Belgesel Filmin Çekiciliği
Prof. Dr. Sedat CERECİ

Sinemanın insanların yaşamına girdiği yıllardan bu yana, sinema veya televizyon filmi olarak çekilmemiş bir konu, öyküye aktarılmamış bir macera, görüntüye taşınmamış bir duygu neredeyse bulunmamaktadır. Her konuda, görsel olarak ileti verilebilmekte, her konu, film olarak üretime dönüştürülebilmektedir. Düşünülen veya imgelenebilen her an için, her kavram için, her sözcük için, üzerine onu anlatan bir anlam yüklenmiş bir kod, bir simge mutlaka bulunabilmektedir. Bu nedenle, düşünülen her konuyu filme dönüştürmek neredeyse olasıdır. Belgesel film dışında.

Adı üzerinde, belgesel film belge ister. Hakkında herhangi bir belge bulunmayan bir konu belgesel filme dönüştürülemez. Bu nedenle, belgesel film için konu seçerken, öncelikle belgeden yola çıkmak gerekmektedir. Var olduğu bilinen herhangi bir belgenin ilgili olduğu konular belgesel film olarak yapılabilmektedir ancak. Temeli, sütunları, kabartmalarının bir bölümü ve hakkındaki söylenceler var olan bir tapınak veya yapıldığı alan, kullanılan silahlardan bazıları, tarihini iyi bilen bir kişinin var olduğu bir savaş belgesel film olarak yapılabilmektedir.

En az yapım süreci kadar önemli olan belgesel filmin konusunun seçimin ardından; filmin niteliğini oluşturacak bazı konular üzerinde de düşünmek gerekmektedir: Teknik olanaklar, sanatsal yaklaşım, metin örgüsü, görüntü düzenleme, tematik kurgu, ışık durumu, ses ve müzik kurgusu… Belgesel film yapımı başlı başına bir serüven olduğu kadar, insanlık tarihi açısından da büyük bir sorumluluk ve titiz bir çalışma gerektiren teknik bir üretimdir. Bu özelliği nedeniyle izleyici kitlenin yüksek kültür düzeyinde bulunan kesimince güven verici, inandırıcı ve öğretici yapımlar olarak algılanmaktadır.

Teknik yetersizlik, belgesel filmin niteliğini olumsuz olarak etkileyen etkendir. Belgesel filmin, artistik değerler taşıyan bir tür olduğu da düşünüldüğünde, belgesel film projesi için en gelişmiş teknolojinin kullanılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Kıvrak zekanın yanı sıra, görüntü ve renk niteliklerini en üst düzeyde kaydedebilen kameralar, küçücük çıtırtıları bile kaydedebilen mikrofonlar, her türlü görüntü yaratmaya olanak veren kurgu setleri belgesel filmin gerektirdiği koşullardır.

Teknik yetersizlikten kaynaklanan kötü görüntüyü, renk eksikliğini yersiz metin yoğunluğuyla, çok sözle gidermeye çalışmak büyük yanlıştır. Kuşkusuz ki metin de belgesel film için görüntü kadar gerekli bir unsurdur. Ancak ne olduğu anlaşılan bir görüntüyü bir de metinle anlatmanın da, salt güzel şeyler söylemiş olmak için metinde yoğunlaşmanın da fazlaca bir anlamı yoktur. Bu yalnızca, izleyicinin, görüntüleri anlamayacağını düşünüp bir de sözlerle anlatmak çabası anlamına gelmektedir. Görüntülerin konuyu anlatabildiği planlarda metin susmak zorundadır.

Pek çok belgesel filmde, konu bütünlüğünü sağlayamamanın yol açtığı dağınıklık gözlemlenmektedir. Belgesel filmin koşullarından biri olan ayrıntılara inilirken, ana konunun dağılıp parçalanması olasıdır. Yönetmenin duyarlı ilgisi sık sık, ana konunun uzağında, küçük ayrıntılara takılmakta, orada yoğunlaşabilmekte ya da yönetmen, ana konuyla hiç ilgisi olmayan ayrıntılara film içinde yer vermek isteyebilmektedir. Bu da belgesel film konusunun bütünlüğü açısından bir risktir. Bir film, başladığı izlenimle son bulmalı, izleyicide bir bütün olarak etki bırakmalıdır.

Belgesel film, pek çok diğer türle karıştırılan, zaman zaman da kötüye kullanılan bir film türüdür. Bu alanda yapılan en yaygın yanlış, tanıtım filmlerinin belgesel film diye sunulmasıdır. Bazen sıradan magazinlerin, deneysel çekimlerin bile belgesel film adıyla yayına sunulduğu örneklere rastlanmaktadır. İçinde belgeye dayalı bilgi bulunmayan filmlerin belgesel film olmadığı artık pek çok kişi tarafından bilinmektedir. Hiçbir belgesel filmin, dedikodulardan, söylentilerden yola çıkılarak yapılamayacağı da özellikle yönetmenlerce dikkate alınmaktadır.

Belgesel filmi tamamlayan unsurlar veya yine artistik koşullar dikkate alındığında, belgesel filmde müzik ve efektin metinle örtüşmesi gerektiği unutulmamalıdır. Filmde görüntü ve söz kadar etkili dillerden biri olan müziğin filmin konusuyla uyumlu, olası ise doğrudan konudan kaynaklanmış olması gerekmektedir. Sonuçta belgesel film, gerçekle ilgili belgeleri, tekniği ve sanatsal unsurları bir arada gerektiren, zorlu bir yapım sürecinin ürünü, pek de kolaycı işi olmayan bir türdür. Belgesel filmi yapmak da izlemeyip anlamak da çaba gerektirmektedir. Belgesel filmlerin çekiciliği de buradan kaynaklanmaktadır.


Prof. Dr. Sedat CERECİ
Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Van Meslek Yüksekokulu
Radyo-TV Programı, Anabilim Dalı



Kaynak
medyaline.com