğunu söyleye-bilirim, Ayrıca 1993'te çektiğim Türk İktisat Tarihi Seyir Defteri" de yaklaşık 2,5 yıllık bir araştırma dönemine mal olan ve oldukça keyif verici bir belgesel çalışmamdır. Son dönem çalışmalarımdan olan "Ayrılığın Yurdu Hüzün" de benim için gerçekten çok farklı bir yere sahiptir. Bu doğrudan bir insan duygusunun tasvirinin öyküsüdür.

Üniversitelerdeki sinema eğitimini yeterli buluyor muşunuz.?
Enis Rıza SAKIZLI - Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri’nde derslere giren biri olarak söylemek gerekirse belgesel eğitiminin yeterince verildiğine inanmıyorum. Her şeyden önce alt yapısı olmayan bir mekandan nasıl bir verim beklersiniz.


http://iletisim.atauni.edu.tr/enis%20rıza.html